Yazımı bitirirken “…TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ’NİN GELECEĞİ İÇİN YOL YÜRÜYECEK BÜYÜK BİR İTTİFAK İHTİYACI MİLLETİN BEKLENTİSİDİR…” demiştim. Bu beklentinin mevcut partilerce karşılanamamakta olduğu, karşılanabilmesinin de mümkün olamayacağı iddia ve endişesi taşıyan onlarca, yüzlerce, belki onbinlerce insan olduğunu görüyoruz, biliyoruz. “Merkez sağda boşluk var”, filan ya da falan parti/partiler bu boşluğu dolduramadı inancıyla onlarca “toparlanma” toplantıları yapıldığının şahidi oluyoruz. Ortada parti yok, para yok, teskilat yok, ama orta yerde dolaşıp “merkez sağ” için adres olma hevesiyle gezip toplantılar düzenleyen pek çok grup var. Bu manzara “merkez sağ” geneli için görülen hadise… Türk milliyetçiliği ideolojisi ve milliyetçi camia açısından ise manzara bir felakettir; bu felaket (bence içler acısı) manzara bütün iyi niyetli beklenti sahibi saf ve durumdan endişeli milliyetçi insanlarımızın ” bir araya gelin, birleşin” yollu çığlıklarına rağmen devam etmektedir. Görüyor, duyuyor, şahit oluyoruz ki, “milliyetçileri kendi benliğinde birleştirme bencilliği” son bulmayacak…
Gerek milliyetci camia, gerekse artık bir mudafa-i hukuk zamanı olduğuna inanan, kuvvacı bir yaklaşımın zamanı geçiyor diye düşünen; YOLU VE ÇİZGİSİ ATATÜRK, CUMHURİYET, LAİKLİK OLAN, “NE MUTLU TÜRKÜM” DİYEBİLEN; BİRLİKTE ANDIMIZI VE “GENÇLİĞE HİTABE”Yİ OKUYABİLEN HERKESİN BİR BULUŞMA NOKTASINDA ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMA ZAMANIDIR…
17 Ocak 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
