HALKA “ALENEN” DÜŞMANLIK MI, HALKI “ALENEN” DÜŞMANLIĞA TAHRİK Mİ?…

“Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçu mu daha büyük ve tehlike arzeden bir suçtur; yoksa halka kin ve düşmanlık besleyerek (” …Anayasal düzeni yıkmak için silahlı terör örgütü kurmak/katılmak”) “ALENEN” dağa çıkıp düşmanlıkla halka saldırıp insanları öldürmek mi ?.. Osman Kavala, Ayşe Barım, Fatih Altaylı, Albay Orkun Özeller ( bir tek O’nun dağa çıktığı söylenebilir, o da terörist kovalamak için) Can Atalay içerdeler…( tahliye hariç) Onlar için “umut hakki” da yok… Apo’ya “umut hakkı”  var. Demirtaş “maksat hasıl oldu, artık çıkartın” ( yine yargıya talimat…) …Yargılansalar ağırlaştırılmış müebbet hapis yemeleri kesin Bese Hozat’ın 30 kişilik çetesine tiyatro… Ala memleket, ala hukuk…

*****

Arkadaşlar yazının ilk paragrafını dikkatle okumanızı tavsiye ediyorum çok enteresan bir ifade çünkü böyle bir şahitlik olamaz

Bu ” adem” neyin şahididir?.. “…Her ne kadar şahit olmasam da…” diye bir şeye / olaya şahit olmadığını beyan ediyor. Şahit olmadığı, yerinde görmediği, duymadığı bir olayı “düşünmekteyim” şeklinde ifade eden bir şahsın beyanını ciddiye alan bir hukuk sistemi için durum vahimdir, demektir. 50 seneye yakın hukuk biliminin içinde yaşamış ve yıllarca ceza hukuku çalışmış bir kişi olarak hayretler ve dehşet içinde bunları izlemekteyim. Şahit olmadığı, duyup, görmediğini ifade ettiği; sadece tahminen beyanda bulunuyorum dedigi bir olayın üretilmiş şahidi haline getirilen insanlar yüzünden birçok kişi mağdur edilebilmektedir.

13 Kasım 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın