
Ankara’da DEVLET bir gazetenin adıydı. Haftalık tabloid bir yayın organı olarak çıktı. Rahmetliler İbrahim Metin, Sadi Somuncuoglu, Halil Özyıldız üçlüsü haftalık bir gazetenin öncüsü oldular. Sonraki aylarda Tevfik Fikret Kılıçkaya da katkı sundu. Dündar Taşer, Galip Erdem, Emine Işınsu as yazar kadrosu idi. İlk çıkışta ben, Ali Güngör rahmetli ve sonradan yol ve yön değiştirecek olan Yılmaz Yalçıner sekreterya, yazı işleri, haber, baskı, dağıtım ne varsa yapmaktaydık. Rahmetli Meriç Coşkun, Osman Çakır, Osman Oktay her daim yardımcı olan dostlardı. TÖRE ise önceleri Ayşe adıyla çıkarken yine Dündar beyin telkini, Işınsu Ablanın kararıyla TÖRE oldu. İlk çıkışta yine ben vardım. İdare, sekreterya, yazı, baskı her işe koşmuşuzdur. Yine Osman Çakır, Osman Oktay, Meriç Coşkun, unutmamak gerek Taner Karahasanoglu – sonra prof.oldu – mütevazi kadromuzdu. Bulgur pilavı lojistik desteğiyle ( sonradan Kubitem’ de de …M.Nedim Budak hatirlanmalı) TÖRE bir okul oldu. Ideolojinin kültüre, sanata, edebiyata dair bir ocağı görevini gördü. Sonradan profesör olacak pekçok milliyetçi aydin Türk milliyetçiliği fikir ve düşünce sistemi adına yazdılar, ürettiler…
DEVLET ise bir yandan ideolojik mücadele için bir fikir birlikteliği, iletişim aracı olma görevini yerine getirirken, diğer yandan da siyasi mücadelenin sesi olarak fikri, ideolojiyi, siyaseti savunma görevini yürüttü. Bir Haftalık Gazete ve bir Aylık Dergi ile başlayan büyük macera ve mücadele devam etmekte iken yine İbrahim Metin rahmetlinin girişimi ile kitap yayıncılığı yoluna girildi. Artık TÖRE-DEVLET YAYINEVİ vardı. İdeolojinin/hareketin yayın ve kitap fukaralığını giderme yolunda müthiş işlerdi. Türk milliyetçiliği ideolojisi tarihi içinde unutulmaz hizmetler gördüler. Sebep olanlardan Allah razı olsun; göçüp gidenlere Allah rahmet eylesin. Şimdi gençler var. Genç, pırıl pırıl, vatan ve millet sevdalısı bu gençler “TÖRE-DEVLET” ismini yaşatmaya çalışıyorlar. Dergi, Gazete, kitaplar yayınıyla Dergi olarak TÖRE, tabloid Gazete olarak DEVLET’in yayinevi/ kitap olarak da “TÖRE-DEVLET YAYINEVİ” nin isimlerini yaşatmak istiyorlar; çok da güzel işler yapıyorlar…
Cumartesi günü biz eski “TÖRE”cilere, “DEVLET”çilere, “TÖRE-DEVLET”çilere eski günleri yaşattılar, sağolsunlar. Budak amcanın bulgur pilavını hatırladık. Elde katrat cetveli, kurşun dizgi günlerini, rotatifte dönen gazetenin, derginin, kitabın heyecanını hatırladık. Bulvar Palas’a 40-50 metre mesafede çiçekçi dükkanının arkasında kalan on küsur metrekarelik DEVLET yazıhanesini hatırladık. Konur sokakta TÖRE bürosunu, Bayındır 52’de Kubitem’i hatırladık. İbrahim Metin’in eşi, çocukları oradaydı. İskender Hoca oradaydı, Ahmet Hoca oradaydı. Melin abla ve Halil ağabeyden miras yeğenimiz oradaydı. Benim eşim, oğullarım oradaydı.( Dündar beyin kızı, torunları) TÖRE-DEVLET KİTABEVİ’ni hayata geçiren genç kardeşlerimiz Türk milliyetçiliği tarihinde yer almış bir sahifeyi yeniden açtılar. Hayırlı olsun…
20 Ekim 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
