T24 Yazarı Gökçer Tahincioğlu’nun https://t24.com.tr ‘de yayımlanan “Ünsal Ban dosyası: AKP’li yöneticinin eşinin ismini verdi; emniyetten gelen skandal belge; cinsel saldırı davasının perde arkası” başlıklı yazısı, yazının başlığından da anlaşılacağı gibi çok ilginç…

T24 Yazarı Gökçer Tahincioğlu bu yazısıyla sanki bir dönemin şablonunu ortaya koymuş gibi…

Gerçekleri satır satır sonuna kadar okumaya var mısınız?

Buz dağının görünen yüzü…

21 Şubat 2026

ÜLKÜ PINARI

İşte Gökçer Tahincioğlu’nun yazısı:

“Ünsal Ban dosyası: AKP’li yöneticinin eşinin ismini verdi; emniyetten gelen skandal belge; cinsel saldırı davasının perde arkası

Uzun yıllardır onlarca dava ile karşı karşıya kalan, buna rağmen toplamda 10 ay bile cezaevinde kalmayan Ünsal Ban’ın son 15 yıllık macerası bir anlamda Türkiye’nin son 10 yılının özeti niteliğinde… Davalar, soruşturmalar, üst düzey görevler, suç örgütleri, zenginleşme…

Yazı dizisinin ilk iki bölümünde Ünsal Ban’ın Türk Hava Kurumu Üniversitesi yılları ile Zehra Taşkesenlioğlu ile evli olduğu dönemde yaşananlar anlatıldı.

Taşkesenlioğlu ile Ban’ın boşanma süreçleri de o dönemde yaşananlar kadar ilginç. Ban’ın eşine ait görüntüleri kayda alması ve bu kayıtların X’te yayınlanmasından sonra da çarpıcı gelişmeler devam etti.

Önce yine bir hesaptan sistemli olarak Taşkesenlioğlu ve abisi ile ilgili paylaşımlar yapılmaya başlandı. Aynı dönemde Ünsal Ban, kişisel verileri kayda aldığı ve yaydığı iddiasıyla tutuklandı. Ban, tahliye edildiği gün de malvarlığını akladığı iddiasıyla tutuklandı ve yaklaşık 8,5 ay cezaevinde kaldı. Ban, bu dosyada yaptığı savunmada, kazançlarının “Zehra Taşkesenlioğlu ile evlilik birliği içinde elde etmiş oldukları ve sonradan borsada değerlendirdiği kazançlar” olduğunu söyledi ama bu savunması inandırıcı bulunmadı.

Aynı dönemde Zehra Taşkesenlioğlu’nun açtığı boşanma davası da başladı. Buna paralel olarak Ban hakkında “cinsel saldırı” iddiasıyla bir kadının şikâyeti üzerine de dava açıldı.

Zina ve rekor tazminat

Boşanma davası ilginçti. Yargıtay, 2025’te bu davayı kesin hükme bağladı. Kararda, Ünsal Ban’ın üç ayrı kişiyle zina yaparak aldattığı gerekçesiyle Taşkesenlioğlu’na 22 milyon TL maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verildi.

Kararda, bu nedenle evlilik birliğinin temelden bozulduğu, aldatma gibi bir gerekçe varken psikolojik şiddet iddiası dahil diğer iddiaların ayrıca araştırılmasına gerek olmadığı vurgulandı.

Onanan kararda, Ban’ın iddiaları da yer aldı. Mahkeme, iddiaları sıralayarak şu yorumu yaptı:

“Davalı taraf her ne kadar davacının davalıyı bıçak ile ölüm ile tehdit ederek, davalıyı haksız şekilde adli makamlara şikâyet ederek, davalının önceki evliliğinden çocuklarına maddi manevi destek olmasını engelleyerek, davalıya milletvekili gücünü kullanarak ve kullanacağını söyleyerek, kendi geliri olmasına rağmen davalıdan ekonomik gücünü aşan taleplerde bulunarak daha ağır kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de; davalı tanıklarının iddialara ilişkin bizzat bilgileri ve görgülerinin olmaması, davacının davalıyı bıçakla tehdit ettiğine ilişkin görüntülerin davalı tarafından gizlice çekildiği bu suretle hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla iddialar ispat edilememiştir. Yine davalı taraf her ne kadar tarafların tatile gittiklerinden bahisle af olgusuna dayanmış ise de davacı tarafından birlikte gidilen yurtdışı seyahatinin tatil amaçlı olmadığına dair beyanı, dinlenen tanıkların beyanlarının da bu yönde olması dikkate alınarak af iddiası kabul edilmemiştir.”

