ABD-İsrail, İran savaşı…

Dünya büyük bir gerilim hattı üzerinde… “Bu savaş ne zaman sonlanır” diye her gün papatya falına bakılıyor… İran’a hunharca saldıran cani haydutlar ise gaz kesmiyor!..

Ankara?..

Başkent, kritik dengeler üzerinden yürüyor.

Neyse ki, İran’a karşı olası kara harekatında ABD-İsrail ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin de operasyona dahil olmasını hararetle savunan, bu konuda el yükselten saray içindeki klik sesini biraz düşürdü.

Neden?..

Yeni bir hedef mi belirlendi?…

Önce saray aparatlarından gelen işaretlere bakalım;

Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, sarayda İran’a kara harekatı lobisinin sözcülüğünü yürütenlerdendi. Müderrisoğlu, dünkü, “ABD, bir boğaza sıkışırken İsrail’in sinsi hesabı…” başlıklı yazısında yarım ağızla da olsa bir şey anlatmaya çalışmış. Köşe yazısına, “Ankara’da yapılan değerlendirmelerde, ABD sahadan çekilse bile İsrail’in en az üç dört hafta daha tek başına İran’a karşı bu kirli savaşı sürdüreceğine işaret ediliyor!” diye giriş yapıp şöyle devam ediyor;

“Elbette operasyonun uzaması ‘stratejik sürüklenme’ aşamasının başladığını yani, savaşı çıkaranların başlangıçtaki amaç ve hedeflerinden saptığını gösteriyor. Çatışmanın derinleşmesi ise bölgesel güvenlik dengeleri ve enerji fiyatları açısından uzun süre giderilemeyecek riskler anlamına geliyor!

Türkiye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, ‘kıdemli devlet adamı’ kimliği ve ‘devlet aklıyla’ bu savaşın dışında kalmaya özen gösterdiği gibi hem diplomasiye şans verilmesi hem de İran’ın çevre ülkelere yönelik füze-drone saldırılarını sonlandırması gerektiğini ısrarla vurguluyor.”

Yazı şöyle sonlandırılıyor;

“Dünya karışık, dünya liderliğinin kafası daha da karışık…” Günün sonunda “ABD ve İran’ın onurlu çıkış yolu’ bulması için tek adres yine Türkiye, yine Erdoğan!”


“Ne var bunda? Her zamanki gibi Tayyip Erdoğan’ı yağlamışlar. Bu zaten onların asli görevi değil mi?” demeyin…

MHP Genel Başkanı, hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin Kadir Gecesi mesajına ve itina ile kodlanmış vurgulara dikkatle bakın;

“Siyonist-emperyalist menşeli savaş ve cinayet makinesinin devamlı surette Müslüman kanı dökmesi, bunun yanı sıra İslam coğrafyasını savaş ve çatışma arenasına dönüştürmesi hunhar nitelikli kahredici bir kısır döngü olduğu kadar tahammülü imkânsız tek yanlı zalimlik numunesidir.

Geldiğimiz bu aşamada inanç hürriyetimize, insan olmaktan mütevellit tarihi haklarımıza sahip çıkmadığımız veya çıkamadığımız takdirde varlığımızın ve hayati çıkarlarımızın kademe kademe çiğneneceği çok açıktır”

İtirazımız olabilir mi?

Asla ve kat’a…

Ancak, bundan sonrasına daha da dikkat kesilmenizi isteyeceğim;

“Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir.

Ankara ile Tahran’ın aynı ufuğa bakması ve peşinden hemen gelen , “Onbeş gündür kapalı tutulan ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın hüznü hepimizin, Müslümanım diyen herkesin yürek sızısıdır” vurgusu…

ABD-İsrail’e açık bir meydan okuma mı?..

Ona da itirazım olmaz…

Ama, şu aynı ufuk sıralaması var ya!.. Ona, bir dakika da olsa soluklanın deyip, derin derin düşünmenizi öneririm.

Neden?..

Sizleri, başkentin devlet koridorlarında konuşulanlara götüreceğim;

“Türkiye yeni sisteme hazırlanıyor. Türkiye, yeni jeopolitiğine göre bir anayasa hazırlıyor. Bu anayasanın özelliklerini anlamak istiyorsak öncelikli olarak Türkiye’nin yakın coğrafyasında ABD’nin boşaltacağı bölgelere üs açma hazırlığında olduğunu unutmamız gerekiyor. Türkiye, bazı ülkelere askeri üs açıp, asker konuşlandırma hazırlığında. İşte bu jeopolitiğe uygun bir anayasa yapmak önemli. Bu anayasa yapılacak. Anayasa değişikliğinin yapılması ve kadroların vizyoner olması gerekiyor. Türkiye ile İran’ı bölgesel ve küresel konjonktür yan yana getirdi. Şu anda bahsettiğimiz tüm bu süreci TSK-MİT ortaklığı yürütüyor. Bu iki kurum tarihte hiç olmadığı kadar uyumlu çalışıyor.”


Savaş tamtamları bundan sonra İsrail için çalmaya başlar mı?..

Devlet koridorlarında esen hava o yönde.

Bu kulağıma gelen bilgilere, bir de, TSK’nın Akdeniz’e yönelik bazı hazırlıklar yaptığına dair duyumları ekleyeyim…

Ne için?…

Halifelik ve Tayyip Erdoğan’ın Halife kaftanı giymesi için!..

Yeni anayasa için, içerdeki dengeler kıvama getirildi mi?..

Hareketin lideri, Devlet Bahçeli, Kadir gecesi, CHP genel başkanı Özgür Özel’i telefonla arayıp, gecesini, laf olsun, şirinlik olsun diye mi tebrik etti?..

18 Mart 2026

Ahmet TAKAN

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın