1 – Trump ve Netanyahu müşterek basın açıklamasındaki Erdoğan’a yöneltilen övgü ve teşekkür ve “Suriye’yi kurtardı” sözü ne için, ne sebeple sarfedilmiştir? Bu ikilinin “Suriye’nin kurtarılması” sözü ile neyi kasdetmekte olduklarını düşünebiliriz!.. Ya da düşünmeliyiz?! ..

2 – Suriye Trump+Netenyahu+Erdoğan tarafından kurtarıldıysa bu işte ve noktada Türkiye’nin ABD ve İsrail ile ortak hareket ettiği neticesi çıkmaz mı?..

3 – Türkiye olarak, Suriye’de ABD ve İsrail ile birlikte hareket ettik mi, etmedik mi ? ..

4- Diyelim ki, Suriye’de ABD ve İsrail ile birlikte ettik … Bahçeli Mazlum Abdi’yi hem kendisinin, hem de kankası Apo’nun sözünü dinlemediği için azarladı ve bu duruma çok kızdığını söyledi.

5 – Diğer yandan da Mazlum Abdi ve SDG’nin ( Suriye PKK’sının) ABD tarafından beslendiği ( maaş, lojistik, silah milyonlarca dolar …2015 ABD Savunma bütçesinden bu tarafa…) açıktır. Bu demektir ki, ABD+İsrail hem Mazlum Abdi ve PKK’nın (SDG) hamisidir; hem de Şara iktidarının düzenleyicisidir. Bu dediklerimizde de bir “gr.” yalan/yanlış yoktur…

Burada kritik soru, hem Türkiye’ye , hem de sevgili Bahceli’yedir… Biz neredeyiz, ya da soru tekilleşirse Bahçeli nerede ?… Bir dış politika sorusu olarak bütün uluslararası ilişkiler öğrencileri için bu konu ev ödevi olarak verilmeli…😉🤣🤔 Temel’in bilgisayara ” ne var, ne yok” demesi gibi birşey.

Mazlum Abdi Devlet ve Apo abilerinin sözünü dinlese ne olacaktır?..


Siyaset kurumunun ortasından bir isim “Yıllarca Suriye’de Müslümanlar katledilirken gıkını çıkarmayanlar bugün ‘Aleviler öldürülüyor’ diye ortalığı ayağa kaldırıyor” diye bir laf ediyor/edebiliyorsa böyle bir lafın ÖZRÜ olmaz/olamaz. Bu lafı söyleyen kişi şahsi olarak suç işlemiştir. “Halkı kin ve nefrete tahrik ve aşağılama suçu işledi” diye diye bu lafın yanında hafif kalan sözü etti gerekçesiyle insanları içeri atmaktayız. ” Bahis konusu yer Suriye’dir, sözün Türkiye ile ilgisi yoktur demek ve böylesi bir savunma mümkün müdür?.. Elbette, hayır… Bu ülkede müslümanlar yaşıyor ve bir kısmımız da alevi müslümanlarız. Alevi ve müslüman olanı müslümanlıktan dışlama ve suçtaki tarifiyle “aşağılama” kimsenin haddi değildir. “Müslüman” kelimesini “alevi” kelimesinin karşısında birbiriyle ters anlamda kullanmak ve bundan siyaset faydası ummak nasıl bir kafa yapısıdır? Bu suç değil midir ? Şahıs açısından Cumhuriyet Savcısını, hükmi şahıs açısından ( siyasi parti) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısını ilgilendiren bir durum söz konusu değil midir ?…

Benim okuduğum ceza hukuku ve TCK ( ve SPY siyasi partiler yasası) böyle yazmakta…🤔

14 Ocak 2026

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın