Arslan Bulut dostumuzun ÜLKÜ PINARI ‘nda yayımlanan “Bahçeli, AKP iktidarını yıkar mı?” başlıklı yazısını herkes bir daha okumalı ve bir kere daha düşünmelidir. Bulut kardeşim, yazısında bir de kronolojik hatırlatma yapmış ki, aynen doğrudur.

3 Kasım 2002 için “ERKEN SEÇİM KARARI”nı en başa koymuş. Bu konunun gündeme getirildiği tarih 7 Temmuz 2002 ‘dir. (Kocayayla)… Bulut yazısında “bu karardan partinin genel başkan yardımcıları ve genel sekreterinin bile haberi yoktu” demiş ki, doğrudur; milletvekillerinin, bakanların da haberi yoktu. Zaten bugüne kadar ben haberdardım diyen de çıkmadı.

Bahçeli kronolojisinde bir Temmuz ayı basın toplantısı ve çağrısı var, Bulut bu toplantıyı da hatırlatmış. AB uyum yasalarının çıkarılması hususundaki “buyurun gerekli düzenlemeleri yapın” şeklindeki (“Gökkuşağı koalisyonu”) açıklamaya yer vermiş. Bu süreçte (Ağustos ayı başında 2-3-4 Ağustos görüşmeleri) bütün söz konusu yasalar Meclis’e geldi ( MHP’li bakanların da imzalarıyla ) Meclis’te oylandı (bakanlarımızın imzaları bulunan tasarılara biz red oyu kullandık 🤔); sonra da bu yasalar yine bizim bakanlarimızın imzalarıyla Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girdi… O zaman da senaryo yazarı Bahçeli olan böyle bir tiyatro oynanmıştı. Bulut’un kronolojisine bir ilave de ben yapayım; 3 Kasım erken seçim kararının alındığı Meclis oturumu ayrı bir tiyatro idi. Doğru dürüst bir oylama ve sayım yapılmadan 3 KASIM ERKEN SEÇİM KARARI İLAN EDİLDİ.(Bu oylamalarda ve “erken seçim kararı” oylamasında MHP milletvekilleri darma dağınıktı. Kimi genel kurula hiç girmedi, kimi girdi erken seçime “evet” dedi – bunlar azınlıktı- , kimi ” hayır” dedi, kimi hiç oy kullanmadı. Zaten oy sayımı da yapılmadı. Çünkü, Devlet bey öyle olsun istemişti.)

Arslan beyin kronolojisinde bir de gerideki bir tarih hatırlatması var, o da 12 Ocak 2000’de imzalanan mutabakat ( ertelemeye dair) metni. Ben aynı tarihte MHP Sözcüsü olarak yaptığım açıklamada ” dosyayı Meclis’e gönderelim, (zaten Meclisteydi, genel kurula indirelim demekti bu) Meclis oylasın demiştim. Bu yapılmış olsaydı, bugün birçok şeyi tartışmıyor olurduk.🤔

Bulut’un kronolojik sıralamasında 3 Kasım AKP ye iktidar yolunu açmakla başlayan süreç, AKP adayının ( Abdullah Gül) Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamakla devam ediyor. Bu da tamamen doğrudur. Bahçeli çalımı olmasa idi, Abdullah Gül seçilmeyebilirdi. 7 Haziran’dan yani kazanılmış ( ya da AKP’nin kaybettiği) bir seçimden kaybedilen ( ya da AKP’nin tekrar kazandığı ve adeta 2. AKP dönemini başlatan)
1 Kasım 2015 seçimine gidiş kronolojide çok önemli bir halkadır. Sonra AKP+MHP ortaklığına giden “FETÖ” yerine MHP’nin iş ve gönül ortaklığının başladığı günlere geliyoruz. Arslan Bulut bu günleri de kronolojik takvimde “2017’de madem Erdoğan Anayasa’ya uymuyor, Anayasa’yı Erdoğan’a uyduralım” sözüyle TEK ADAM REJİMİNİN ÖNÜNÜ AÇAN günleri işaret ediyor. Arslan Bulut dostumuzun hükmü de çok açık ve çok da doğrudur; herkesin kabulü gerekli, inkar edilemez bir gerçektir : ” …AKP’ni iktidar yapan da, iktidar da tutan da Devlet Bahçeli’nin açıkladığı kararlardır…” İTİRAZI İMKANSIZ GERÇEK BUDUR… Sonra kronoloji hükmünü sürdürüp devam etti. “Türklük” tartışmaya açıldı, “TC” ler silindi, ANDIMIZ kaldırıldı, Osman TRT’de MHP’ye oy istedi , HÜDAPAR meclise girdi, Bahçeli “DEM”lendi, çayı iyi demlemediniz dedi “DEM”ciye kızdı, Apo ile kanka oldu, Apo’ya “umut hakkı” istedi, istemeye de devam ediyor…vs., vb… Kronoloji işliyor.

“Bahçeli, AKP iktidarını yıkar mı?… “Neden, niçin, niye yıkacak ki ?. Emek, zahmet bu hale getirdi. Hani Antepliye sormuşlar “ne bu kilo, patliycin, eccik kilo versen…” Anteplinin cevabı “…niye veriym, ez mi mesarif ittim…”

05 Şubat 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın