“Ben Türk Milletini sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, rüşvet ve hileyle çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenine, ahlâktan mahrum bir hürriyete, tefeciliğe, karaborsaya yer veren iktisadi bir yapıya çağırmıyorum.
Türklük gurur ve şuuruna, İslâm ahlâk ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası hak yolu, hakikat yolu, ALLAH YOLU’na çağırıyorum.”

Ya Türkeş’in koltuğunda oturan Devlet Bahçeli’nin çağrısı???

Kendilerini “Türk Milliyetçisi ve Ülkücü” olarak tanımlayanların bir muhakeme yapmalarının zamanı gelmedi mi?

Camiada bir cinnet hâli yaşanmaktadır.

Bir millî refleks göstermenin, bir millî şahlanışın ve bir millî mücadele için hazır olmanın zamanıdır.

Bölücü narko-terör örgütü PKK’nın başı Öcalan da “Anayasal Vatandaşlık” dedi. Bunun ne anlama geldiğini, okuma yazma bilen herkes bilir.

Siyasette bu kavramı telaffuz eden ikinci siyasetçi kim acaba?

Böyle “tumturaklı” sözleri kendisini “Bilge” zanneden kişiler telaffuz edebilir.

21 Şubat 2026

ÜLKÜ PINARI


Yorum bırakın