“Lavaş” çetesinden sonra “Alo” çetesi ile de müşerref olduk!..

Serbestiyet’ten Çetin Aydın’ın haberiydi;

-‘Alo çetesi’ 87 yaşındaki emekli öğretmenin tüm birikimini aldı: Para alamayan çete üyesinin ihbarıyla yakalandılar…

Oldukça manidardı!.. Son aylarda, gündemimizi sarsan operasyon haberleri film şeridi gibi gözümün önünden akıp geçti… Büzüktaşların birbirini nasıl sattığına şahit olduk ve şahit olmaya da devam edeceğiz. Çok ünlü bir Bakanlar Kurulu üyesinin çok mühim bir mevkideyken itina ile hazırlattığı dosyalar birer birer tedavüle sokuluyor, “daha arkası da gelecek” deniyor. Başkentin derin kulislerinde “savcılara bile pek fazla iş kalmıyor. Kes-kopyala- yapıştır ile bomba gibi iddianameler ortaya çıkıyor” diye konuşuluyor.

Konuyu dağıttım herhalde… Kafam dağıldı… Sokak çetesinden başladık nereye geldik?.. Asıl meseleye dönelim. O manidar haberin bazı satırlarına göz atalım;

-“Alo çetesi”, Kadıköy’de yalnız yaşayan 87 yaşındaki emekli öğretmen C.A’yı arayarak 117 bin dolarını aldı. Çete, yaşlı kadının 15 dairesini de almak için baskıyı gün gün arttırdı. C.A., yaşadığı kabusu günlüğüne yazdı. ”Gün boyu kabus artık dayanamıyorum, yalnızlık” yazan C.A’dan alınan paradan payını alamayan çete üyesi polise ihbarda bulununca çete çökertildi. Çete üyeleri paranın yarısını gece alemlerinde yerken geri kalanı kurtarıldı.

-Çete üyesi polisi aradı, ‘dolandırıldım’ dedi

Çete parayı aldı ancak üyelerinden birine para verilmedi. Bunun üzerine parayı alamayan çete üyesi polisi arayarak “Benim yüzdemi vermediler, dolandırıldım” diyerek çeteyle ilgili bazı bilgiler verdi. Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri bu ihbarla harekete geçti ve geçen pazar günü, çete üyeleri E.A, M.C.E, Ö.K. ve M.T’yi gözaltına aldı. Alınan 117 bin doların 61 bin 100 doları M.T’ye ait bakkal dükkanında bulundu.

-Ayrıca burada ruhsatsız bir tabanca da ele geçti. Polis çete üyelerini sorguya alarak parayı kimden aldıklarını sordu. Başta direnen çete üyeleri C.A’yı dolandırdıklarını itiraf etti. Polis, C.A’nın evine gitti ve zili çaldı. C.A., kapıdaki polislere polis olduklarına inanmadığını söyleyerek kapıyı açmadı. Polisler bunun üzerine komşusuyla görüşerek C.A’yı ikna etmelerini istedi. Komşusu C.A’ya kapıya gelenlerin gerçek polis olduğunu söyleyince kapıyı açtı. C.A., polislere yaşadığı kabus dolu günleri anlattı.

***

C.A’nın yaşadığı kabusu günlüğüne gün gün yazdığı da anlaşılıyor.

C.A günlüğü ile “İnşallah düzelir!.” diyerek dertleşmiş… İtiraf edeyim; çok etkilendim…

Tüm menfaat şebekelerinin, çetelerinin, organizasyonların bir sonu vardır. Bu yapılarda birinin/birilerinin yemi kesildiğinde çelik çömlek patlar. Satışların ardı arkası kesilmez. Menfaat organizasyonu büyüdükçe yemlenenlerin sayısı artar, yem miktarları ağırlaşır, büyür. Organizasyon üyelerinin gözü, kendi önlerindeki tabaklardan çok diğerlerindedir. Önce kendi aralarında kavgalar başlar sonra arkasından satışlar ve ihanetler gelir. Artık ondan sonra teşkilatın lideri kesenin ağzını daha da açsa kimseyi tatmin edemez. “Mama”nın eşit dağıtılamaması büyük adaletsizliktir!.. İsyan çıkarır…

İsyanın sonunda gemi batar!..

“İnşallah düzelir” mi?..

Düzelir İnşallah!..

Yazarın notu; Yazıda “Büzüktaş” ifadesi, TDK’da karşılığı olan “Kafadar” manasında kullanılmıştır. Lütfen yanlış yerlere çekilmesin.

29 Ocak 2026

Ahmet TAKAN

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın