ÜLKEYİ, “DEM DERHAL KAPATILMALIDIR” GÜNLERİNDEN BUGÜNLERE GETİREN BAHÇELİ ABDİ’Yİ AZARLAMAKLA, DEM’İN PARMAĞINA PARMAK GÖSTERMEKLE BU VEBALİ SIRTINDAN ATAMAZ !..
Devlet bey ” DEM derhal kapatılsın ” diye çok haykırdı. Anayasa Mahkemesi’ne emirler yağdırdı. Anayasa Mahkemesi Devlet beyin verdiği bu talimatlara kulak asmayıp DEM’i kapatma emrini yerine getirmeyince de, bu sefer öfkesi o derece büyüdü ki, işi daha da ileri götürüp, bu sefer “Anayasa Mahkemesi de kapatılmalıdır”a kadar hukukla, kanunla, akılla, mantıkla uymaz laflar etti. Bunların hep birlikte şahidi olduk. Ben kendimden birşeyler katarak, ya da abartarak birşeyler uyduruyor değilim. Olanı biteni söyleyen bir hikaye anlatıcısıyım. Üstelik bu hikaye, bırakın uydurulmasını yaşandı. Sonra ne oldu, nasıl olduysa sanki birilerinin başına taş düştü; o sakıncalı DEM aniden ülkenin kullanışlı aparatı ilan ediliverdi. “DEM’i kapatmayan Anayasa Mahkemesi bile kapatılmalıdır…” diyenler kafalarına düşen taşın tesiriyle midir nedir, bu sefer DEM’i kendilerine kanka, kardeş, yoldaş ettiler. “Beraber yürüdük biz bu yollarda” şarkısını bir başına söyleyenlere “beraber yürüyoruz artık biz bu yollarda…” diyerek MHP’liler, Hüdapar’lılar, DEM’ciler de katıldı.Ta ki, iki üç gün evveline kadar orkestra çalıp söylüyordu. Gerçi, klasik, modern, arabesk anlamsız ve uyum şansı olmayan bir orkestrasyon söz konusuydu ama, inatla çalıp, her biri ayrı kafadan söylemeye yine inatla devam ediyorlardı.Ama Bahçeli DEM’e çok kızıp, kendisinin ve kankasi Apo’nun sözünü dinlemediler diye azarlayana kadar…
Bahçeli, önce Apo’nun sözünü (ve elbette kendi sözünü) dinlemeyen Kobani’ye çok kızdı, öfkelendi, azarladı. Sonra bu öfke ve azarlama ölçüsünü yükselterek toptan SDG’ye yönelip azarlamalarını sürdürdü. Bunları hangi sıfatla yapıyor, herkes gibi ben de merak ediyorum. Hepsinin “ağabeyi” yerine kendini koyuyor herhal… Sonra da “sözümü dinlemediler” düşüncesiyle kızıp azarlıyor. En son DEM’li yol arkadaşları O’nu kızdırınca bu sefer onlara da verdi veriştirdi. Bir yandan Mazlum Abdi’ye öfkeyle parmak salladı; diğer yandan da TC’ne parmak sallamaya kalkışan DEM’in “parmağına parmak” dedi. Devlet beyin bundan sonra yapması gereken başını iki elinin arasına alıp ben ne yaptım da bir canavarı bu kadar büyüttüm diye dövünmektir. Bir belayı cansuyu olup beslediklerinin farkına vardıklarında herşey çok geç olacak…
15 Ocak 2026
Şevket Bülend YAHNİCİ