Emniyetten gönderilen skandal belge

Aynı dönemde Ünsal Ban’ın da Zehra Taşkesenlioğlu’nu sadakatsizlik iddiasıyla suçladığı da ortaya çıktı. Bu suçlama özellikle Taşkesenlioğlu gibi muhafazakâr camiada büyüyen ve tanınan biri için çok ağırdı. Ancak mahkemeye gönderilen belge bu iddiadan daha da çarpıcıydı.

Gölbaşı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, Taşkesenlioğlu’nun 9 Haziran 2023’ten itibaren geriye dönük üç yıllık konaklama kayıtlarının getirilmesini istedi.

Bu yazıya yanıt, organize suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan soruşturması sonrasında açığa alınan, dönemin Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Oben Özay imzasıyla geldi. Özay, 14 Haziran 2023 tarihli yazıya imza attı. Yazının ekinde, Gaziantep’teki bir otelde Taşkesenlioğlu ile bir adamın aynı odada, bulunduğu görülüyordu. Belgeye göre, Taşkesenlioğlu, otelin 29 nolu odasına 14 Mart 2023’te giriş yapmıştı. Ancak aynı odada 12 Mart 2023’te giriş yapan C.K. da bulunuyordu. Kayıtlara göre C.K. odada akşam 23.45’e kadar kalmıştı. Taşkesenlioğlu ise odadan ertesi sabah ayrılmıştı.

Yazı dosyaya girer girmez, Taşkesenlioğlu ve avukatlarından itirazlar geldi. Bunun üzerine mahkeme, Gaziantep emniyeti ve Ankara emniyetinden yeniden yazı istedi. Belgenin sahte olduğu ve bilerek bu şekilde hazırlandığı iddia edildi.

Gelen belgeler vahim bir durumu gösterdi. Zira aynı güne ait Gaziantep Valiliği’ne verilen kayıtlarda böyle bir bilgi yoktu. Nasıl olmuşsa Ankara’dan mahkemeye gönderilen belgede ise bu bilgi yer alıyordu. Gaziantep’teki kayıtlar bunu gösteriyordu.

Ankara’da hareketli saatler yaşandı. Ve nasıl olduysa bir anda kayıtlar Gaziantep kayıtlarıyla uyumlu hâle getirildi. 16 Haziran 2023’te mahkemeye gönderilen yazıda, önceki yazıdaki belgenin “sehven” yazıldığı belirtilerek, düzeltilmiş hâlinin ekte gönderildiği belirtildi. Belgede yine Oben Özay imzası yer aldı.

Bu kayıtlara göre, C.K.’nın odaya giriş ve çıkış tarihlerinde, çıkış saatinde bir değişiklik yoktu. Ancak önceki kayıtta Taşkesenlioğlu’nun odaya giriş saati yazılmamıştı. Taşkesenlioğlu, oda boşaldıktan sonra giriş yapmıştı ve sistem bu durumu kayıt altına almıştı. Buna rağmen bu bilginin mahkemeye gönderilen ilk yazıda gizlenmesi, C.K. ile Taşkesenlioğlu’nun aynı saatlerde odada oldukları izlenimi yaratmıştı.

Dava geri çekildi

Ünsal Ban, bu gelişmeden hemen sonra davasını geri aldı. Ancak 3 Ekim 2023 tarihli tutanağa göre, Zehra Taşkesenlioğlu’nun avukatı, davanın geri çekilmesine muvafakat vermedi.

Belgede imzası yer alan Oben Özay, suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan hakkında açılan davadan sonra, bağlantıları gerekçe gösterilerek meslekten ihraç edilmişti.

Tahliye edildi ve kaçtı

Davalar sürerken, Ünsal Ban, 21 Mayıs 2025’te Fethiye’de operasyonla yakalandı. Borsa spekülasyonu yaptığı iddiasıyla hakkında gözaltı kararı verilen Ban’ın daha önce olduğu gibi yine kaçma hazırlığı yaparken yakalandığı iddia edildi.

Operasyondan hemen önce Ban’a bilgi sızdırıldığı ve bunun üzerine Fethiye’ye geçtiği iddiaları kamuoyuna yansıdı.

Bu dosya İstanbul Başsavcılığı’nın üç yıllık soruşturması ve SPK’nın suç duyurusu üzerine hazırlanmıştı. İddiaya göre Ban, usulsüz yöntemlerle bir şirketin hisselerinin değerinin yükselmesini sağlamış, yine usulsüz yöntemlerle küçük kullanıcıları da zarara uğratarak büyük gelir elde etmişti. Ban, tutuklandı.

“Suç örgütü kurduğu” iddia edilen Ban’ın bu kez daha uzun süre cezaevinde kalabileceği söyleniyordu ancak öyle olmadı.

