Saray, belediyelere yönelik operasyonlar ile transferleri eşgüdüm içinde gerçekleştiriyor!..
Siyasette sebepsiz bir iş olmaz…
Siyasette, hesapsız-kitapsız, hedefsiz de iş olmaz…
Siyasette, zamansız, yanlış seçilmiş araçlarla bir hamle yaparsan hesapların alt üst olabilir. Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olabilirsin. Ve hatta evi bile kaptırabilirsin!..
“Erken seçim” her genel seçimden en geç 1 ay sonra Türkiye’nin bitmeyen gündem klasiğidir.
Türkiye’nin “kanıksananlar” listesinin en baş sıralarındadır…
Tartışır tartışır, konuşur konuşur dururuz… Hiç de sıkılmayız üstelik!.. Bugünlerde biraz benzer bir durumun içinden geçiyoruz. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken genel seçimi yarım ağızla dile getiriyor ama geçenlerde çok esaslı bir çıkış yaptı. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’a “hodri meydan” çekti. Özgür Özel, İstanbul seçimi için tarih verdi: “İmamoğlu adayımdır, biz yenersek erken seçim geliyor, sen yenersen ben siyaseti bırakıyorum, cesaretin varsa çık karşımıza korkak! Erdoğan, 29 Mart Pazar günü, bütün İstanbul’un huzurunda milletin mahkemesi sandık kurulsun. İmamoğlu adayımdır. Karşısına istediğini bulursun. Biz yenersek erken seçim geliyor, sen yenersen erken seçim geliyor. Var mısın korkak?! Çok cesaretin varsa erken seçim varsın. Yoksa İstanbullu karar versin” dedi.
Özgür Özel ciğer mi yemiş yoksa saray da derin kulakları mı var?. Bilemiyorum…Tahminim, özel duyumları var…
Bir süredir, saray ve AKP odalarında mahalli seçimler konusunda farklı hazırlıklar yapılıyor. Kulislere göre, “Tayyip Erdoğan, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları iyice olgunlaştırdıktan sonra, ana muhalefet partisine ‘hodri meydan’ çekip erken mahalli seçim çağrısı yapabilir”. Zamanlaması içinde 2026 yılı sonbahar aylarına işaret ediliyor. Son mahalli seçim 2024 de yapıldı. Anayasa gereği mahalli seçimler 5 yılda bir yapılır. Nasıl mı olacak?.. “Ben istedim oldu” Türkiye’sinde yaşadığımızı lütfen unutmayın. Üstelik, muhalefet böyle bir çağrıdan nasıl kaçar? İmkanı var mı?. 1 maddelik anayasa değişikliği ile olur da biter!..
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın dün Sabah gazetesi için kaleme aldığı özel makalede şu satırlarda çok dikkat çekiciydi;
“Şimdi artık 2026’nın ilk aylarında, sadece temelleri atılmış bir vizyonu değil, sütunları yükselen daha büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasını konuşuyoruz. 2026, sabrımızın meyvelerini toplayacağımız, ekilen tohumların boy vereceği ve inşallah hasadını yapacağımız ve Türkiye’nin küresel ligdeki yerini tartışılmaz bir konuma sabitleyecek, bir şahlanış ve reform yılı olacak.”
Sabrın meyveleri nasıl toplanacak?.. Hasat nasıl olacak?.. Yaşarsak göreceğiz!..
CHP’de Özgür Özel’e çok yakın bir kaynağa, “sen yenersen ben siyaseti bırakıyorum” restinin sebebini sorduk. Kaynağımın değerlendirmesine aynen yer veriyorum;
“Genel Başkanın çıkışını altında iki temel neden var;
Bunlardan birincisi, devam eden davalarda Ekrem İmamoğlu’nun örgüt lideri olarak mahkeme kararının çıkma ihtimali. Bunu biliyoruz. İktidar bloğu daha önce yaptığı gibi başlattığı politikalardan sonuç alamayınca muhalifleri terörist ilan ediyor. Çözüm süreci olumsuz sonuçlanınca yeniden bu yola başvuracaklar.
İkinci neden, Türkiye’nin makro ve mikro ölçekteki ekonomik kırılganlığı. ABD İran’ı vurursa Türkiye’nin yüzde 80’lik toplum kesimi bundan olumsuz etkilenecek. Bir de buna AB ile ilişkilerde olumsuz ekonomik sonuçlar verecek ilişki boyutu eklenince iş dünyası da ‘seçim’ diyecek.
ABD’de devam eden davaları ve bu davaların sonuçlarının da Erdoğan’ı etkileyeceğini düşünürsek erken seçim kaçınılmaz oluyor.
Elbette böyle siyasi manzarada MHP’yi yönlendiren bürokratik mekanizmalar CHP ile de temasta olduğu için yeni bir siyasi iklim için erken seçimin önünü açılacak.
Özgür Özel, tüm bunları bildiği için resti çekti. Yerel seçimlerden çok genel seçimlerin yenilenmesi ile ilgili bir rest söz konusu. Ekrem İmamoğlu’nun örgüt liderliği konusunda olası yargı sonucunu bildiğimiz için İstanbul’u işaret ederek seçimleri yenileyelim diyor ve resti çekiyor. Amaç, AKP’yi erken seçim kulvarına çekmek. İktidarı alabileceğini düşünerek bu açıklamayı yaptı. Aynı zamanda AKP ve MHP ilişkisinin de sekteye uğrayabileceği bilgisi olmalı ki bu kadar net ve sert çıkış yapıyor. Ekonomik durum ve bürokrasideki hava, ayrıca İmamoğlu’nun örgüt lideri olarak sonuçlanacak süreci durdurmak için bu çıkışı yaptı. AKP’nin planı İstanbul’a kayyım atayıp kaynakları ele geçirmek olduğunu zaten herkes biliyor.”
31 Ocak 2026
Ahmet TAKAN
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/
