Sizlerin de dikkatini çekiyor mu?..
Ne saraydan nede hareketin lideri Devlet Bahçeli’den İran’da yaşanan iç kargaşa ve bölücü “Kürt” örgütlerin bu ülkeye yönelik provokasyonlarına çıt çıkıyor!.. Adeta hiçbir şey olmamış gibi yapıyorlar!.. Meydanı boş sanan terör örgütü PKK canileri de Türkiye’ye yönelik tehdit söylemlerinin dozajını arttırmaktan çekinmiyor!.. Bunun en son örneği de PKK elebaşlarından Duran Kalkan’dan geldi. Eli kanlı katil Kalkan, “İran üzerindeki baskıları Türkiye kendi üzerine almalı” diyerek alçakça tehditlerine bir yenisini ekledi.
Terörist Duran Kalkan önceki gün PKK borazanı Medya Haber TV’ye yaptığı değerlendirmelerde yine irin kustu!. Kalkan, “Türkiye’nin her yandan kuşatıldığını mutluluk (!) içinde” ifade ederken bakın neler söyledi;
“İnsanlar bilemiyor Libya’daki gelişmelerin ne olduğunu. Herkes bir şey diyor. Türkiye’nin desteklediği Genelkurmay, Türkiye’de uçak düştü, öldü. Kimin yaptığı şaibeli. Birçok şey oluyor. Libya şeye giriyor, Mısır zaten bu işin merkezlerinden. İsrail-Kıbrıs-Yunanistan ilişkileri, Doğu Akdeniz üzerindeki hakimiyet ortada. Türkiye Akdeniz’e açılıyordu, Akdeniz’de bir takım şeyleri geliştirmekle hatta petrol aramakla övünüyordu. Kendisinin alanı diyordu. Şimdi neredeyse Akdeniz’e inemeyecek duruma gelmek üzere. Bunu herkes görüyor. Güneyden kuşatılıyor, Orta Doğu’ya inemez hale getiriliyor. Kuzeyden kuşatıldı, Karadeniz’e çıkamaz hale getiriliyor. Yani keşif uçakları dolaşıyor, savaş uçakları düşüyor. Türkiye’de düşüyor Türkiye uçakları. Azerbaycan’da bile bir uçak düştü. Aslında şaibeliydi. Yani birçok şey var; nedenleri bilinemiyor, açıklanamıyor. Neden kaynaklandığı gizli tutuluyor. Ama büyük tehlike ortada. Bir defa bu gerçeği herkesin görmesi lazım. İran üzerindeki baskıları da Türkiye kendi üzerine almalı.”
Stratejist Cahit Armağan Dilek, İran’da patlak gösteren olayları YENİÇAĞ’a değerlendirirken, “Bu gelişmeler bölgede domino etkisi yaratır. Türkiye için çok tehlikeli bir süreç. 2003 yılından bu yana başlayan gelişmelere başlatılan sözde süreç ile nokta konmak isteniyor. Dikkatli olmamız gereken bir süreçten geçiyoruz” uyarısında bulunmuştu. Haksız mı? Asla haksız değil!..
Terörist Duran Kalkan’ın şu sözlerine okuyunca Dilek’e daha fazla hak vermemek mümkün mü?..
Bu yaklaşım, baskıcı ve mevcut tekçi, merkezi, demokratik olmayan yönetim tarzıyla İran yönetilemez artık.
Diğer yandan Kürtler açısından da, mesela en büyük Kürt örgütlenmesi PJAK, 15 yıldır, 2011’den beri ateşkes yürütüyor. Çok tutarlı. Bu kadar baskıya rağmen sabırla bu şeyi sürdürüyor. Başka şeyler de çok geliştirmediler. Aslında İran’da çatışmalar olurken, iç çelişkiler artarken bundan faydalanıp da silahlı şeyi artırmadılar. Bunu görmesi lazım.
Böyle bir politik tutum varken, bunu görüp anlamayıp da şiddetle üzerine gitmek, bombayı topunun içine atmak demek oluyor. Bu tehlikeli, net ifade edebilirim. Öyle kesinlikle olmamalı, öyle yaklaşmamalı. Tam tersine diğer parçalarda, Kürt sorununun çözümü yönünde adımlar atılıyor, demokratik birlik, siyasi çözüm yönünde, Türkiye’de Önder Apo’nun geliştirdiği süreçler var. Bu, İran’da çok daha iyi geliştirilebilirdi. Sorunları dinlense, uzlaşma aransa İran’daki Kürt toplumuyla siyasi çözümün önü daha çok açılabilirdi. Aslında biz de bu temelde rol oynayabilirdik. Bunu zaman zaman da ortaya koyduk. Fakat şimdiye kadar herhangi bir gelişme olmadı.
Sonuç itibarıyla, topluma dönük baskı, şiddetle yönelim, mevcut yönetim açısından kendi ayağına sıkmak olur. Öyle yapmak yerine, başta Kürtler olmak üzere toplumların, halkların, kadınların talepleri nedir; onu dinleyen, ona göre siyasi, demokratik çözümler arayan bir yaklaşım, İran’ı bu zor durumdan çıkarır. Çıkarma yönünde gelişme sağlar. Bizim görüşümüz bu, çağrımız da bu temelde.
Bu anlamda İran’ın geleceğini bu eylemler, demokratik eylemler ve onların talepleri belirleyecek. Bunu herkes bilmeli.
Ateş çemberinin tam ortasındayız!.. Mehter marşları ve hamaset dolu söylemlerle afyonlanmaya çalışılan yığınlara itina ile duyurulur!..
07 Ocak 2026
Ahmet TAKAN
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/
