
Askıda ekmek, askıda simit, askıda fatura ve askıda olan daha niceleri; bu durum yaşamın da askıda olduğunun habercisi değil mi?
Bu düzen diyemeyeceğimiz, hayatın olağan akışına uymayan bu düzensizlik sürdürülebilir değil.
Yıllardır deneme – yanılma metoduyla, bir ileri iki geri uygulanmaya çalışılan bu düzensizlik başta hane halkı olmak üzere bütün sosyal dilimleri perişan etmiştir.
İktidarın uygulamaya koyduğu bütün ekonomik ve sosyal tedbirler ve reçeteler hastalığı iyileştirmek bir yana müzminleştirmiştir.
İktidarıyla, muhalefetiyle siyaset kurumu maalesef sorunlara çare üretememektedir.
Sağlık Bakanlığı, 3 Kasım 2002’den bugüne uzmanların vatandaşlarımıza reçete olarak yazdıkları antidepresan adedini kamuoyu ile paylaşabilirler mi acaba?
Açlık, yokluk ve yoksulluk ürkütücü boyutlardadır. Bir de buna hukukun içler acısı durumunu eklersek, nasıl çıkılacak bu düzensizlik durumundan?
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, küresel emperyalizmin aparatı olan bölücü narko-terör örgütü PKK ve siyasi uzantıları ile yürütülen süreç, halkta infiale neden olmaktadır.
Bölücü narko-terör örgütü PKK’nın başı Öcalan’ın isteği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ısrarıyla oluşturulan iç tüzük dahil hiçbir hukuki ve Anayasal dayanağı olmayan komisyona derhal son verilmelidir.
Yeniden hukukun üstünlüğüne ve Atatürk’ün kurucu ayarlarına dönülmelidir.
İktidar ve muhalefet birlik olmalı, sürdürülebilir olmayan bu düzensizliğe son verilmelidir.
Sözün özü, her şey askıda. Buna yaşamlarımız da dahil!
06 Kasım 2025
ÜLKÜ PINARI
