
Ayyüce Türkeş: “Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’i kendi ihanet projelerinizin çamaşır suyu olarak KULLANAMAZSINIZ…”
MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Feti Yıldız sosyal medya X hesabından bir paylaşımda bulundu.
İşte Feti Yıldız’ın X paylaşımı:
“Ülkü Ocakları Genel Merkezi bünyesinde, Başbuğumuz Cennet Mekan Alparslan Türkeş’in teşvikiyle “Kon” adıyla bir Türkçe-Kürtçe dergi çıkarmıştık.
Ancak şartların yetersizliği yüzünden kısa zamanda kapanmıştı.
İlk sayısı Ocak 1979’da çıkan “Kon”un kapak yazsısında “Doğuya uzanan emperyalist elleri kıracağız” cümlesi yazılıydı.
Dergi 10 bin adet basılmıştı.
150 Yıl önce,
Diyarbakırlı Ali Emirî 1857 – 1923)
Türk’ün temel kitabı Divanu Lügati’t-Türk’ü ortaya çıkardı. Paha biçilemez 16 bin kaynak kitabını “Türk milleti”ne bağışladı.
İstanbul-Fatih’te Millet Kütüphanesi’nde onun bağışladığı kitaplar muhafaza edildi.
“Türkçülüğün Esasları”nı yazan Ziya Gökalp’tan (1876-1924) bahsetmeye gerek var mı?
İtilaf Devletleri İstanbul’u İşgal edince Malta adasına sürgüne gönderildi.
Osmanlı döneminin tanınmış isimlerini, 1922’de esaretten kurtaran Mustafa Kemal Paşa oldu.
Türklerin elindeki İngiliz rehineler karşılığında Ziya Gökalp ve daha nice isim hürriyetine kavuştu.
Önce Ankara’ya sonra Diyarbakır’a geçen Ziya Gökalp, memleketinde Küçük Mecmua’yı çıkardı, etnisiteleri “Türk” çatısı altında topladı.
Cahit Sıtkı Tarancı,Diyarbakırlıdır ve neredeyse bir asır önce memlekette “Kardeş kavgasına bir nihayet olsun” demişti.
Bazı mütareke aydını kafalılar tarafından ne yazık ki “Diyarbakır” deyince, bir başka “memleket” görülmek isteniyor.
Türk milliyetçiliği “etnik temel”e hiçbir zaman dayanmamıştır. Aynı duygu ve düşünceleri paylaşmış bütün etnik gruplar “Türk” çatısı altında toplanmışlardır.
Türk milliyetçiliğini aksiyoner hâle getiren Başbuğumuz Alparslan Türkeş, Ziya Gökalp’in şu sözünü çok sık kullanmıştır:
“Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir; Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir.”
Terörsüz Türkiye yolunda Milli Dayanışma ,Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çerçeve “hukuk raporunu” dinlemeler tamamlandıktan sonra hazırlamaya başlayacaktır.”
İYİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Milli Savunma Komisyonu ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi, İYİ Parti Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Dr. Ayyüce Türkeş Taş, sosyal medya X hesabından MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız’ın X mesajını alıntılayarak çok sert bir bir mesaj yayınlamıştır.
İşte Dr. Ayyüce Türkeş Taş’ın X paylaşımı:
“Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’i kendi ihanet projelerinizin çamaşır suyu olarak KULLANAMAZSINIZ…
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ imralı canisine “Sayın” demezdi, dedirtmezdi, diyene de hesap sorardı..
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ imralı canisini muhatap almaz, aldırmaz, alana da hesap sorardı… Hele hele meclise gelsin/meclisten imralıya heyet gitsin gibi planları hayal bile edemezdiniz Başbuğ hayatta iken..
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ, imralı canisini; bebek katili, hain, terörist başı olarak tanımlıyordu, kurucu önder olarak değil..
Anayasa’nın ilk 4 maddesi, 42.maddesi gibi 66. maddesi de Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in kırmızı çizgisi idi..
Ayrıca, Başbuğ derdi ki;
“Ben ne kadar TÜRKsem, onlarda o kadar TÜRK; onlar nekadar KÜRTse bende o kadar KÜRDüm” …
şeklinde bir cevap vermiştir.
KON DERGİSİ POLEMİĞİ’ne dönemin yaşayan Diyarbakırlı Ülkücüleri ve vefat edenlerin yakınları da katılmış ve bu polemikle ilgili bir durum tespitinde bulunmuş:
“Evet Kon’u bizim arkadaşlarımız çıkarmıştı. Vedat Güldoğan, Gökay Mukyen vb. arkadaşlar. Turgut Öztaşkın da derginin çıkması için maddi olarak destek oluyordu. Milliyetçi Hareketçi Diyarbakırlı gençler Kon’u çıkardı diye Apo’ya ‘Sayın’ demeye mecbur musunuz?..Kürt kardeşlerimize, gelin bir olalım demenin yolu Apo’ya sayın demekle olmaz!
Doğuya uzanan emperyalist ellerden biri de Apo değil mi? Kadri Güldoğan’ı kurşunlayanlar ve omuriliğine saplanan kurşunun çıkarılamaması nedeniyle ölümüne neden olanlar bugün “Kurucu Önder” olarak adlandırılan bölücü narko-terör örgütü PKK’nın başı Öcalan ve emrindeki katiller değil miydi?
KON dergisi… KON dergisi bugünkü açılıma sanki örnek gibi kullanılmış. Kon, ülkücü gençlerin çıkardığı bir dergi idi. Belki Kürt asılllıydılar ama Kürtçülük yapmadılar, Türkçülük yaptılar. Hayatlarının sonuna kadar da Türk milliyetçisi olarak yaşadılar. Bugün siz Apo’ya ‘sayın’ demenizi, “kurucu önder” demenizi Türkeş’i ve Kon’u bahane ederek izaha kalkarsanız kemiklerini bir kere daha sızlatmış olursunuz. KON ve KON’u çıkaran arkadaşlar doğuluydu, bu dergiyi Diyarbakır’da çıkardılar ama Kürtçülük yapmak için değil; Kürtçülük yapılmasını önlemek için çıkardılar, son nefeslerine kadar da Türk milliyetçisi olarak kaldılar. Yaşasalardı bugün sizin de aynı şeyi yapmanızı isterler, Apo’ya Sayın, kurucu önder diyen zihniyetinizle mücadele ederlerdi.
Demek ki, ileri görüşlü bir lider olduğu tartışmasız olan rahmetli Türkeş, adeta o günlerden bugünleri görerek ve ilerde sanki halefi olacak kişiyi uyarırcasına ( halefinin gün gelip Apo’ya sayın, kurucu önder diyeceğini bilmişçesine) KON’u çıkartmış sadece Türk Gençleri için değil, Kürt gençleri için de bu tuzağa düşmemelerini sağlamaya çalışmıştır. Ne yazık ki, halefinin bu tuzağın kurucusu olacağını bilemedi.
Hatta Bahçeli bile önceleri, PKK ile Kürtleri eşitlemek kör bir tuzak kurmaktır demiş; daha sonra bu tuzağın kurucusu olmuştur.
Türkeş bey rahmetlinin ve KON’cuların o günlerde ( henüz PKK bilinmiyordu, DDKO – Devrimci Doğu Kültür Ocakları-) Kürtçülüğe karşı bir hamle olarak başlattıkları bir girişimi bugün PKK ile beraberliğinize bahane etmek size hiç yakışmamaktadır. Zira uzun müddettir kendinize yakışanı yapmamaktasınız.”
Bakalım MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız bu tespitler için ne diyecek?
28 Eylül 2025
