-3 Kasım 2002’den 3 Kasım 2025’e – Ne idik, ne olduk? .. Neredeydik, nerelere geldik?..

Her şey 3 Kasım 2002’de başladı. Bahçeli, MHP oyunun %22’lere, %24’lere çıkabileceği konusunda ikna edilmiş görünüyordu. Kendisine bu yöndeki bir telkini kimin/kimlerin yaptığını; hangi aklın böylesi bir ikna faaliyetinde bulunduğunu inanın ki, bilmiyorum. Ben Partinin Basın ve Propaganda başkanıydım, her ne kadar çok uzun bir müddetten beri uyuşmazlık ve anlaşmazlıklarımız var ve devam ediyor idiyse de, görevim ve sıfatı da devam etmekteydi. Bir 7 Temmuz günü ( 2002) yine ne benim, ne milletvekili, başkanlık divanı üyesi, bakan hiçbir arkadaşımızın haberi olmadan; hiİstişare etmeden; kimseyle bu konuda bir görüşme yapmadan ( görüştüğü kişi/ kişiler var idiyse hala -çeyrek yüzyıl geçti – bilinmiyor) Kocayayla’da “3 Kasım’da erken seçim” deyivermişti. Hem o 7 Temmuz, yakın siyasi tarihimizin karanlıkta kalmış bir günü; hem de 3 Kasım “kara günlerimizin” başlangıcı olarak yerini aldı. Herşey orada başladı ve bugün MHP ile PKK kanka oldu…

Ben çok sordum. Bütün Türkiye ve bütün Türk milliyetçileri de 7 Temmuz ve 3 Kasım’ı sormak zorundadırlar. Bu karanlık dehlize nasıl, niye, niçin girdik diye?..

HALÂ “BİRLEŞME YERİ MHP’DİR” DİYEN ARKADAŞLAR:

MHP yönetimine hiç sordunuz mu ” Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkartıp Cumhura – AKP ve MHP’ye- oy istettiniz. Bu doğru bir iş miydi?..” Siz yöneticilerinize sordunuz veya sormadınız, ben sizlere soruyorum. Böyle bir işi yüreğiniz kaldırdı mı?..

ANDIMIZ bu ülkede MHP “kaldırılmasın” demediği için yasaklandı. 2×2=4 kadar gerçek…

Yöneticilerinize, ile ilçeye gelip nutuk atan mebuslarınıza hiç bu Andımızı niye kaldırdınız, niçin “evet” demediniz diye sordunuz mu ?..Ben size soruyorum…

Teğmen Ebru ve arkadaşları sadece “Mustafa Kemal’in askerleriyiz ” dediler ve ihraç edildiler. İhraç kararı lehine demeç veren yönetiminize bu konuyu hiç sordunuz mu? Ben size soruyorum bu ülkenin askerleri “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağırmasın mı?.

Karayılan’ın, Apo’nun suç makinesi Bese Hozat’a gösterdiğiniz itibar/kayırma/ suçsuz muamelesini ” Ebru teğmen gibilerden esirgeyecek kıvama nasıl getirildik ” diye kendi kendinize sual etmez misiniz?..

Türk milliyetçiliği fikrinin ve siyasi hareketinin liderinin kabri başında Apo’yu ” kurucu önder” diye selamlayan önderinize “bu nasıl iş, ne halt etmek demektir?” diye niye sormazsınız ?..

Apo’nun telkin ve tavsiyesi doğrultusunda TBMM’nde komisyon kurulmasını sağlayan önderinize “dur arkadaş bizi nereye sürüklüyorsun?” demek hiç aklınıza gelmez mi ?.. Bütün bu işleri vicdanınız nasıl kabul eder, nasıl isyan etmezsiniz de hala “ülkücülerin yeri MHP’dir” ; “her işi bilir Devlet beyimiz…, o bir bilgedir” , “MHP’de birleşmek lazımdır” dersiniz ?… Sormaz mısınız önderinize ve yardımcılarına “daha düne kadar Apo’ya katil, cani derken ne oldu da kanka oldunuz? ” ; Mansur beye oy verenleri, CHP’lileri “siz PKK’lısınız” diye yıllarca suçlarken hangi ara “PKKperver” oldunuz?..

Milliyetçi ve ülkücü camiaya ne “gel” deme hakkınız; ne de bu camia mensuplarına hesap sorma imkanınız kalmamıştır. Siz önce camia mensuplarınca size sorulmakta olan sorulara cevap verin. Bu saatten sonra ne cevap verirseniz verin zaten sınıfta kaldınız…Camia bütünleme hakkı tanır mı, tanımaz mı onu bilemem.

Şu an itibarıyla PKK tarafından ( senaryosunu Apo’nun yazdığı) yazılan sinopsis gereği çekilen filmin, sahnelenen tiyatronun bir oyuncusu haline getirildiğinizi ne zaman farkedebileceksiniz ? Hiç farkedeceğe benzemiyorsunuz. Hala Apo+PKK+DEM+Kandil + ” PKK Suriye kolu” + Trump vs. vb. ile AKP tarafından önünüze getirilen denklemin farkında değilsiniz… Denklem çok basit… Apo’nun özgürlüğüne karşı ( “biz Apo’yu özgür kılalım” ) siz de Cumhurbaşkanlığı adayımıza destek ( ” bizim adayımıza – Erdoğan ya da başka bir AKP adayı – oy”) verin …Formül açık ve basit .
Görmüyor musunuz ?..

03 Kasım 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın