Çatıştılar barıştılar… Barıştılar çatıştılar…

Anlaştılar anlaşamadılar… Anlaşamadılar anlaştılar…

Suriye’de filmin sonunu görmek gerek!..

Bu satırların kaleme alındığı an itibarı ile son durum; Şam Hükümeti ile terör örgütü arasında 4 günlük ateşkes yürürlüğe girmişti.

Terör örgütü SDG’ye, bölgelerin fiilen entegrasyonuna ilişkin ayrıntılı bir plan hazırlanması ve istişarelerin tamamlanması için 4 gün süre tanınmıştı

Mutabakat sağlanması halinde, Suriye ordusu Haseke ve Kamışlı kent merkezlerine girmeyecek, birlikler şehirlerin çevresinde konuşlanacak. Haseke vilayetinin ve Kamışlı kentinin barışçıl entegrasyonuna ilişkin takvim ve ayrıntılar daha sonra ele alınacaktı.

Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusunda uzun yıllardır varlığını özerk bir yönetim olarak sürdüren “Rojava projesinin” sonu mu geliyor?..

Bu arada, haydut Trump’ın Orta doğu valisi Tom Barrack’a terör örgütünün sözcüleri, “satışa uğradıklarından” dem vurup fena halde saydırıyor. Hatırlatalım bari!.. Tom Barrack, dünyada iflas eden şirketleri satın alıp yolunu bularak ABD ve dünyanın en zengin iş insanları listesine giren bir muhteremdir!


Hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin de destek verdiği DEM Parti’nin 4 Ocak’ta Diyarbakır da “Abdullah Öcalan’a özgürlük mitingi” hava koşullarının olumsuzluğu gerekçe gösterilerek ertelenmişti. Herhalde hava koşulları çok çok düzelmiş olacak ki; bu mitingin 25 Ocak’ta gerçekleştirileceği duyuruldu.

DEM Parti’nin önceki gün (Salı) Nusaybin’de gerçekleştirdiği kışkırtıcı grup toplantısı sırasında Nusaybin- Kamışlı sınırında Türk bayrağına yapılan alçakça saldırı sonrasında, terör örgütü cephesinden tahrikler gelmeye devam etti.

DEM Parti Gençlik Meclisi Sözcüsü Rezan Kağanarslan, “Rojava ruhu ile alanlara akalım” çağrısı yaptı!.. “Kürt halkının direnişi, dünya halkları açısından da çok önemli” diyen Kağanarslan şöyle kustu;

“Sayın Öcalan’ın özgürlüğünün önemi bir kez daha görüldü. Fiziki koşulları iyileştirilir ve özgürlüğü sağlanırsa, tüm bu sorunları çözebilecek bir mekanizmayı devreye sokacak güce sahiptir. 27 Şubat çağrısıyla bu irade görüldü ancak sürecin tamamlanması gerekiyor. Amed mitingine Mersin’den onlarca araçla katılacağız. 24 Ocak gece saat 23.00’da ilçe binalarımızın önünden araçlarımız kalkacak. İstasyon Meydanı’nda Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü haykıracağız. Bu durum Rojava ile doğrudan bağlantılıdır; çünkü onun sunduğu yol haritası uygulansaydı, bugün ne Rojava’da ne de Suriye’de çatışmaları konuşuyor olurduk. Sayın Öcalan’ın gençken başlattığı bu mücadele, bugün gençlerin katılımı ile devam ediyor. Onun özgürlüğü, ondan umut bulan herkeste özgürlük yaratacaktır. Bu durum gençlerde de büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır”

Bebek katili Abdullah Öcalan’ın gençliği hepimizin malumu!.. Hainlerin ne kast ettikleri de çok açık!..

Terör örgütünün inlerinde saklanan sözcülerinden sürekli Suriye’ye yönelik “direnin” çağrıları yapılıyor. Türkiye’ye yönelik tahriklerinde ardı arkası kesilmiyor!.. DEM Parti sözcüleri, yangına körükle gitmekten hiç çekinmiyor!..


Hareketin lideri Devlet Bahçeli, dün, saraya Tayyip Erdoğan’ı ziyarete gitmeden önce, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağına yönelik düzenlenen saldırı hakkında , “DEM Parti ve eş başkanların Türk bayrağının indirilmesinden birinci derecede sorumlu olduğu açıktır” dedi. Bahçeli, saldırı için “Bugüne kadar yaşanan provokasyonların en ağırı” değerlendirmesini de yaptı.

Tahrik ve alçaklıklar bu kadar ağır bir boyuta varmışken Devlet Bahçeli’nin açıklamasında neden 25 Ocak mitingi yoktu?..

Terör örgütünün o gün orada çiçek mi dağıtacağı düşünülüyor?..

Nusaybin-Kamışlı sınır hattında “en ağır provokasyonu” düzenleyen DEM Parti, 25 Ocak’ta, Diyarbakır’da barış meleği kesilmesinin garantisi mi var?..

24 Ocak, aynı zamanda, Suriye’de sağlanan ateşkesin son günü.

“Öcalan’a özgürlük” mitingi neden devlet tarafından yasaklanmıyor?..

Bunun bir izah tarzı var mı?..

22 Ocak 2026

Ahmet TAKAN

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın