Nerde kalmıştık?…
Saray kulisleri… Taht kavgaları… Bakan toto…
Önce teknik bir bilgi;
Kevgire çevrilen Anayasamızın 106’ncı maddesinde şöyle deniyor;
“Cumhurbaşkanı, seçildikten sonra bir veya daha fazla Cumhurbaşkanı yardımcısı atayabilir.
Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması halinde, kırkbeş gün içinde Cumhurbaşkanı seçimi yapılır. Yenisi seçilene kadar Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması hallerinde, Cumhurbaşkanı yardımcısı Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.”
Cumhurbaşkanı yardımcısı koltuğunda şu an Cevdet Yılmaz oturuyor. Daha önce bu koltukta Fuat Oktay vardı. Tayyip Erdoğan bu zamana kadar hep tek Cumhurbaşkanı yardımcısı ile durumu idare etti. Anayasanın ucu açık, Erdoğan istese saraya 3-5 yardımcı daha atayabilir.
Başkent Ankara bir süredir “kabine revizyonu” iddiaları ile çalkalanıyor. Bence çok ehemmiyeti yok. Neden?.. Çünkü; “Bakanlar Kurulu” bu ucube sistemde figüranlar kurulu gibi bir şey. “Bakanlar” saraydan gönderilen evrakı –aynen- uygulamakla görevli memurlar!.. “Bakanlar” ın yanlarında sayıları değişen yardımcıları da var. Onlar ayrı bir alem…Aralarında yaşanan kavgalar ve çekişmeler icraatın çok önünde ve ötesinde….
Günün bomba kulisi ise yine saray kaynaklı…
Tayyip Erdoğan sonrası için yaşanan taht kavgasının önemli adaylarından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ilgili.
Sarayın derin koridorlarından gelen bilgilere göre; Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı yardımcısı sayısını 3’e çıkarmayı planlıyor. Şu anda Cumhurbaşkanı yardımcısı olan Cevdet Yılmaz’ın görev alanlarında bazı daraltmalar olacak. Vee, Hakan Fidan, Dışişleri Bakanlığı görevinden alınarak Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanacak. Fidan, geniş yetkilerle donatılacak. İddialara göre, Hakan Fidan Dışişlerinden sorumlu olmanın yanısıra MİT’de ona bağlanacak. Peki, Hakan Fidan’dan boşalacak Dışişleri Bakanlığı koltuğuna kim oturtulacak?.. İddialardan aynen aktarıyorum; “en kuvvetli aday Mevlüt Çavuşoğlu”.
Türkiye’nin bir sıcak gündemi de formatlanmış “çözüm süreci”…
Meydanı boş bulan içerden-dışarıdan saldırmaya, Türkiye’ye irinleri akıtmaya devam ediyor. Kuzey Irak’ta “17 Aralık Kürdistan Bayrak Günü” kutlamaları dikkat çekiciydi. Bir zamanları postal yalayıcısı Barzaniler fırsatı ganimet bilerek yine cerahat akıttılar. Finanse ettikleri sözde haber kanalları üzerinden yine alçaklık yaptılar!..
Emekli Albay Erdal Sarızeybek Rudaw’da yer alan bir haberi yakalayıp şöyle tepki göstermiş;
17 Aralık, Erbil’de bayrak günü kutlanmış..
Barzani yayını Rudaw, bu bayrağın ne olduğunu anlatmış..
Bu Rudaw, ‘Bu bayrağın temel formu, 1927-1930 yılları arasında Ağrı Kürt Cumhuriyeti (Xoybûn Cemiyeti) tarafından tasarlanmış ve kullanılmıştır’ demiş..
Burda dur!
Ağrı Kürt Cumhuriyeti dediği, 1930 Ağrı Taşnak isyanı..
Xoybun dediği, ‘Taşnak Hoybun’..
Çetenin elebaşları, Taşnak Papaz Vahanyan, Celadet Ali Bedirhan ve isyancı kaçak tarikat şeyhleri..
Nedir bu örgüt?
Bu örgüt, devlet olmadığı halde, Osmanlı Devleti ile Ermenistan adına Sevr’i imzalayan, ABD hakemliğinde Doğu Anadolu’da bir Ermeni Devleti kurulduğunu ilan eden Taşnaksutyun çetesidir.
…
Önce Ruslarla işbirliği yaptılar, 1915’te masum halkımızı Osmanlı’ya karşı isyana sürüklediler, güçleri yetmeyince kaçtılar.
Sonra Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı İngilizlerle işbirliği yaptılar, bu kez tarikat şeyhleri üzerinden halkımızı isyana sürüklediler, bastırılınca yine kaçtılar.
Baktılar olmuyor..
Bu kaçaklar, 1927’de Taşnak Hoybun örgütünü kurdular.
1930’da masum halkımızı yine Devlete karşı isyana sürüklediler, bastırılınca bu kez kaçmadılar, Asala oldular, Pkk oldular, Ypg oldular ve Barzani oldular.
Ve bugün..
Barzani’nin bayrak diye salladığı budur, Taşnak sembolü.
Bu örgüt bir Haçlı ittifakıdır.
Ve Türkiye sadece terör örgütü Pkk değil, Türk Milleti ve Devletine karşı bir Taşnak Pkk/Barzani ittifakıyla karşı karşıyadır.”
Erdal Sarızeybek’in paylaşımına ufak bir katkım olsun;
Barzanilerin güdümündeki DARKA MAZI’da “bayrak günü” dolayasıyla yer alan bir analizde şöyle deniyor;
“Ne oldu? PKK kendini feshetti. Fakat Ala Rengin ayakta.. ve Şimdi Kürtler Ala Rengin’i eskisinden daha çok savunuyor, seviyor ve sahipleniyor… Sporcular zafer kazanınca Kürdistan bayrağı açıyor. Gençler yerde bayrakla geziyor… Dört sömürgeci devletin ve içte de PKK’nin çabasına rağmen Kürt bayrağı canlı ve canlı kalacak…”
Mesud Barzani’nin Cizre şovuyla Türkiye’ye meydan okuması…
Kime hesap soruldu?..
Dümeni kırık bir gemide alabora oluyoruz!..
19 Aralık 2025
Ahmet TAKAN
KAYNAK: https://yenicaggazetesi.com.tr/
