
12 Ocak 2016 tarihinde “Ülkücüler, Partisine ve davasına sahip çıkacaktır” başlığı ile bir yazı yazmıştık…
Tam olarak CHP’nin bugünkü durumuyla örtüşmese de yine iktidarın başrol oynadığı, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesi işi vardı.
İktidar eliyle yazdıklarımızın tam tersi oldu. Bahçeli ve yol arkadaşları Türk Milliyetçileri’ni, Ülkücüleri MHP’den tasfiye etti.
Başbuğ Türkeş’in MHP’si yok artık.. Peki bu kadar oyu MHP’ye kim verdi acaba?
Sinan Oğan’a %5’i kim verdiyse, MHP’ye de onlar vermiştir.
Gerçeklikten kopmuş bir şekilde sanal dünyada yaşayıp gidiyoruz..
TÜİK’e enflasyon oranı nasıl sipariş edilebiliyorsa, SEÇSİS’e de bir istikrar sonucu sipariş edilemez mi?
Mühürsüz oylarda olduğu gibi…
Üzülmeyiniz lütfen, bir gerçeği ifşa ediyoruz. Oynanan demokrasi oyununda hepimiz figüranlık yapıyoruz!
Parmak boyasının da olduğu, gerçek seçmenler ile girilecek adaletli bir seçimde Cumhur İttifakı’nın toplam oy oranı %20’yi bulmaz…
Gelelim 12 Ocak 2016 tarihli yazıya. İşte o yazı:
“Ülkücüler, Partisine ve davasına sahip çıkacaktır
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Kızılcahamam’dan kızılca kıyamet koparırcasına, sanki MHP’de parti içi bir muhalefet varmış gibi güdümlü medya ile ağız birliği etmesi düşündürücüdür.
MHP’de diğer partilerde olduğu gibi bir parti içi muhalefet olduğunu düşünmüyoruz.
MHP’de kutsal ülkü için bir bayrak yarışı vardır.
MHP’de ülküdaşlık ve kardeşlik vardır.
MHP Genel Başkanı Bahçeli Ülkücü Hareket’in iradesini ve kendisini genel başkan seçen delegeleri yok sayıyor.
Bahçeli, Merhum Başbuğ Türkeş’in ve ülkücü şehitlerin emaneti olan MHP’nin Ülkücüler tarafından yönetilebilmesi için, Ülkücüler’in mahkemeye başvurması gerektiğini ifade ediyor. Bu sözünden Türk Milliyetçileri’ni, Ülkücüleri tasfiye edecek bir yargı düzeneğinin kurulmuş olduğu anlaşılıyor.
Saray, bu fırsatı değerlendirecektir.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ÜLKÜCÜ HAREKET’ten özür dilemeli ve derhal olağanüstü kongreyi toplamalıdır.
Bu davranış biçimi bir ülkücüye, dava adamına ve bilhassa MHP’nin genel
başkanına yakışmamaktadır.
“Bilge” dediysek, “bey” dediysek, ve “genel başkan” yapmışsak, kendisine Ülkücü iradeyi yoksay demedik!
Eğer MHP’yi Ülkücüler yönetiyorsa, Ülkücü Hareket’in iradesine saygı duymak zorundadırlar.
Bahçeli’nin sanki parti içi muhalefet varmış gibi bir görüntü vermesi asla kabul edilemez.
Bahçeli ve “akil”danelerinin niyeti, ülkücülere mahkemeyi göstererek MHP’nin kapısına kilit vurmak ise, iyi bilsinler ki bunu başaramayacaklardır.
Sayın Bahçeli, sizi mahkeme mi genel başkan seçti?!.
Tahayyül ediniz lütfen!.. Bir siyasi arena var ve boks maçı yapılıyor. Bizim takımın boksörü sürekli nakavt oluyor ve her seferinde nakavt olan boksör ile maça girmekte ısrar ediyoruz.
Yenilmiş adamların hikâyesi olur mu?
Bahçeli ve ” akil”daneleri Ülkücü Hareket’e mahkemeyi işaret etti ya, iyi bilsinler ki milyonlarca Ülkücü mahkeme kapısında beklemek yerine, Başbuğ Türkeş’in ve şehitlerin emaneti olan MHP’nin kapısında nöbet tutmayı tercih edecektir.
“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır!” ..
Bunun bilincindeyiz!
Ülkücü Hareket’in iradesi MHP’de hakim oluncaya kadar mücadeleye devam!
Mahkeme kapılarında sürünmek yerine, MHP Genel Merkezi’nin önünde ülkü ve sevda nöbeti tutmak için heyecan duyan milyonlara selâm olsun!
12 Ocak 2016
ÜLKÜCÜYÜZ, GÜÇLÜYÜZ!” demişiz…
Ama olmadı…
Üzgünüz ama Ülkücüler, Partisine ve davasına sahip çıkamadı!
14 Eylül 2025
ÜLKÜ PINARI
ÜLKÜ PINARI olarak Türk Milleti’nden, Atatürk’ten ve Cumhuriyet’ten yana tarafız…
” NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”
