Hem “Unesco Dünya Türk Dili Ailesi Günü” hem de doğumunun 150. yılında “2026 TÜRK DÜNYASI ZİYA GÖKALP YILI” dolayısıyla Türkçemiz ve Gökalp üzerine…

“…Türklük hem mefkurem, hem de kanımdır; Sırtımdan alınmaz, çünkü kürk değil…” diyordu Ziya Gökalp merhum. Niye mi bu sözlere gerek duymuştu?.. Çünki, o devrin hainliği ile meşhurlarından Ali Kemal denilen kişi Gökalp’in kafasının tasını attırmış O’na “Türkçülük yapıyorsun ama Türk bile değil, Kürtsün” demişti. Gökalp de Ali Kemal’e bir şiirle cevap verecekti. Aslında bu şiir, sanki sonradan Cumhuriyetin de felsefesi haline gelecek “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” sözünün bir ön hazırlığı idi…

“…Hatta ben olsaydım, Kürt, Arap, Çerkes; İlk gayem olurdu Türk milliyeti, Çünkü,Türk kuvvetli olursa mutlak, Kurtarır her İslam olan milleti.” diyor, devam ediyordu.

“…Türk olsam, olmasam, ben Türk dostuyum, Türk olsan, olmasan sen Türk düşmanı, Çünkü benim gayem Türkü yaşatmak, Seninki öldürmek her yaşatanı …”

Bir polemikten kaynaklanan bu şiiri bilen, okuyan fazla insan olduğunu zannetmiyorum. Şöyle arkamıza yaslanıp, dikkatlice birkaç kere ve düşünerek okuyacak olsak, günümüzde de ne kadar çok “Ali Kemal” olduğunu ve Gökalp’in kafasının tasının atmasının ne kadar haklı bir iş olduğunu anlarız.

Gökalp merhum,Türk milliyetçiliği fikir ve düşünce sisteminin oluşumunu sağlayan, Türklüğün vazgeçilmez bir mefkure olduğunu bu milletin evlatlarına anlatmaya çalışan büyük bir düşünür/fikir/dava adamı ve idealistti…

TÜRKSOY’un, doğumunun 150. yılı olan 2026’yı ‘TÜRK DÜNYASI ZİYA GÖKALP YILI’ olarak ilanı, gayet yerinde ve fevkalade güzel bir karar olmuştur. Gökalp merhum bir Türkçüydü elbet, ancak TÜRKÇÜ OLDUĞU KADAR DA TÜRKÇECİYDİ…

Gökalp için Türkçemiz Türkçülük için bir vazgeçilmezdi. Türkçülük için de, Türkçeye sahip çıkmak elzemdi. Gökalp’e göre Türk’e sahip çıkmanın şartı Türkçeye sahip çıkmaktı. Türklüğü, Türkçülüğü, Türkçeyi birbirinin ayrılmazları addediyordu. Bir yandan TÜRKSOY’un 2026 Ziya Gökalp yılı kararı, diğer yandan Unesco’nun “Dünya Türk Dili ailesi günü -15 Aralık-” ilanı hoş ve güzel bir tesadüf olmuştur.

Sözü bu vesile ile yine Gökalp’e bırakalım: “…Turan’ın bir ili var, ve yalnız bir dili var, başka dil var diyenin, başka bir emeli var…”,
“…Türklüğün vicdanı bir, dini bir, vatanı bir, fakat hepsi ayrılır, olmazsa lisanı bir…”

Gökalp, Türkçeyi ve dil birliğini ülke bütünlüğünün sigortası olarak görüyor; TÜRK DÜNYASI’nın birliğinin de Türkçe sayesinde sağlanacağına inanıyordu.

Türk’e düşmanlık edenlerin Türkçe’ye de niye düşmanlık ettikleri bundandır. Türkçeye sahip çıkmak Türklüğe sahip olmayla eşdeğerdir.

14 Aralık 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın