Mısır’ın darbe ile devrilen seçilmiş başkanı Mursi, mahkeme salonunda kalp krizi geçirdiğinde, rejimin hakimleri “ölsün” diye beklemişlerdi. Türkiye’de Murat Çalık’a yapılanla Mısır’ın darbeci hukukunun Mursi’ye yaptığı arasında hiç fark yok

Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık’ın hastane odasındaki görüntüsü: https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2026/01/cfc608ba-775b-41c5-a0f3-f04a565f9713.webp

Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, geçirdiği ağır ameliyatın ardından cezaevine götürüldü.

Önceki gün de kontrol için tekrar hastaneye götürüldü ama başka bir hastaneye!

Ağır ameliyat geçirmiş bu hastanın kontrol için hastaneye götürülmesinde cezaevinin sevk aracı kullanıldı, elleri de kelepçeliydi.

Çalık bütün bu işlemler nedeniyle bir gün boyunca aç ve susuz bırakıldı.

Beylikdüzü Belediye Başkanı tutuklu olarak yargılanıyor.

Yani bizim dıgırık hukuk düzenimize göre bile henüz suçlu değil.

Geçirdiği ağır hastalık ve ameliyatından sonra ev hapsine çıkarılması ve tedavisinin evde devamının sağlanması mümkündü.

Deliller toplanmış, iddianame yazılmış, yargılamanın başlamasını bekliyor sadece.

Hastalığı tartışılacak bir şey değil, kaçma ihtimali hiç yok.

Ama Çalık ısrarla hapishanede tutuluyor, hastane kontrolleri için bile kötü muameleye uğruyor.

Bunun bir tek anlamı var: Rejim, Murat Çalık’ın hayatına kastetmiş durumda!

Kim bilir, Çalık ölürse belki sevinecekler de!

Mısır’ın darbe ile devrilen seçilmiş başkanı Mursi, mahkeme salonunda kalp krizi geçirdiğinde, rejimin hakimleri “ölsün” diye beklemişlerdi.

Türkiye’de Murat Çalık’a yapılanla Mısır’ın darbeci hukukunun Mursi’ye yaptığı arasında hiç fark yok.

Çalık bu konuda yalnız değil.

Tayfun Kahraman’ın da haksız ve hukuksuz yere mahkûm edildiğini Anayasa Mahkemesi söylüyor.

Ama Kahraman hâlâ hapiste.

Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlamasının bir Anayasa kuralı olmasına rağmen!

Suçsuz olduğu mahkeme kararıyla sabit bir insanı ağır hastalığına rağmen ısrarla cezaevinde tutuyorlar; ölmesini mi bekliyorlar?

Murat Çalık gibi bir siyasi tutuklu ya da Tayfun Kahraman gibi suçsuz yere hapiste tutulan bir insan hayatını kaybederse bunun bir tek sorumlusu olur: O kişiyi hapiste tutan devlet ve onun yöneticileri!

Onların sağlığından sadece cezaevi yönetimleri ve infaz hakimleri değil onlarla birlikte ve onlardan daha fazla ülkeyi yönetenler de sorumludur!

Her geçen gün ortaya çıkıyor ki bitmek bilmez bir kin ve nefretle dolu bir rejim bu.

Türkiye, kişisel intikam duygularıyla insanların cezaevlerinde ölüme terk edildiği bir ülke mi olacak?

22 Ocak 2026

Mehmet Y. YILMAZ

KAYNAK: https://t24.com.tr/


Yorum bırakın