23 Haziran’da dosya kapsamında ek ifade veren Ban, sadece 36 gün sonra sürpriz biçimde tahliye edildi. Yurt dışına çıkış yasağı konulan Ban, buna rağmen önceki denemelerinin aksine yurt dışına kaçmayı başardı!

Yunanistan’da oturma izni

Ban’ın Yunanistan vatandaşlığı aldığı da bu dönemde iddia edildi. Ancak ortaya çıkan belgeler, Yunanistan’da özel statü ile oturma izni aldığını, buraya yüklü miktarda para ödeyerek gerekli izinleri almayı başardığını ortaya koydu.

Türkiye’den sahte belgeyle çıktığı iddia edilen Ban’ın İtalya’ya gitmiş olabileceği de öne sürüldü. Bugüne kadar bu iddialar yetkili makamlarca net biçimde teyit edilmiş değil.

AKP’li üst düzey ismin eşi

Ünsal Ban, tahliyesinden önce kendi isteğiyle ek ifade vermişti. Bu ifadede, Borsa İstanbul’daki bütün aktörleri iyi tanıdığını, 2020’de Matriks isimli şirketin halka arz olduğunu öğrendiğini, bu dönemde AKP’li bir üst düzey ismin eşiyle de eski eşi Zehra Taşkesenlioğlu vasıtasıyla tanıştığını anlattı. Bu isme de hisselerden söz ettiğini ve bu şirketin yönetimine birlikte girmeyi önerdiğini anlatan Ban, kendisinin ve bu ismin, yetki verdikleri isimler adına hisse toplamaya başladıklarını söyledi.

Amacının o dönem Taşkesenlioğlu’nu yönetime sokmak olduğunu söyleyen Ban, aynı dönemde bu şirketin yetkilileriyle bağlantı kurduklarını, şirketin Taşkesenlioğlu’nu istemediğini bunun üzerine farklı bir isim önerdiğini, önerdiği ismin yönetime girdiğini söyledi. Bu kişiyle birlikte birlikte hisse aldığı siyasinin eşinin de yönetime bir ismi soktuğunu anlattı. Şirket yönetimini tamamen almak için bu isimle birlikte hisse alımını sürdürdüklerini söyleyen Ban, o dönemde cezaevine girince aldığı hisseleri satışa sunduğunu ifade etti. Kimseyi hisse alımı konusunda yönlendirmediğini de iddia etti.

“SPK’ya ödeme yaptım”

Alınan bilgiye göre, bu işlemler nedeniyle SPK’ya söylenen miktarların iki katı kadar cezai ödeme yaptığını, böylece şikâyetin konusuz kalması gerektiğini anlatan Ban, aslında zarar ettiğini de vurguladı.

Kimseyi zarara uğratmadığını, istenen bütün bilgileri verdiğini, pişmanlık göstererek ödemesi istenen tutarı itiraz etmeden ödediğini anlatan Ban, daha sonra tahliye edildi.

Bu tahliyeden kısa süre sonra da yurt dışına kaçtı.

‘Cinsel saldırı’ davasından nasıl kurtuldu?

Bütün bunlar olurken Ünsal Ban hakkında açılan bir ‘cinsel saldırı’ davası da sürüyordu. Bu dava da 8 Aralık 2025’te karara bağlandı.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya firar eden Ban katılmadı. Avukatları Ban adına savunma yaptı.

Davada, Ban’ın, işe ihtiyacı olan bir kadınla Next Level’daki ofisinde görüştüğü, daha önce de “meme ölçün ne”, “g.. büyük mü” gibi sorular sorduğu iddia edildi. Buna rağmen görüşmeye gelen kadın, odadaki 3-4 kişinin çıktığını, Ban’ın kapıyı kilitlediğini, pantolonunu indirip cinsel organını çıkardığını ve zorla oral seks yaptırdığını öne sürdü.

Aynı kadın, kapıyı açtırıp çıktığını, daha sonra Ban’ın kendisine özür mesajları atarak ısrarla yeniden görüşmek istediğini, sonunda görüşmeyi kabul ettiğini söyledi. Bu görüşmede Ban’ın, “Sana hayatının fırsatını sunacağım, sadece benim dediklerimi yapacaksın, kimseye bağlı kalmayacaksın, kimse seninle bu aramızdaki iş ilişkisini bilmeyecek, herkesin otelde her yaptığını bana söyleyeceksin. Ara sıra otele milletvekili, danışman, iş arkadaşları, iş yaptığı insanları göndereceğim, onlarla cinsel ilişkiye girip bu görüntüleri kaydedeceğiz” dediğini, daha sonra yine ilişkiye girmeye çalıştığını iddia etti. Daha sonra bir kez daha Ban’la görüştüğünü söyleyen kadın, bu görüşmede de yine saldırıya uğradığını öne sürdü. Kadın, “Sen hep benim zor durumda olmamı, çocuğumun rahatsızlığını kullanarak iş için çağırıp cinsel davranışlarda bulunuyorsun, çaresizliğimi kullanmasaydın düzenli bir ilişkimiz olabilirdi” dediğini anlattı.

Şikâyet etmeyip, yanına gitmesinin sebebini ise Ban’dan korkması, şikâyetçi olması hâlinde oğluna ilişkin velayet davasının olumsuz etkileneceğini düşünmesiyle açıkladı.

Ban ise davanın açıldığı dönemde, kadınla duygusal yakınlaşmaları olduğunu, ilişkilerinin 8-10 ay kadar sürdüğünü, birlikteliklerinin mağdurun rızasıyla yaşandığını iddia etti.

Aile Bakanlığı’nın da katıldığı davanın karar duruşması ilginçti. Bakanlık vekili de iftira için bir neden olmadığını belirterek Ban’ın cezalandırılmasını istedi.

Ban’ın avukatları ise dosyaya uzman görüşü koydu. Duruşmada avukatlar, Ban’ın 1.70 cm boyunda olduğunu, 1.72 boylarındaki kadının 40 cm’lik yükseklikteki koltukta oturduğunu, oturur pozisyondaki kadına cinsel organın çarpamayacağını öne sürdüler.

Ban’ın avukatlarından Ersan Şen de şu savunmayı yaptı: “Çeneyi zorla açacaksın, cinsel uzvunu sokacaksın ve cinsel uzuvda hiçbir zarar olmayacak bu mümkün değildir… İş görüşmesine gidiyorsunuz ve iş görüşmesinde birisi size böyle bir müdahalede bulunuyor, oradan koşa koşa adliyeye ya da karakola gitmiyorsun Balıkesir’e gidiyorsun, sonrasında tekrar davet ediliyorsun, yine gidiyorsun kimseye şikâyetçi olmadan boşanma davasındaki tanıklığına kadar kimseye hiç bir şey söylemiyorsun. 35 yaşında bir insan Balıkesir’den Ankara’ya gelip bir insana yapılabilecek en kötü, en hayasız şeyle karşı karşıya kalacak, Ünsal Ban’ın husumetlisi olan Zehra Taşkesenlioğlu ile yolları kesişip bu iddiaları ortaya atana kadar sessiz kalacak. İddia edilen olay gerçekleşmemiştir. Olmamıştır. Bir insanın cinsel dokunulmazlığı cinsel uzvu bir eliyle cinsel organı tutup diğer eliyle çenesini açıp cinsel uzvunu sokması mümkün değildir.”

Basit cinsel saldırı

Mahkeme, yargılama sonunda ‘cinsel saldırı’ suçu için, “şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeterli, inandırıcı ve kesin delil elde edilemediğinden üzerine atılı suçtan beraatine” hükmetti.

Yargılama sonunda “her ne kadar sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçu nedeniyle kamu davası açılmış ise de; sanığın eyleminin basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı (görüşüyle), atılı suçun şikâyete bağlı suçlardan olup, mağdurun şikâyetini altı aylık hak düşürücü süre sonrasında dile getirdiği dikkate alınarak sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine” karar verildi.

Davalar ve Ban

Farklı davalarda Ünsal Ban’ın, SPK’ya yaptığı ceza ödemesi gibi büyük harcamalarının kaynağı olarak gençliğinden itibaren borsa ile ilgilenmesi gösteriliyor. 4 milyon dolarlık yat için şoförü para gönderdiğini ifadesinde söyledi. Bütün bu paraların kaynağı net olarak belli değil. Zira Ban’ın farklı aşamalarda verdiği ifadelerle bu kadar büyük miktarlar da uyuşmuyor.

Ban’ın Yunanistan’da olduğu sanılıyor. Davaları ise sürüyor. Buradan başka bir ülkeye geçti mi bu da belirsiz.

Uzun yıllardır onlarca dava ile karşı karşıya kalan, buna rağmen toplamda 10 ay bile cezaevinde kalmayan Ünsal Ban’ın son 15 yıllık macerası bir anlamda Türkiye’nin son 10 yılının özeti niteliğinde… Davalar, soruşturmalar, üst düzey görevler, suç örgütleri, zenginleşme…”

21 Şubat 2026

Gökçer TAHİNCİOĞLU


Yorum bırakın