“Melih Gökçek’i yargılamadan, Türkiye’de hangi partiden olursa olsun bir belediye başkanının yargılanmasının, halkın gözünde meşruluğu yoktur. Ben, İmamoğlu’nun suçlu veya suçsuz olduğunu bilmem. Ama bir şeyi biliyoruz ki; 700 yılla yargılanan ve rüşvet verdiği söylenen kişi dışarıda, onun rüşvetini aldığını söylediği kişiler içeride… Bu düşman ceza hukukudur. CHP’lilere de uygulanan bugün düşman ceza hukukudur ve Ekrem İmamoğlu yargılaması da bir düşman ceza hukuku yargılamasıdır”
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, T24’ün “ofis buluşmaları”nın konuğuydu dün.
Ekibiyle gelen Özdağ, gündem ve Zafer Partisi’nin siyasetteki yeriyle ilgili soruları yanıtladı.
Özdağ, Ramazan’ın başlamasıyla birlikte ülke genelinde kentleri dolaştığını aktardı ve “yurttaşın karşılaştığı kötü ekonomik tabloyu” anlatarak söze girdi.
Zafer Partisi Lideri’nin değerlendirmelerinin bütününü T24’ün sayfasında görmek mümkün.
Ancak, Özdağ’ın açıklamalarının bir bölümünü Büyüteç’e aldım.
Genel Başkan’ın soruları yanıtladığı dakikalarda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında hazırlanan 4 bin sayfalık iddianame kapsamında Silivri’de ilk duruşmaya çıktı.
Özdağ’a, İmamoğlu davası soruldu. Kendisi de hakkındaki iddia sebebiyle 148 gün boyunca Silivri’de tutuklu kalan Zafer Partisi Genel Başkanı, ilginç bir örnekle soruyu yanıtladı.
“Ekrem Bey’i yargılamak için önce Melih Gökçek’in yargılanması gerektiğini düşünüyorum” diyerek sözüne başladı.
Ve şöyle devam etti:
“(…) Melih Gökçek’i yargılamadan, Türkiye’de hangi partiden olursa olsun bir belediye başkanının yargılanmasının, halkın gözünde meşruluğu yoktur. Tutuklu veya tutuksuz. Hakkında bu kadar çok iddia olan bir adamı yargılamayıp, kendi partisinden insanların suçladığı bir kişiyi yargılamayıp, bunları yargıladığın zaman vatandaş haklı olarak diyor ki, ‘Burada bir haksızlık var.’ (…)”
Siyasete aynı açıdan bakmamasına rağmen, üstelik partisi üzerinden siyasi rekabet içinde olduğu İmamoğlu’nun yargılanmasını “düşman ceza hukuku” şeklinde tanımladı Özdağ.
“Ben, İmamoğlu’nun suçlu veya suçsuz olduğunu bilmem. Ama bir şeyi biliyoruz ki; 700 yılla yargılanan ve rüşvet verdiği söylenen kişi dışarıda, onun rüşvetini aldığını söylediği kişiler içeride…
Bu düşman ceza hukukudur. Siz trafik kazası yapıp birisinin ölümüne neden olsanız, hapse girip tutuklu yargılanırsınız. Ama, Kızılay Genel Müdürü’nün kızı girmez. Bu düşman ceza hukukudur. CHP’lilere de uygulanan bugün düşman ceza hukukudur ve Ekrem İmamoğlu yargılaması da bir düşman ceza hukuku yargılamasıdır. Burada içeriği konuşmuyoruz, yöntemi konuşuyoruz. Yöntem böyle.”
AKP’deki liderlik mücadelesi
Özdağ, iç siyasetin geldiği noktayı değerlendirirken, partisini sadece İYİ Parti ile yakın bulduğunun sinyalini verdi.
MHP’den zaten uzak durduğunu yoğun biçimde hissettiren Özdağ, Yavuz Ağıralioğlu’nun liderliğini yaptığı Anahtar Parti’nin adını ağzına dahi almadı. Milliyetçi sağ ile ilgili yorumlarını Zafer Partisi ve İYİ Parti üzerinden yanıtlamayı tercih etti.
Özdağ’ın yanıtlarında dikkati çeken bir konu daha vardı.
AKP içindeki liderlik mücadelesi konusunda kısa süre önce T24’ün ofis buluşmasında soruları yanıtlayan CHP lideri Özgür Özel’in değerlendirmesine benzer bir yaklaşımla başladı soruyu yanıtlamaya.
“Doğrusu, Erdoğan lider olarak bir çıkan veya lider adayı olarak ismi çıkan herkesi çok başarılı bir şekilde tasfiye ediyor. Süleyman Soylu tasfiye edildi, bakanlıktan alındı. Hulusi Akar tasfiye edildi, bakanlıktan alındı.”
Devamında gelen, “Bu isimler gerçekten bir lider adayı mıydı?” sorusuna Özdağ’ın verdiği yanıt şöyle oldu:
“Öyle konuşuluyor. Hakan Fidan’ın en son adı geçti. Ama ‘adının geçmesine pişman olmuştur’ diye düşünüyorum şimdi. Çok ağır bir süreç yaşadı, belki de yaşamaya devam ediyor. Özetle, Erdoğan kendisinden sonra kimin geleceğini de sadece kendisinin belirleyebileceğini düşünüyor ve kendi onayı dışında ismi geçen herkesi siyaseten cezalandırıyor.”
Özdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın son dönemde sıkça siyasette yer bulmasıyla ilgi soruya ise; “tabii ki, kesinlikle. Baba Erdoğan’ın onayı olmadan, oğul Erdoğan’ın böyle ön plana çıkması mümkün değil” yanıtını verdi.
Özdağ’ın, “Erdoğan’sız bir dönemde AKP’nin siyasi geleceği için bir öngörünüz var mı?” sorusuna yanıtı ise geçmişten örnekle vermesi dikkati çekti:
“Erdoğan’sız bir AKP yok. Daha net ifade edeyim, Turgut Özal olmadan Anavatan Partisi 10 sene yaşadı, AKP yaşayamaz.”
Kamu güvenliğinde sokağın durumu
Zafer Partisi Genel Başkanı, son dönemde büyük artış gösteren sokak suçları ile suça sürüklenen çocuklar konusunda da tespitlerde bulundu.
Bu durumu değerlendirirken Özdağ, henüz siyasete atılmadığı dönemde, yani ‘Eski Türkiye’de bizzat yaşadığı bir süreci anlatmaya başladı.
“1995-96’da liselerde kavgalar vardı. Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Bener Cordan o zaman davet etti ve ‘Bir araştırma yapar mısınız?’ dedi. Ben de iki arkadaşımla birlikte bütün Türkiye’de seçtiğimiz liselerde bir araştırma yaptım.
Ve çok net bir problem çıktı ortaya: Okul, zengin çocuklarının okuluysa şiddet yoktu. Fakir ailelerin okuluysa, yine şiddet yoktu. İkisi bir araya geldiğinde şiddet başlıyordu. Yani bir taraf gecekondu, bir taraf Çankaya.
Şiddet eğilimli çocukların profili de çok net çıktı. Anne-baba ayrı ya da kaybetmiş. Sonra fark ettik ki İmam Hatipler’i atlamışız. Döndük İmam Hatipler’de araştırma yaptık ve İmam Hatipler’de müthiş bir şiddet potansiyeli çıktı.
Şiddet yoktu ama potansiyeli yüksek çıktı, şaşırdık. Sonra baktık ki, Amerika’daki Katolik okullarında da aynı şiddet potansiyeli var. Bizim İmam Hatipler’le ilgili değil. Çünkü genç büyüyor, hormonal değişiminin olduğu dönem. Ama öbür taraftan bir de dini eğitim içerisinde. O normal, kapalı bir sistemdi.
Ben gençlik ve gençliğin şiddete eğilimi konusunda akademik olarak çalıştığım gibi kendim de gençliğimde bir sürecin içerisinden geliyorum. Bütün nesil olarak biz o şiddeti yaşadık”
Özdağ, partisinin bu amaçla “Tertemiz Türkiye” adıyla yürüttüğü projesinin bir parçasın da aynı zamanda suça sürüklenen çocuklar olduğunu anlattı.
Zafer Partisi liderinin açıklamalarının tamamı T24’ün sayfalarında olacak.
10 Mart 2026
Tolga ŞARDAN
KAYNAK: https://t24.com.tr/
