DURSUN ÖNKUZU’YA VEFA

23 Kasım 1970 tarihinde, o yıllarda Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu son sınıf öğrencisi Dursun Önkuzu, kendi okulunda komünist militanların saldırısına uğramış, güya okulda güvenliği sağlamakla görevli emniyet güçlerinin gözleri önünde B Blok üçüncü kata çıkarılıp işkence sonunda katledilerek pencereden aşağı atılmıştı. Daha sonra aile adına açılan davada Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları gerekli tedbirleri almayıp bu cinayete sebep oldukları için tazminat ödemeye mahkûm edilmişlerdi. Ne yazık ki olayın failleri belli olup tutuklanmalarına rağmen 1974 yılında çıkarılan af sonunda serbest bırakılarak ortada dolaşmış, üstelik kendilerine kamu kuruluşlarında görev bile verilmişti.

Aradan 55 yıl geçmesine rağmen o olay unutulmadı. Olay hemen taze iken ünlü yazar Emine Işınsu Zile’ye giderek Dursun Önkuzu’nun ailesi ile görüşüp araştırmalar yaptıktan sonra Sancı Romanını yazmış, roman büyük ilgi görmüştü. Yıllar sonra Okulun öğretim üyelerinden Prof. Dr. Hikmet Doğan da yine Zile’ye giderek araştırma yaptı, Önkuzu’nun arkadaşları ve hayatta kalan aile üyeleri ile görüşerek Kuzu Romanını yazdı. Bu eser de okuyucusuna ulaştı, ilgi ile karşılandı. Halen iki eser de aranıyor, okunuyor.

Dursun Önkuzu için her yıl şimdi artık Gazi Üniversitesi’ne bağlı Teknoloji Fakültesi olan okulun öğrencileri, öğretim üyeleri, yurdun dört bir tarafında ve yurt dışında bulunan ülkücü kuruluşlar tarafından anma törenleri düzenleniyor. Toplantılardan bazılarına Önkuzu’nun aile üyeleri de katılıyor.

Bu yıl Ankara’da iki tören düzenlendi. 21 Kasım Cuma akşamı Gazi Üniversitesi Mimar Kemal Salonu’nda Gazi Üniversitesi Ülkücüleri ve 27 Kasım günü kendi okulundaki Konferans Salonu’nda Teknoloji Fakültesi Dekanlığı, Teknik Eğitim Vakfı, Türk Eğitim Sen 7 nolu Şubesi ve öğretim üyelerinin oluşturduğu Dursun Önkuzu Akademi’nin düzenlediği programlar ilgi ile takip edildi.

27 Kasım’da, “Dursun Önkuzu’ya Vefa” adıyla düzenlenen ve gün boyu devam eden programın sunuculuklarını Dr. Kasım Habalı ve Dr. Oğuz Poyrazoğlu yaptılar.

Kur’an-ı Kerim okunup İstiklal Marşı söylendikten sonra Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Musa Atar, Teknoloji Eğitim Vakfı Başkanı Bayram Arslanoğlu, Türk Eğitim Sen geçmiş dönem başkanı ve Gazi SEM müdürü Doç. Dr. Tayfun Fındık ve Önkuzu Akademi temsilcisi Dr. Yusuf Kılınç tarafından açış konuşmaları yapıldı. Konuşmacılar, Dursun Önkuzu’nun okulları için sembol bir değer taşıdığını, aradan elli beş yıl geçmesine rağmen unutulmadığını ve hatırasının yaşatıldığını, bundan sonra da yaşatılacağını, Teknoloji Fakültesi’ne gelen başarılı öğrencilere, Önkuzu Akademi öncülüğünde destek olunup ödüllendirileceklerini anlattılar.

Programda daha sonra “Bir Devrin Mazlumları – Ertuğrul Dursun Önkuzu ve Şehitler” konulu panele geçildi.

