
İsmet Paşa’nın kurmay olarak yönettiği, Fevzi, Kazım, Fahrettin Paşalar, Ali İhsan, Ali Fuat, Mustafa Kemal paşaların önderlik ettiği İSTİKLÂL VE İSTİKBAL HARBİ olmasa idi bugün ne “KURTULUŞ, NE DE KURULUŞ” dan bahsediyor olamazdık. Bu vatanperver vatan sevdalıları bu yurdun semalarında bayrak inmesin, ezan susmasın, ırz, namus çiğnenmesin diye ölüme koştular.
Ağustos ayı bu mukaddes kavga günlerinin yıldönümü olan günlerle doludur ve onun için 30 Ağustos, Zafer Bayramıdır. Bu bayram Osmanlı Harbiyesinin son mezunu bu komutanların Türk milletine hediyesidir. Ağustos günlerinde ve 26-30 Agustoslarda millete zafer kazandıran o günleri hatırladığımızda yapmamız gereken en insani, en milli, en islami görev borcumuzun ve minnetimizin ifadesi olarak bu kahramanlara bir RAHMET DİLEMEK VE BİRER FATİHA OKUMAKTIR. Elinde fetih kılıcı, “şeyhülislam” edası ve sevdasıyla hutbeye çıkıp “ATATÜRK” ismini söylemekten imtina etmenin insaniyet, milliyetle, islamiyetle ilgisi olamaz. Bugün o hutbeye çıktığın camide ezan okunuyorsa, ülkede albayrak dalgalanıyorsa, ipekten cüppe giyip en lüks makam aracında geziyorsan, vefatında iki metre kare hür vatan toprağına gömüleceksen o kahramanların ve Mustafa Kemal’in yüzüsuyu hürmetinedir, bilesin !..
Bir şeyi daha iyi bilmelisin, Atatürk’e düşmanlık Büyük Türk Milleti’ne düşmanlıktır. Büyük Türk Milleti’ne düşmanlık, bizatihi İslam’a düşmanlıktır.
Bir hatırlatma da Yahya Kemal Beyatlı’dan gelsin:
“Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi.
Senin uğrunda ölen ordu budur yâ Rabbi.
Tâ ki yükselsin ezanlarla müeyyed nâmın,
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslâm’ın”
Şimdi iyice anlaşıldı mı???
29 Ağustos 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
