Küresel tezgah adiliğin tam dibine vurdu!..
İran’a planlanan kara harekatında düşürülen füze numarasıyla önce Türkiye yoklandı. Hemen ertesi gün Nahcivan’a düşen İHA’lar yüzünden Azerbaycan’da büyük bir yankılanma meydana geldi. “İHA saldırısını biz yapmadık” diyen, resmi açıklama üstüne resmi açıklama yapan İran’a, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev oldukça sert tehditler savurdu. Aliyev, dün, orduyu bir numaralı seferberlik durumuna geçirdi.
Azerbaycan, İran ilişkileri, Haydar Aliyev zamanından beri limoni ve iniş çıkışlıdır. İki ülkenin coğrafi yakınlıkları ve nüfus yapılarının üzerinden tekrar analizlere gerek olmadığını düşünüyorum.
Bir hatırlatmada fayda var…
İran devlet televizyonu tarafından hazırlanan (2022) ve Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’i anlatan belgesel filmin yayınlanması, iki ülke arasındaki gerilimi en üst düzeye taşımıştı. Kendisini “İranlı Azerilerin lideri” ilan eden Mahmudali Çehreganlı da ABD’den gelip Azerbaycan televizyonunda açıkça “İran’daki molla rejiminin devrilmesi” çağrısında bulunmuştu. Hazırlanan belgeselde Aliyev’in “Kürt olduğu” iddia ediliyor , ayrıca Aliyev’in zamanında “PKK’ye yardım ettiği” öne sürülüyordu. Azerbaycan devlet medyası ise kanalı, “İran İslam Cumhuriyeti devleti ve gizli servisleri tarafından finanse ve kontrol edilmekle” suçlayarak belgeselde anlatılanları reddetmişti.
Şimdi, filmi biraz geriye saralım;
ABD’nin Irak’ı işgali…
Sene, 2006-2007…
O dönem, Irak’ta görev yapan, yakın dostum üst rütbeli bir Türk subayından dinlediklerim;
“Raymord Thomas Odierno, ABD’nin 38’nci Kara Kuvvetleri Komutanı. O dönem Irak’ta Tümgeneral rütbesiyle tümen komutanlığı yapıyordu. Her ay, düzenli olarak Süleymaniye’de PKK/PJAK ile toplantı yapardı. ABD, o dönem, bunlara hafif gözetleme ve kritik malzemeler temin ediyor, lojistik destek sağlıyordu. İran hedefleri ta o zaman işaretleniyordu. Daha sonra, Amerikalılar, İran sınırında karakollar ve ufak üsler yapmaya başladılar. Orası İran’a çıkış noktası olacaktı. Müthiş malzeme yığdılar. Biz bunların hepsini Genelkurmay’a rapor ettik.”
Zaman makinasının ayarlarını biraz daha geriye alalım…
Genelkurmay Başkanlığı’nda, bir kaynağımdan dinlediklerim;
“2003- 2005 arası, Amerikalılar harp oyunları oynuyorlar. İran’ı işgal planları üzerine harp oyunları oynuyorlar. Hem de işgali Azerbaycan üzerinden yapıyor, kuvvetlerini Azerbaycan’a getirip oradan İran’a sokuyorlardı. Azerbaycan üzerinden İran’a Tahran’a yürüyorlardı. Daha sonra kaldırdılar ama bu bazı yazılı ABD kaynaklarına da yansımıştı. Dikkatle takip ediyorduk.”
Dünden bugüne dikkatle bakıldığında fotoğraf çok net değil mi?..
ABD’nin Azerbaycan üzerinden planlayacağı kara harekatında Gürcistan’da stratejik bir öneme ve konuma sahip. Yakında, orada da bir dümen çevrilirse sakın ha kimse şaşırmasın!..
Tamam… Trump, deli… Trump, cani… Ancak bu ABD’nin planlamalarını çook öncelerden yaptığı ve emin adımlarla gittiği gerçeğini de değiştirmiyor!..
Dikkat edilmesi gereken bir nokta daha;
Ne Trump Putin’in, ne de Putin Trump’ın ayağına basıyor!.. ABD-İsrail’in, canavarca İran’a saldırdığı günden bu yana Rusya sadece dini lider Hamaney’in öldürülmesinde sesini yükseltir gibi yaptı. Rusya, şu aralar mırıldanmıyor bile!..
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İran’a heriflik şovunda bu gerçekte dikkate alınmalı..
Etrafımızda süratle cereyan eden olaylara daha geniş perspektiften bakmamıza fayda sağlar;
ABD-İsrail’in, İran’a planladığı kara harekatı için – bu satırların yazıldığı an itibarıyla- tek pürüz Barzaniler ile PKK/PJAK arasındaki anlaşmazlık ve sürtüşme. Barzanilerin yayın organı ve sesi Dark Mazı’da dün “Rojhelat güçleri, Rojava’dan hangi dersleri çıkarmalı?” başlıklı bir makale yayınlandı. O yazıdan sadece bir bölüm;
“Rojava’da Kürtler kendi somut çıkarları doğrultusunda hareket etmedi. Öcalan’ın ve PKK’nin ideolojik söylemleri ile hareket ettiler. Rojava’da Kürtler tüm Suriye’yi hatta tüm Ortadoğu’yu demokratikleştirme, üçüncü yol vb söylemi ile rotalarını yitirdiler. Kürdistani olmayan bölgeler dışında ve Kürdistani olmayan amaçlar için 15 bine yakın Kürt genci öldü. Halk 13 yıl boyunca büyük yıkım gördü. Demokratik Suriye diye diye diye sonuçta belirsiz bir biçimde Suriye’ye entegre oldular.
Rojhelat böyle yapamaz. Rojhelat dünya siyasal sisteminin İran rejimi için planlarını takip etmeli. Ve Rejim hakkındaki düşünceler belirlenmeden öte atılmamalı, kendi gücünü ve Kürt şehirlerini ve Kürt gençlerini erkenden sahaya sürmemelidir. Somut sözler almalı ve Kürtlerin kendini yönetme ve kendini idare etmesi için somut taleplerde bulunmalıdır. Üçüncü yol, demokratik İran vb söylemler Rojhelat’a kaybettirir. Rojhelat örgütleri kendi aralarındaki rekabetleri bir yana bırakarak Kürdistani söylem etrafında birleşmelidir.
Özellikle de PKK’nin Rojhelat için koç başı olarak kullandığı PJAK’a karşı da duyarlı olmalıdır. PKK, PJAK’ı bir truva atı gibi kullanarak bu adla Rojhelat’a girmek istiyor. Kuzey’de kaybetmiş, Güney’de tüm mevzilerini Türkiye’ye vermiş ve Rojava’yı enterasyon adı altında küçülen PKK kendi ömrünü bu kez de Rojhelat’ta uzatmak istiyor.”
07 Mart 2026
Ahmet TAKAN
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/