Emekli Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Teknoloji Fakültesi eski Dekanı ve Teknik Eğitim Vakfı Kurucular Kurulu Üyesi Prof. Dr. Duran Altıparmak tarafından yönetilen panele konuşmacı olarak Genç Ülkücüler Teşkilatı Kurucu ve ilk Genel Başkanı Salih Dilek, Önceki Teknik Eğitim Vakfı Genel Başkanlarından Emekli Öğretim Görevlisi Şükrü Serimer, Kuzu Romanı’nın yazarı, Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hikmet Doğan ve Emekli Öğretim Üyesi, 2015 – 2020 dönemi Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Refik Turan katıldılar. Konuşmacılar 1970’li yıllar, öncesi ve sonrasında yaşanan olaylar, Dursun Önkuzu’nun okul hayatı ile idealleri üzerinde geniş değerlendirmeler yaptılar. Konuşmacılar aynı zamanda dönemin ve o yıllarda yaşanan olayların tanığı oldukları için konuşmalar bir duygu yoğunluğu içinde geçti, dinleyiciler de etkilendiler.

Verilen yemek arasından sonra, önceki Rektör Profesör Dr. Musa Yıldız’ın teklifi ile kurullardan geçtikten sonra resmi olarak Dursun Önkuzu Binası olarak adlandırılan Teknoloji Fakültesi B Bloka geçilerek bina önünde hatıra fotoğrafı çekildi.

Program devam ediyordu. Tekrar A Bloktaki Konferans Salonuna geçildi. Burada, Teknoloji Fakültesi Mühendislik Programlarını birincilikle kazanan öğrencilere başarı belgeleri ve hediyeleri verilecekti.

Belge takdimi ve hediyelerin verilmesinden önce katılımcılar Dursun Önkuzu ile ilgili tanıklıklarını ve dönemle ilgili hatıralarını anlattılar. Okul mezunlarından olup Önkuzu Akademi’nin oluşmasına öncülük eden Tahir Deveci ile Önkuzu’nun kardeşi Samiye Oktay konuşurlarken hem kendileri duygulandılar hem de dinleyenler. Konuşmalar sırasında kelimeler boğazlarda düğümlendi, göz yaşları aktı, hıçkırıklar duyuldu.

Aradan yarım asırdan fazla, elli beş yıl gibi bir zaman geçmesine rağmen bir okulun kendi öğrencisini unutmaması, okul idaresinin, öğretim üyelerinin, dönem arkadaşlarının ve o okulun kaç nesil sonraki öğrencilerinin toplantılar düzenlemesi, böylesine yüce bir vefa duygusunun yaşatılması gerçekten takdire şayandı.

Türkiye ne yazık ki öyle acılar yaşamış, karanlık günlerden geçmişti. Devirler değişiyor, acılar, dertler bitmiyor. Dursun Önkuzu’yu katledenler tutuklanıp haklarında hüküm verilmesine rağmen 1974 yılında çıkarılan bir afla salıverilerek toplumun içine karışmışlar, üstelik “devlet memuru” olmuşlardı. Bu tür uygulamalar derin yaralar açıyor. Önkuzu’nun, arada yarım asırdan fazla bir zaman geçmesine rağmen acısının hiç dinmemesi, her yıl daha büyük bir özlemle ve daha geniş toplantılarla anılması bile bunun en büyük örneğidir.

Ne yazık ki şimdi de yaklaşık 50 bin vatandaşımızı katleden eli kanlı bir terör örgütü
mensuplarının affına yol açacak, en masum ifadesi ile onları aklayacak, yaptıkları zulmü,
devletimize milletimize verdikleri zararı yok sayacak bir yola girildi. Çok sayıda öğretmenimizi acımasızca katleden bir terör örgütü liderinin ayağına hem de 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde TBMM üyelerinin gitmesi hoş olmamıştır. O öğretmenlerimizin aileleri, arkadaşları bunu unutmayacak, yıllar sonra da o acıyı yaşamaya devam edeceklerdir.

Yine şehit olan yüzlerce polisimizin, askerimizin aileleri, vatandaşlarımız da aynı acıyı yaşamaya devam edeceklerdir.

Onun için bu konularda daha dikkatli olunması, siyasilerin şehit ailelerini ve terörden mağdur olan insanlarımızı incitici en küçük davranışlardan kaçınması gerekiyor.

Ülkü uğrunda şehit Dursun Önkuzu’yu bir defa daha rahmetle anıyor, vefa duygusunu yitirmeyip hatırasını yaşatan herkese teşekkür ediyoruz.

28 Kasım 2025

Osman OKTAY

Dursun Önkuzu Binası


Yorum bırakın