
Beynelmilel komünizmin meşhur, meşhur olduğu kadar da komik ve ütopik bir sloganı vardı: ” Dünya proleterleri birleşin!..” O birleşmenin bir masal olduğunu, komünizmin ilk çıkış yıllarındaki her biri bir hayalperest olarak tanimlanabilecek önderlerinin anlattığı gerçekleşmesi imkansız bir hikaye olduğunu herkes biliyordu ama vazgeçemedikleri slogan ve iddia buydu. SSCB’nin ideoloji temelinde “sovyetlerin elektrikleşmesi”, ” tüm sovyetlerin elektrifikasyonu” denilirken herhalde ve en azından birliği oluşturan proleteryanin birliği ya da eşitliği ilkesinden yola çıkılmaktaydı. Ancak sistemin bir Rus Merkez Fedaratif Sovyeti egemenliğine dönüşmesi sonucu ne “proleter birlesmesi, ne de eşitliği” söz konusu bile olamadi. Rus mujigi ile Özbek kolhoz işçisini birleştiren ve eşitleyen bir sistemi göremeyenlerin haklı tepkileri (Vahidov, Galiyev, Rizkilov, Akmal İkram, Hocayev, Nerimanov) tasfiyelerine ya da hazin sonlarına sebep oldu. Çin’de hala “han” soylu bir proleterle Kaşgar’lı proleterin birleşmişliğinden, eşitliğinden bahsetmek mümkün müdür?.. Tito’nun yıllarca değişik bir komünizm modeli olarak yürüttüğü sistemin çöktüğü gün, Arnavut, Makedon, Boşnak, Sırp, Türk ne varsa bütün proleterler birbirinin boğazına sarıldı, zaten 7 mi, 8 mi devlet oldular. Yani, bu dünya proleterlerinin birleşmesi işi bir masaldı, bir hikayeydi, başı da sonu da fiyasko bir işti. Bu konuda Azerbaycan Komünist Partisinin çok hoşuma giden ve sloganı değiştirerek ifade eden sloganını hatırlatıp (çeşit olsun diye) bu konuyu kapatacağım…”Dünya zehmetkeşleri birleşin!.” Kulağa daha da hoş geliyor değil mi ?..🤣
Bu “proleter birleşmesi” ütopyasını bir kenara bırakırken; bu ütopya peşinden seğirtip yüzlerce parçaya, ideolojik ayrılığa, sol literatür adıyla “fraksiyon”a bölünmüşlüklerinden bahse hiç girmiyorum. Dünyanın bütün işçisini birleştirme gayretinde olup kendi arasında bu işin nasıl yapılacağında bile birleşmemis zavallıların zavallı ideolojisi.Onlara hep acımışımdır…
Peki bir türlü birleşemeden, üstelik paramparça halde yaşayıp, aynı şekilde sonlanan bu proleter macerasına ve maceracılarına acıyorum da bize/bizlere/Türk milliyetçilerine ve inandığım/şeref bulduğum Türk milliyetçiliği ideolojisine/davasına acımıyor muyum ?..İÇİM YANIYOR İÇİM …
66-67-68-69’lu yıllardan beridir çocuk denilecek yaşlarımızdan beri kendimizi Türk milliyetçisi bildik, kutlu dava içinde yer aldık. İlmek ilmek örerek, yoklarla, yokluklarla boğuşarak, arkadaşlarımızın, dostlarımızın, en yakınlarınızın şehadetinde ( belki yüzlerce kere) cenazelerine birlikte omuz vererek davayı yere düşürmemeye gayret ettik.
Onlarca sosyal paylaşım sitesi var. Türk milliyetçiliği ideolojik çizgisinden gelen, her biri bir başka siyasi çizgiye savrulmuş; her biri kendisini en hakiki ülkücü diye tarif eden, egosunu aşmayı becerememiş ( kendisini sevme/beğenme duygusunu – narsizm- aşamamış insanlardan hep birlikte milleti sevmeleri beklenemez .
Dolayısıyla da onlarca aynı çizgiden türeyen, “en hakiki ülkücü”nün kendileri, ” en hakiki ülkücüler partisinin” de kendi partileri olduğu iddiasıyla siyaset sahnesindeler. “Ülkücü” veya “milliyetçilik” iddialı parti sayısı kaç oldu bilmiyorum. Konuya bu camiadan oy alma düşüncesinde olmak diye bakarsak daha da çok sayıda partiler oldugunu görürüz. Bahis konusu bu milliyetçi ve ülkücü olduğunu iddia etmekte olan sosyal paylaşım sitelerinde milliyetçi ve ülkücü camia mensubu arkadaşlarımız/ kardeşlerimiz adeta feryat figan halinde ” birleşin”, ” birleşin” diye tutturup gidiyorlar. Kristal sürahinin yere düşüp parçalandığını düşünün, unufak olur, yapıştırmak, birleştirmek imkan dışıdır. Ama bizim saf, temiz, iyi niyetli arkadaşlarımız ne kadar çok ” birleşin” diye yazarlar, çırpınırlar, bağırırlarsa bu partilerin yöneticilerinin sözlerine uyup birleşeceklerini mi zannediyorlar, nedir ?.. Hiç vazgeçmiyorlar “ülkücüler birleşsin”, “milliyetçi partiler birleşsin” demekten. Hiç düşünmüyorlar ki, bu kadar ayrılık gün gelip de birleşmek için olabilir miydi ?.
Birleşme gibi bir dertleri, düşünceleri olsaydı, zaten bu kadar paramparça olmaz, ayrılmazlardı.
Hem sonra birleşmiyor, ya da bir araya gelmiyor, ittifak etmiyor da değiller hani… Haklarını da yemeyelim.
Bir Ata ittifakı kurulmadı değil… Seçimler evveli… Sonra “yollar ayrıldı” dendi. İttifakın bir kısmı cumhurcu oldu. Ülke kaderinde önemli sonuçları oldu.🤔 Tek adam rejiminin ömrü uzadı. Milliyetçi ideolojiye, ülkücü harekete bir fayda sağladı mı?.. Kim ne kazandı?..
Şu an itibarıyla bile adında ittifak kelimesi geçen bizim camiadaki eski arkadaşların kurmuş oldukları partileri de içine alan ve her biri “ittifak eyleme”, ” birleşme /birleştirme” konusunda birbirinden iddialı en az üç “ittifak ” grubunun varlığı söz konusu. Birisi diyor ki, 19 grubu ( partiyi mi) bir araya getirdik; birisinin adi kökten “ittifak” adını taşıyor; bir diğeri de en az diğerleri kadar iddialı bir ” Türkiye İttifakı” çalışması pesinde… Yani ” milliyetçiler birleşsin”, “ülkücüler tek parti olsun” telaşına hiç gerek yok…Şimdiden birçok çatı ittifak yolunda çatılmış vaziyette. Usuletle, suhuletle…
İşin şakası bir yana milliyetçilerin birleşmesi, “dünya zahmetkeşlerinin” birleşmesinden zor görünüyor. Bu ütopyadan vazgeçip gerçekçi çözümler üretmek ve günlük hayata ve siyaset hayatının gerçeklerine yönelip bu istikamette çare aramak daha akılcı bir yol. Bu kadar paramparça olmuş partiyi bir araya getirecek ne kişi, ne kadro yoktur. Bu gerçeği kabul bile ciddi bir başlangıç olur. Maksadım kimseyi incitmek değildir. Ne birleşmeyip, ben varsam dava var, en hakiki marka benim diyerek daha da bölünmeye giden arkadaşlarımızı; ne de bu arkadaşlara durmaksızın birleşme tavsiye ederek gelecekten ümit bekleyen samimi ülkücüleri incitmeyi hiçbir şekilde düşünmem, düşünemem. Böyle bir halden Allah’a sığınırım. Ancak halin ve gerçeklerin böyle olduğunu yazmayı / söylemeyi de camiaya bir gönül borcu olarak gördüğüm için soyledim/ yazdım. Ellerimi açıyor ve Yüceler Yücesine yalvarıyorum: TANRIM TÜRKÜ KORU, TÜRK MİLLİYETÇİLERİNE KUT VER !..
Birbirimizi sevmeyi becerdik de hep birlikte millet sevdası yoluna düşeceğiz, öyle mi ?..
31 Ekim 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
