Danıştay’ın 5. Dairesi’nin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler hakkındaki kararına göre, AYM’nin kararı “ihlal” kararıymış, “iptal” kararı değilmiş, Anayasa’da da “ihlal kararlarına uyulur” diye yazmadığı için ihlal kararlarına uymak gerekmiyormuş! Hukukla oynamayın, bir gün size de lazım olacak…

Kabul edelim ki dünyanın en ilginç ülkelerinden birinde yaşıyoruz.

Eskiden bu kadar ilginç bir ülke değildik.

Öngörülebilir bir hukuk düzenimiz vardı, kör topal da olsa yargı sistemi çalışıyordu.

İdarenin aklına en çok gelen uygulama Danıştay kararlarını uygulamamak için mahkeme kararıyla göreve iade ettiğini tekrardan başka bir gerekçeyle görevden almaktan ibaretti.

Anayasa Mahkemesi kararlarını eski iktidarlar da çoğu zaman beğenmezlerdi ama akıllarına uygulamamak gelmezdi.

Düşünün ki darbecilerin bile aklına böyle bir olasılık gelmemişti.

Onun için de Anayasa’ya, “Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, özel ve tüzel kişileri bağlayacağı” yazılmıştı ama uymayanların başına ne gelebileceği yazılmamıştı.

Anayasaları silah zoruyla ortadan kaldırmaya kalkışıyorsanız cezası elbette var. Türk Ceza Kanunu, bunun yaptırımını belirliyor.

Ama günümüzdeki gibi yetki aşımı yoluyla Anayasa’ya karşı geliyorsanız, bunun bir cezası yok, herkes geçinip gidiyor.

TBMM günün birinde yetkilerine sahip çıkabilecek çapta bir meclis haline gelebilirse, o vakit bazı yetkileri var, Anayasa’ya uymak istemeyenleri hizaya getirecek ama şimdilik öyle bir meclise sahip olmadığımızı biliyoruz.

Anayasa’ya göre, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete’de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” (Madde 153)

TBMM’de kurulan “terörsüz Türkiye” komisyonunun raporunda da şöyle yazılıydı:

“Anayasa’mıza göre Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağladığı konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.”

Dün öğrendik ki Anayasa’nın bu sözünü ettiğimiz maddesi bazılarını bağlıyor, bazılarını bağlamıyor.

T24’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre,
https://t24.com.tr/yazarlar/gokcer-tahincioglu-yuzlesme/danistay-da-yargitaya-uydu-cozum-surecini-de-aymyi-de-tanimadi-sil-bastan-baris-akademisyenleri-karari,54094
Danıştay’ın 5. Dairesi, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisine imza atan akademisyenler hakkındaki AYM’nin ihlal kararına uymayacağı ile ilgili bir karar verdi.

Gerekçesi, hukuk ile ilgisi hukuk fakültesi kantininde çaycılık yapmaktan ibaret birisinin bile yüzünü kızartmaya yeter.

AYM’nin kararı “ihlal” kararıymış, “iptal” kararı değilmiş, Anayasa’da da “ihlal kararlarına uyulur” diye yazmadığı için ihlal kararlarına uymak gerekmiyormuş!

Vatandaşların kişisel hak arayışları sürecinde AYM’ye de başvurabilecekleri ile ilgili düzenleme, Anayasa’ya sonradan girdi. Onun için Anayasa yazılırken “ihlal kararlarına da uyulur” diye bir vurgu yapılamazdı.

Vatandaşlara bireysel başvuru yolu 2010’da yapılan Anayasa değişikliği ile açılırken 153. maddeye “ihlal kararlarına da herkes uyar” şeklinde bir ek yapılmamış olması o tarihte değişiklik maddelerini yazan TBMM komisyonunun beceriksizliği ile açıklanabilir belki ama sonuç değişmez.

Anayasa’nın 153. maddesindeki hükmün bir tek amacı var: AYM kararlarının kesin olduğu ve uygulanması gerektiği!

Zaten ilgili maddede de “iptal kararlarına uyulur” diye özel bir vurgu da yok; AYM “kararları herkesi bağlar” diyor, daha ne desin?

Danıştay ve Yargıtay’ın birer dairesindeki üç – beş hâkimin keyfi böyle istiyor diye Anayasa’nın açık bir hükmü yok sayılamaz.

Danıştay’ın söz konusu kararı, anayasaya karşı bir niyeti ifade ediyor, başka bir şeyi değil.

Hukuk ilginç bir disiplin.

Danıştay ve Yargıtay’ın iki dairesi, bu kararlarıyla yeni bir hukuk yaratıyorlar ama bundan en çok çekinmesi gerekenlerin başında bugün Türkiye’yi, Anayasa ve kanunlara göre yönetmesi beklenenler gelmeli.

Geçmişte Fethullahçıların böyle uygulamalarını “aynı menzili maksuda gidiyoruz” diye seyredenler, belli ki daha sonra yaşadıklarından bir ders almamışlar.

Bugün hukukun böyle eğilip bükülmesinden hoşnutlar, bu belli; ama unutmasınlar ki hiçbir iktidar sonsuza kadar sürmüyor.

Hukukla oynayanın gün geliyor, kendi eli de yanıyor.

Beni dinlemezler elbette, bunu biliyorum ama yine de söylüyorum işte: Hukukla oynamayın, bir gün size de lazım olacak!

05 Mart 2026

Mehmet Y. YILMAZ

KAYNAK: https://t24.com.tr/


Yorum bırakın