Onura fiyat biçmemenin çaresi, yeniden ahlak ve maneviyata dönüştür…

“Varsın hayat yalakalara şans tanısın. Ben onuruma fiyat biçmem. Yaşadığım kadar daha yaşasam, asla tüküreceğim eli öpmem.” demiş Ömer Hayyam Üstad…

“…Onuruna fiyat biçmemek” ve de biçtirmemek çok önemli bir iştir. Böyle insanların çoğunluk teşkil ettiği bir cemiyet yapısı sağlıklı, ideal, insan ilişkilerinin normallik arzettiği bir özelliğe sahip demektir. Ahlâk erozyonu ve manevi çöküş yaşayan/ yaşanan toplumlarda ise onuruyla dik duran insanlar değil, yalakalıkla ve yalakalıktan geçinenler öncelik/öndelik kazanacaktır; bu hal doğru olmayan bir iştir, ama -maalesef- tabii gelişmedir.

Şimdi, arkamıza yaslanalım ve “biz hangisiyiz acaba?” diye düşünelim. Onuruna fiyat biçmeyen/ biçilemeyen insanların çoğunlukla yaşadığı Hayyam’ın ideal insan tipi çoğunluğu mu, yoksa yalakaların/yalakalığın kol gezdigi bir cemiyet yapısı mı hayatımıza hakim? Cevabımızda mateessüf ikincisi ağırlık kazanacağına göre ” bu hale nasıl geldik? – ya da düştük – ” diye derin derin düşünüp çare aramalıyız. Gençlik yıllarımızdaki CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) proğramında “yeniden ahlak ve maneviyata dönüş ” yazıyordu. Yoksa ” …sokaklarda ıspanak fiyatına satılan”a mahkum oluyorsunuz…🤔

Başbuğ Türkeş’in haykırışı kulağımda çınlıyor: “Ben Türk milletini, sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye; rüşvet ve hileyle çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenlerine, ahlaktan mahrum bir hürriyete; tefeciliğe, karaborsaya yer veren bir iktisadi yapıya çağırmıyorum. Türklük şuur ve gururuna, İslâm ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe; kısacası hak yolu, hakikat yolu, Allah yoluna çağırıyorum.”

Başbuğ Türkeş, “YOKSULLUKLA SAVAŞA”, “ADALETTE YARIŞA” diyordu…

Hayyam’dan günümüze, Türkeş’ten bugünlere nasıl geldik ?…

16 Kasım 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın