NEYİN, NELERİN YANINDAYIZ?

Sahi, siz kimden, neden yanasınız?!..

Öncelikle biz kimiz?.. Biz Türk milliyetçisi, vatanseverleriz. Biz “TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ”ni kuran ‘KURTULUŞ VE KURULUŞ İRADESİ’ yolunun yolcularıyız…

Damat Ferit, Molla Sabri, Dürrizade mahsulü, İngiliz ve Yunan uçaklarıyla halka dağıtılan kuvvaya idam fermanı çıkartan fetvanın değil; kuvvaya ve kuvvacılara kut veren Müftü Börekçizade Rıfat Efendice yazılan alim, ülema, müderris hocaefendilerin imzaladığı ‘ANKARA FETVASI’ tarafındayız. “Şeriat isteriz, hilafet elden gidiyor” diye bağırıp istiklal ve istikbal mücadelesine iki kuruş faydası olmayanların degil; bize “ezanın susmadığı, bayrağın inmediği” bir vatan bırakan hakiki milliyetçi, gerçek vatansever, kuvvacı zihniyetin yanındayız.

Yunan ordusunu halife ordusu ilan eden zihniyetten “keşke Yunan kazansaydı” zihniyetine ulaşan; 15 Temmuz kalkışmasında Gazi Meclis’e bomba yağdıran sözde dinbazlarla değil; Albayrağa sarılıp Namazgâhtepe’de hutbeye çıkan, Atpazarında İngiliz subayını tokatlayan samimi dindarlığın/dindarların yaninda olacağız.

Vazgeçilmezlerimiz: Ezeli ve ebedi Türk Milleti ve TÜRKİYE CUMHURIYETİ DEVLETiDİR. Ayyıldızlı ALBAYRAK Bayrağımızdır. .BAŞKENT ANKARA Türkiye’nin ve Türk dünyasının kalpgâhıdır. GAZİ TBMM, millet egemenliğinin, parlamenter demokratik sistemin tecelli yeri, KUVVETLER AYRILIĞI ilkesinin teminatıdır.

Bunların da daima yanında olacağız…

Bütün bu saydıklarımız mukaddeslerimiz ve bu mukaddes bellediklerimize sahip çıkan duygu, düşünce, inanç dünyasının ve kavgasının mensubu idellerimizdir, hep bunlardan yana olacağız. Bunlardan yana olmayan işlere ve kişilere karşı söylenen sözleri, yazılan yazıları “halkı kin ve nefrete sevkediyor” diye nitelendiren bir zihniyet geliştirdiler. Artık herkes tarafını açıkça belli edip, ifade etmelidir. Gerici, ihvancı kafalarla bugün onlarla işbirliği yapan bölücü zihniyet elbirligiyle devlete, milletin varlığına, beraberligine; mukaddeslerimize ( Bayrağa -bazı insanların Filistin bayrağı ya da PKK “paçavrasına” Türk bayrağından daha fazla itibar ettikleri aşikardır-; İstiklal Marşına – ihvanciların da bölücülerin de bu marştan hoşlanmamakta oldukları da apaçık bir gerçektir-; Gazi Meclis – kimi 15 Temmuz’da bombalar, kimi “biji serok Apo” diye bağırır-; Başkent Ankara -onların, hem ihvan kafasının, hem bölücülerin akılları başka yerde, Ankara onlar için pek birsey ifade etmiyor – ) karşı harekete geçince bu işi “kin ve nefret” olarak görmeyip; aksini savunanları suçlamak kabul edilebilir iş degildir. Andımızı kaldırsalar da biz Andımızın, Gençliğe hitabenin, ” Nutuk” un ifade ettiği ve yol gösterdiği anlamın yanında olacağız. Bütün bu mukaddeslere
karşı çıkan kişi, kurum, ideoloji, parti gibi odaklar zaten taraflarını belli etmişler ve devlete, millet varlığına, millet egemenliğine, Kanundaki ifadesiyle, “Anayasal düzene”; bizim Bayrağımıza, bizim İstiklal Marşımıza, bizim Başkent Ankara’mıza karşı yine Kanundaki ifadeyle “silahlı terör örgütü” kurmuşlardır. Biz de belliyiz, onlar da … Bizim tarafımızda Teğmen Ebru ve arkadaşları var… Öte yanda Bese Hozat ve arkadaşları. SAHİ SİZ NERDESİNİZ ?..
“…Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek…Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?..” Dirilin gayri…İlk iş de bu millete “ANDIMIZ”ı geri verin…”DEM+CHP” diye yıktınız ortalığı…Madem haliniz buydu CHP’den ne istediniz ?..

30 Ekim 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın