İran bir milletin adı değil, bir coğrafyanın adıdır. Bu coğrafyada tarih içerisinde kurulan devletlere verilen isim de “İran” olmuştur. Bu coğrafyada yaşayan, hakimiyet ve devletler kuran iki halk söz konusudur. Fars/Acem halkı ve Türk milleti. Bu coğrafyanın ve dolayısıyla İran’ın sahibi tarihte ve müştereken, ya da ayrı ayrı hakimiyet dönemlerinde Farslar ve Türkler olmuşlardır. Bugün de durum farklı değildir. Sayıları çok küçük azınlıklar seviyesinde kalan Kürtler ve Beluciler dışında geriye kalan büyük nüfus neredeyse yarı yarıya Fars ve Türklerden oluşmaktadır. Hatta tarihin en önemli bir Türk kültür ve medeniyet şehri olan Tebriz başta olmak üzere, Urumiye, Erdebil, Hamedan, Kazvin, Zencan gibi Güney Azerbaycan Türklerinin yaşadığı şehirler ile ( 40 milyonu bulan bir nufus) sayıları az da olsa (Şahseven , Halaç, Türkmen Sahra Türkleri) ve hiç de azımsanamayacak bir nüfusa sahip olan Horasan, Türkmen bölgesi, Kaşkay Türklerinin dağıldığı (Azerbaycan Türkleri dışında en az 7-8 milyon civarında bir nüfustan bahsediyoruz) Gülistan, Meshed, Şiraz , Isfahan, Horasan (Tahran’ı saymıyoruz bile…Baskent’te de Türklerin yoğunluğu biliniyor) gibi şehirler bu kadim coğrafyanın Türk şehirleridir. Anlayacağınız İran bir fars devleti ve coğrafyası değildir, olsa olsa bir Fars-Türk coğrafyası ve bir Fars-Türk devletidir. Bölmek, bölünmesini istemek akıl dışı bir iştir; üstelik bu bölünmeden bir “Kürt devleti” ya da ” bölgesi” çıkartmaya çalışmak akla, mantığa, tarihin gerçeklerine aykırıdır. Yine İran’ın tek başına bir Fars / Acem devleti olduğunu /olabileceğini; ya da Türklerin tek başlarına İran Devletinin sahibi olacağını düşünmek de aynı derecede sakat bir iştir. 92-93 milyon olduğu bilinen bir coğrafyada iç içe geçmiş bir şekilde yaşamakta olan insanları birbirinden hangi olçüyle, ne yaparak ayırıp bölebilirsiniz?…

Biz Anadolu coğrafyasına Orta Asya’dan geldik. Geride bıraktığımız toprakların adı Türkistan’dır. Bir kısmı bugün Çin devleti sınırları içinde kalan bu topraklar ( Doğu Türkistan) bir kısmı bağımsız cumhuriyetler ( Kazakistan, Özbekistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan) oldu. Afganistan’da, Tacikistan’da Türk topluluklar yaşıyor. Kafkasya bölgesinde Azerbaycan devleti var. Ayrıca da halen Rusya sınırları içinde kalan Türk yurtları söz konusu… Bu coğrafyanın toplamına da “batı Türkistan” denilmektedir. İşte Güney Azerbaycan bölgesi ile, şu yukarıda anlatmaya çalıştığımız ve nüfus itibarıyla neredeyse 45 milyonu geçen -50 milyona yakın – Türk’ün yaşadığı coğrafyanın adı, batı Türkistan’ın batısıdır. Buranın adı İran’dır ve İran devleti, sınırları içerisinde 40 milyona yakın Güney Azerbaycan Türkünün, 7-8 milyon civarı diğer Türk boylarının yaşamakta olduğu bir TÜRK YURDU VE TÜRK DEVLETİDİR. İran Türklüğü bölünmüş bir İran derdinde ve davasında değildir. Bu iyi anlaşılmalıdır. İran üzerinde oyun oynayan emperyalistler ellerinde kullanmaya kalktıkları Kürt kartının bu Ülke açısından Türkiye, Irak ve Suriye’deki gibi kullanabilecekleri kolay lokma olamayacağını da kafalarına sokmalıdırlar. Irak’ın toprak bütünlüğünden yanayız, Suriye’nin bölünmesini istemiyoruz gibi vs. ,vb. çok nutuk attık, hala da atıyoruz. Sanki bizi dinleyen; ya da olana bitene karışacak veya değiştirecek imkan ve gücümüz varmış gibi ortalıkta dolaştık durduk, hala da aynı işi yapıyoruz. Daha durun bakın, İran’da ne yaparız? Ancak neylersek neyleyelim, yukarıda anlatmaya çalıştıklarımızı aklımızdan çıkarmayalım. ..

İRAN BATI TÜRKİSTAN’IN BATISIDIR… Muhayyel Kürdistan’ın parçası olamaz…Unutmamak lazım.

07 Mart 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın