Dünün “12 KÖTÜ ADAM”ı ‘Yerli ve Milli Aydın’ olur mu?

Bilal Erdoğan, siyaset sahnesinde iyiden iyiye görünür oldu…

“Neden” sorusuna cevap vermeye herhalde gerek yoktur. Necmeddin Bilal Erdoğan, Ankara’da katıldığı bir programda Türkiye’nin kültürel ve sosyolojik dönüşümüne dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Osmanlı’nın son döneminden bugüne uzanan süreçte Batı karşısında aşağılık kompleksi yaşayan bir zihniyetin oluştuğunu iddia etti. Bu zihniyete sahip eski entelektüel yapının artık etkisini yitirdiğini vurgulayan Erdoğan, “Geldiğimiz noktada hamdolsun, o aydın sınıf tasfiye oldu, oluyor. Ancak toplumun saygı duyduğu, yerli ve milli olan yeni bir aydın sınıfımız henüz ortaya çıkmış değil” diyerek bir geçiş dönemi yaşandığının altını çizdi.

Onlara göre “yerli ve milli aydın” nasıl olunur?.. Bu tartışmaya da hiç girmeyeceğim!.. Ancak esaslı bir tahmin yürütmeye çalışacağım. Hareketin lideri Devlet Bahçeli, 2009 yılının Mart ayında Polis Akademisi’nde yapılan “Kürt Meselesinin Çözümü: Türkiye Modeline Doğru” adlı çalıştaya katılan gazeteciler için “12 kötü adam” demişti. Hareketin lideri Devlet Bahçeli, yeri göğü şöyle inletmişti;

25 yıldan bu yana Suriye, Kandil, PKK odaklarını ziyaret edip onlarla görüşerek, tek yanlı Türkiye’de PKK’ya yandaşlık yapanlar, hiçbir dönemde Türk milletinin milli ve manevi değerlerine sahip çıkmayanlar, şimdi İçişleri Bakanı’nın Kürt açılımı projesinde devletin güvenliğini tehdit edecek grubun içerisine gelerek Türkiye’de demokratik açılım bahanesiyle bölünmeye gayret gösteriyorlar, cesaret veriyorlar. Kürt açılımının yerli modelini oluşturmaya çalışıyorlar.

Bu millet sizden usandı

Ey gafiller, 25 yıldan bu yana ne yaptığınızı bu millet bilmiyor mu? Ne yazdığınızı gazetelerdeki köşelerde okumuyor mu? Televizyonlarda Türkiye’nin 12 tane dev adamı vardı. Herkes o marşı söylüyordu. Şimdi 12 kötü adamı dinleye dinleye bu millet usanmıştır. Türkiye’de başka aydın mı yok?

Hareketin liderinin o zamanlar hedef gösterdiği “12 kötü adam” kimdi?..

Milliyet’ten Hasan Cemal, Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya, Akşam’dan Deniz Ülke Arıboğan, Radikal’dan Oral Çalışlar, Sabah’tan Okan Müderrisoğlu, Star’dan Mustafa Karaalioğlu ve Nasuhi Güngör, Vatan’dan Ruşen Çakır, Yeni Şafak’tan Fehmi Koru ve Ali Bayramoğlu, Zaman’dan Mümtaz’er Türköne ve İhsan Dağı.


Günümüzün Türkiye’sine hakim olan siyasi iklimi ve ittifakları da dikkate alırsak… Hele bir de bebek katili Abdullah Öcalan’ın artık “önder” kabul edilerek yürütülen projeyi göz önünde bulundurursak… Bir zamanların “12 kötü adam”ının önümüzdeki gelecek için tasarlanan “yerli ve milli” aydın tipine rol model olacağını söylemek yanlış olmaz. Hareketin lideri Devlet Bahçeli’nin FETÖ hükümlüsü Mümtaz’er Türköne’yi neden hapisten çıkardığını şimdi daha iyi anlıyorum; yeni nesillere “aydın”lık örneği olsun diye herhalde!..


Bilal Erdoğan’ın söz konusu toplantıdaki şu sözlerinin de altını çizelim;

“Üstün dirayetiyle, liderliğiyle Cumhurbaşkanımız, ‘Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında, 21. yüzyıl dünyasına damga vuracak bir Türkiye inşa edelim.’ diyor. Bunu inşa edecek, başaracak olan elbette ki sizlersiniz. Cumhurbaşkanımız bizim yolumuzu adeta açtı. Bunun mümkün olabileceğini bizlere gösterdi. Şimdi biz de bunu başarmak için çok çalışmak zorundayız. Çok çalışmanın kolay alternatifi yok. Çok çalışmak bizim yegane çıkar yolumuz.”

Bir daha altını kalınca çizelim;

“Cumhurbaşkanımız bizim yolumuzu adeta açtı”

Mesaj çok net değil mi?..

Ne demişler?

Anlayana…

27 Aralık 2025

Ahmet TAKAN

KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/


Yorum bırakın