Anketlerini devamlı şekilde yayınlayan şirketler var. Her yayınlanan anket sonrasında da, yapılan yorumları izliyoruz. Medyanın her türlüsünde (yazılı, görsel basın, sosyal medya) her anket sonrası onlarca, yüzlerce yorum yapılmakta. Elbette yapılan, yapılıp yayınlanacak olan her anket için yapılacak yorumlar, bir sonuç çıkarabilme gayreti olabilir. Ancak görülmekte olan ve genelde değişiklik de göstermediği anlaşılan bir durum var. O da şudur: Bütün anketlerde iki partinin diğerlerine nazaran açık ara önde çıktığı hususu değişmeyen gerçektir. Bütün anketlerin birincisi AKP ise CHP ikincidir, ya da birinci çıkan CHP ise ikinci AKP’dir. Oy nispetleri ise iki, üç puan farkı gibi küçük miktarlar gözükmektedir. Çoğu ankette %28-29 bandı ile %33-34 bandının her iki parti için de gecerli olduğu görülüyor. AKP yanlısı bir şirket bazen AKP’yi hala 34-35 bandında gösterecek anket neticesi açıklarken; coşkulu bazı CHP yanlısı anketler de -az da olsa- bu partiyi 35-36 hatta 37 bandında gösterebilmektedir.
Bütün bu anketlerin ortaya çıkardığı en gerçek ve değişmez, değiştirilemez sonuç da önümüzdeki seçimin HİÇBİR ŞEKİLDE BİR TEK BAŞINA İKTİDAR İMKANINI hiçbir partinin kazanmasının mümkün olmadığı, olamayacağı gerçeğidir. CHP’nin genel başkan yardımcılarının hemen hepsinin ve bütün CHP’lilerin “mahalli seçimde almış oldukları %37-38” civarındaki oyu kendi hesap hanelerinde ve çantada keklik olarak görerek “CHP ülkenin birinci partisidir” söylemi, iyidir iyi olmasına da bu oyu yakalamış olmak bile CHP’Yİ İKTİDAR YAPMAYA YETMEZ…
TBMM’de çoğunluk elde etmenin (300 m.vekili sayısını aşmanın ) şartının nereden baksanız %45’i aşan bir oyu yakalama şartına ( tek başına, ya da ittifaklarla) bağlı olduğu /olacağı seçim sisteminin getirdiği aritmetik bir gerçektir. Ancak böyle bir oya ulaşarak yüzde kırkbeşleri geçebilirseniz, üç yüz milletvekilini aşıp meclis çoğunluğuna ulaşabilir; dolayısıyla da ilk ya da ikinci turda Cumhurbaşkanlığı için gerekli %50+… oyu yakalayabilirsiniz. Bu da göstermektedir ki, mevcut tablodan ne AKP, ne de CHP için tek başına iktidar çıkmaz. O zaman ittifaklar konuşulacaktır. Devam ettiği gözlemlenen BBP+Hüdapar+MHP+DEM ittifakı mi, yoksa karşı tarafta tesis edilebilecek (hiç belli değil) bir ittifak mı meclis çoğunluğu için gerekli %45’i geçmeye, Cumhurbaşkanlığı seçimi için gerekli %50+’yı yakalamaya daha yakındır?…
Türk demokrasi hayatının önündeki cevabı aranan soru budur. Şu an için avantaj hala “cumhur” tarafında gözükmektedir. MHP’ni, DEM’i, Hüdapar ve diğerlerini kanatları altına alıp yürüyen AKP hala bir koalisyon iktidarı için gerekli oya yakın duruyor ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı seçme konusunda da avantajını muhafaza ediyor. CHP yönetimi ise “hala oyunda oynaşta” ( kendi iç hesaplamaları… birinci parti olmanın kendilerini iktidar yapamayacağı ve kendilerine Cumhurbaşkanı seçtiremiyeceği gerçeği. Kiminle meclis çoğunluğu saglayabileceği ve kimi aday yaparsa -Cumhurbaşkanlığına- kazanabileceği …iktidar olmak için gerekli ittifak arayışları zarureti…vs. , vb.) halini terkedememiştir. “Birinci partiyiz” demelerine sebep olan %37-38 oyu alsalar dahi iktidar olmak için %10 oya daha ihtiyaçları oldugunu; hele Cumhurbaşkanlığı istiyorlarsa dışarıdan en az %15 daha oy gerektiğini anlamak, kavramak, ona göre davranmak zorundadırlar. İyi Parti ve Zafer Parti’nin alacakları bölük pörçük oyları CHP’ne katacak olsanız da, bu birliktelikten yine kolay kolay iktidar ( meclis çoğunluğu ) ve Cumhurbaşkanı seçebilme oyu çıkamaz. CHP’nin %30’ları aşması, %35-37-38’leri yakalaması zarureti yanında; İYİ Parti ve Zafer’in doğru tercih ve ittifakla – işbirliği ile birlikte seçime girme, ne derseniz deyin…- %15’lerden %20’lere yürüyecekleri bir ortam oluşturmaları halkın beklentisi haline gelmiştir. Taraflar bunu görmek, idrak etmek zorundadırlar. Atatürk, Cumhuriyet, laiklik çizgisinde tavizsiz yürüme; yeniden Kuva-yi Milliye heyecanı, yeni bir mudafa-i hukuk şuuru ile nefislerini yenerek TÜRKİYE VE TÜRK MİLLETİ’NİN GELECEĞİ İÇİN YOL YÜRÜYECEK BÜYÜK BİR İTTİFAK İHTİYACI MİLLETİN BEKLENTİSİDİR. Kimin “birinci parti” olduğu milletin umurunda değildir. Millet Kurtuluş için formül istiyor. Kurtuluş ve Kuruluş iradesi arayışında…
İYİ Parti kongresinin bu arayış yolunda bir ümit ışığı teşkil etmesi yürekten temennimizdir.
17 Ocak 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
