Savarona’daki fuhuş soruşturmasını yürüten savcı Yusuf Hakkı Doğan, Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’e konuştu ve 2010 yılında başlattığı soruşturmada Ukrayna ve Rusya’dan getirilen 14–16 yaşlarındaki kız çocuklarının, Antalya’daki lüks bir otele (Rixos) yerleştirildiği, kimlik bilgilerinin bilinçli şekilde kayıt altına alınmadığı tespit edildiğini, kızların bazılarının Savarona yatına götürüldüğünün anlaşıldığını, jandarma yol kontrollerinde durdurulan araçlarda bulunan kızların kimlikleri incelendiğinde çocuk yaşta olduklarının ortaya çıktığını, ancak otel kayıtlarında bu kişilere dair tek bir bilgi dahi bulunmadığını, Eylül 2010’da Savarona’ya düzenlenen operasyonda, yatın içinde bulunanların çıplak yakalandığını, ortamda fuhşa ilişkin çok sayıda delil bulunduğunu, kayda geçtiğini operasyonda, Türk vatandaşlığına geçen Kazakistan uyruklu Tevfik Arif ile birlikte uluslararası bağlantıları olan isimlerin de gözaltına alındığını anlattı. .


Savcı Doğan, “O süreçte bizim önemli tespitlerimizden birisi de Türkiye’den 14, 15, 16 yaşlarındaki kız çocuklarının Amerika’ya götürülmesiyle ilgili konuşmaların olmasıydı. Soruşturma devam ederken dosya benden alındı ve Denizli’ye tayin edildim. Dosya, daha sonra FETÖ davasından tutuklanacak olan Savcı Osman Şanal’a verildi. Şanal, soruşturma için ‘takipsizlik’ kararı verdi. Çalışmalarımıza yardımcı olan jandarmada ekibinin beyin takımında olanlarla, İzmir casusluk soruşturması bağlantısı kurularak bir şekilde hepsi tutuklandı. Yani orada ben, tayinim Denizli’ye çıkarılmakla ucuz kurtuldum. Bunu da mesleğimiz gereği bazı güvencelerimizin olmasına bağlıyorum. O nedenle beni sadece sürmekle bıraktılar. Daha sonra Yargıtay Üyeliğine seçildim. Geçen yıl da emekliye ayrıldım. Şimdi danışmanlık, avukatlık yapıyorum.” dedi.


Savarona soruşturmasını kapatan FETÖ’cü savcı Osman Şanal, Erzurum Başsavcısı iken, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’i tutuklatmıştı

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, 2007 Aralık ayında, İl Asayiş Toplantısı’na sunulan bilgiler çerçevesinde İsmailağa cemaati ile ilgili bir soruşturma başlatmıştı. Polisle giriştiği operasyonlardan sonuç alamayınca, cemaate bilgi sızdırıldığını düşünerek görevi Jandarmaya vermişti. Jandarma, cemaatin Erzincan’daki sorumlularını gözaltına alınca Adalet Bakanı Cemil Ciçek telefonla savcıyı arayıp, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını istemiş, Adalet Bakanlığı’ndan bir bürokrat da arayıp, “Bu işlerle uğraşanların başı belaya girer” demişti.

Ardından bir ihbar mekanizması çalışmış ve Erzincan’daki 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk, Jandarma Alay Komutanı, MİT görevlileri ve Başsavcının Ergenekon terör örgütüne mensup olduklarına dair bir ilçe savcısının ihbar mektubu esas alınarak Erzincan Başsavcısı hakkında, yandaş medyada müthiş bir karalama kampanyası başlatılmıştı.

Bir açığını bulamadıkları için Cihaner’in lojmanların bahçesine bir çardak yaptırmış olmasını suç gibi gösteriyorlardı!

Adalet Bakanlığı, Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında soruşturma açmıştı. Başsavcının 36 yıl hapsi isteniyordu. Erzurum’daki savcı, Osman Şanal, MİT’in Erzincan’daki binasına baskın düzenliyor, MİT görevlilerini ve Eskişehir’e atanmış olan eski Jandarma Alay Komutanı’nı tutuklatıyor, Erzincan Başsavcısı’nın makamında ve evinde arama yaptırıyor, gözaltına alıyor, sabaha kadar sorguluyor, sonra da 2009 yılı Nisan ayı tarihi taşıyan irtica ile mücadele belgesinin ilk uygulamasını başlattığı iddiası ile mahkemeye sevk ederek tutuklatıyordu!

Sadece 3. Ordu Komutanı Saldıray Berk, arama yapmak için komutanlığa gelen savcıyı içeri almayıp, celp davetlerine de uymamıştı. Sonunda Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Erzurum’daki savcıların özel yetkisini kaldırmış, soruşturmayı ellerinden almıştı.


Osman Şanal, yetkisi alınınca Erzurum’da basın savcılığına atanmış; ilk icraatı, Erzurum’da bir gazetede Yeniçağ’dan aynen alıntı yapılarak yayınlanan bir yazımdan dolayı, hakkımda tutuklama talepli dava açmak olmuştu!

O sırada Saadet Partisi Genel Başkanı olan Mustafa Kamalak, “Kendilerini Olimpos tanrısı gibi görüp, ’ben yaparım’ mantığıyla hareket edenler Türkiye’yi bu noktaya getirmişlerdir” diye bir ifade kullanmıştı. Ben de bu ifadeyi yazıya “ayak” olarak almış ve Obama ile Erdoğan’ı eleştirmiştim. Bir AKP’li milletvekilinin “Ona dokunmak ibadettir” sözünü de hatırlatmıştım.

Şanal, Erzincan’da yaptığı hukuk dışı tutuklamaları eleştirdiğim için olsa gerek, Erzurum’daki gazetenin sahibi ve yazı işleri müdürü ile birlikte Başbakan’a hakaretten tutuklanmamı istemişti ama mahkeme bu talebi reddetmişti. İki yıl süren yargılama sonunda beraat etmiştik.

Osman Şanal daha sonra Antalya’ya atanmış, orada Savarona soruşturmasını devralarak kapatmıştı…

Osman Şanal, halen FETÖ’den cezaevinde yatıyor… Meğer FETÖ, bilinenin ötesinde işler de çevirmiş… Savarona soruşturmasını kapatarak, küresel çeteye hizmet etmek gibi…

Soruşturmayı yapan dürüst savcıya ve özellikle jandarma komutanlarına ise hayat yıllarca zehir edildi…

06 Şubat 2026

Arslan BULUT

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın