26 Aralık 2025’i yaşıyoruz. “Kurtuluş ve Kuruluş” iradesiyle 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuruna binen Müdafa-i Hukukçu Kuvvacılar, çok uzun süren bir yolculuğun ve yolun sonunda ( Samsun, Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş, Beynam) Ankara’ya vasıl olmak üzeredirler. Geceleme Beynam’da yapılacaktır. Tarih 26 Aralık 1919’dur ve günlerden Cumadır. Ankara ve Ankaralı ayaktadır; davullar, zurnalar çalmakta, (Samanpazarı, Atpazarı, Ulucanlar, Ulus, Hacettepe, Hamamönü) efeler göğe yükselen davul, zurna, bağlama sesleri ortasında sokaklarda, meydanlarda oyunlar oynamaktadır. “Kongre Paşası”, “Sarı Paşa” Ankara’ya gelmektedir. Cuma namazı Namazgâhtepe’de kılınacaktır. Binlerce el, göklere uzanıp “Kurtuluş ve Kuruluş” için dua edilecektir. Beynamlı Hoca Mustafa Efendi yine hutbededir, yine “ırz, namus, ezan, bayrak, vatan için mudafa-i hukuk” demektedir. Cuma günü yaşanan bu kıyamet ertesi gün onbinleri bulan bir kalabalığa ulaşacak, Ankara göğe yükselen bir uğultunun şahidi olacaktır. Azmi Milli’den beri “Kurtuluş ve Kuruluş ” yolunda bilenmiş Ankaralı artık Kuvva’nın, Müdafa-i Hukukun merkezi ve karargâhı olacak bir kaderi yaşamaya dolu dizgin koşuyordu. Seymen geleneği ve töresi gereği “BEYİNİ SEÇMEK” gerekti. İrade açıktı ve Dikmen Kızılyokuş/ Keklikpınarı’nda soru ve cevap iradenin beyanıydı: “Paşam seni görmeye geldik, millet yolunda ölmeye geldik…” Ankara’da yaman bir kış günüydü, yine “kar, kış, kıyamet” idi…Ama KIZILCAGÜN’dü … Karın, kışın, kıyametin ortasından bir KIZILCAGÜN GÜNEŞİ doğmaktaydı. Ateşler yakılmış etrafında davul, zurnalar vuruyor, efeler dört dönüyordu. Bu ateş OĞUZ’UN SİNSİN ATEŞİYDİ… Oğuz neslinin bütün kızılcagünlerinde yaktığı ve etrafında döndüğü SİNSİN ATEŞİ 26/27 Aralik 1919 Ankara’sında bu defa ırzı, namusu, bayrağı, ezanı, vatanı koruma iradesiyle bağımsızlık, özgürlük yolunda, Müdafa-i Hukuk için, Kuvva için ve Mustafa Kemal’i “bey seçmek” için yanıyor, yakılıyordu. Ankaralılar bugünün anısına, Sadullah Seyhan Hocaefendi’yi ,Beynamlı Hoca Mustafa Efendi’yi, Börekçizade Rıfat Hocaefendi’yi, Mustafa Kemal ve Kuvvacıları hatırlayarak, hepsini rahmet ve minnetle anarak YİNE NAMAZGÂHTEPE’DE SİNSİN ATEŞİ yakacak ve etrafında dönecekler. 26/27 Aralık 1919 Ankara’sında yakılan SİNSİN, KURTULUŞ VE KURULUŞ yolunda bir işaret fişeği bir mujdenin ifadesiydi, sanki…Milli egemenliğe ( TBMM’ne); İnönü, Sakarya, Dumlupınar, 9 Eylül’e; Mondros yerine MUDANYA’ya, Sevr yerine LOZAN’a, KURULUŞ ‘a (LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ) yol olmuştu, tarihten getirdiğimiz OĞUZ’UN ATEŞİ idi… Gözümüzün önünde “kawa ateşi” yaktırıp seyrettirilen günlere getirildik. Yine, yeniden bir KIZILCAGÜN GÜNEŞİ’ne ve bu yolda yakılıp etrafında dönülecek OĞUZ’UN SİNSİN ATEŞİNE o kadar ihtiyacımız var ki…
26 Aralık 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
NOT: PKK’ya Irak’ın kuzeyinde Süleymaniye’de yaktırılan “kawa ateşinin” 27 Aralıkta Ankara’da doğan KIZILCAGÜN GÜNEŞİ’ne inat bir düşüncenin tezahürü olduğu çok açıktır.
