
Yalanlar birer birer deşifre oldu…
Şimdi, yani bir-iki gündür komisyon ahvali üzerine bir tartışma başlamış bulunuyor. Kafalarda bir soru: “Acaba süreç zora mı girdi ?..Açılım iddiası boşa mı düştü?..”Bunu tartışmaya başladılar…
Biz en başından adı her neyse bu açılım işinin olmayacağını, Türk Milleti’nin karşı olduğu bu sürecin yürümeyeceğini biliyorduk.
“Saftirik Aydın” taifesi, bu AKP+MHP+DEM kandırmacasına çok fazla gönül bağlamışlardı. Bu tiyatroya herkesi inandırdılar.( Zaten CHP de bu saftirikler yüzünden Komisyon’a girdi) Yine boşa geçen seneler!..
Darısı üçüncü açılıma… Bu açılımın arkasındaki emperyal güçler ve yerli aparatları bu ısrarından vazgeçmezler. Akıllanmazlar da .. İYİ Parti Komisyon’a girseydi ne değişekti ki ?..樂
Lafla peynir gemisi yürümez. Yalanla da…
*********
KOMİSYONA SORULAR…
Evvelki açılımda Habur’a kurulan ( Anayasa’ya, yasalara aykırı, “tabii hakim”, “bağımsız mahkeme” , “yargı ve yargıç bağımsızlığıi” gibi ne kadar hukuk kuralı varsa çiğnenerek ) çadır mahkemesinde – pardon tiyatrosunda- davul zurna ile kaç PKK’lıyı yine içeri aldık? Bilen var mı? İsimleri neydi, suçları neydi? Şimdi neredeler? İçerdeler mi, tekrar dışarıdalar mı?. Hangi şehirdeler, dağa döndüler mi ?..
Bese Hozat ve otuz PKK’lı ne oldu?. Merdivenle indiler, merdivenle tekrar dağa çıktılar? İsimleri neydi, hangi suçları işlemişlerdi? Otuzu da suçsuz muydu ? Zaten suçsuzluk imkan dışıdır. Ateşli silahlar K.’na muhalefet, PKK çetesine iltisak …
Diyelim ki adam öldürmediler, bomba atmadılar, mayın döşemediler, uyuşturucu ticareti yapmadılar. Peki ne yaptıklarını biliyor musunuz?Şimdi neredeler? Dağa geri mi döndüler?.. Komisyon üyeleri bunları merak etmez mi?.. Sormaz mı?.. “…Suçu olmadığı bilinen PKK’lılar hemen affedilsin…” diye bir söz sarfedildi, bugün komisyonda… Hem de ciddiyetiyle bilinen bir devlet adamımız tarafından. Soruşturma açmıyorsunuz, savcıları çalıştırmıyorsunuz, otuz adet çete üyesi gözünüzün önünde gelip geri dönüyor, nereye gittiklerini bilmiyorsunuz, Haburdakiler ne oldu haberiniz yok. Suçlu olmasa, suç işlemese dağda işi ne?..Sadece “PKK’lı olsa” iltisakdan suçlu… “Suçlu olmayan PKK’lı” sözü yakışık bir laf olabilir mi ?..Koca koca adamlar, vazgeçin bu tiyatrodan artık…
Suç olan fiilleri suç olmaktan çıkarmak suretiyle hukuk ve hukuk devleti ilga mı edilmek isteniyor?
*********
İkide birde bir laf: “…Türkiye Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü korumak için elinden geleni yapacaktır …” Bu laf bana komik geliyor. Şöyle ki:
1 – Türkiye bıraksın “Suriye’nin birlik bütünlüğünü koruma”yı önce kendi birlik bütünlüğünü korusun derler adama…
2 – Suriye’de bir devlet ( Merkezi bir Hükümet) varsa Türkiye’nin bu yönetim nezdindeki öncelikli konusu ne olmalıdır?..
Bu sorunun tek bir cevabı vardır: Suriye’lilerin geriye dönüşünü sağlayacak görüşmeler. Türk kamuoyunun beklentisi bu yöndedir. Suriye iç savaşı öncesi (2011) Suriye nüfusu 1,3 milyon Iraklı mülteci ve 500 bin civarı vatansız Filistinli mülteci nüfusuyla birlikte 23 milyona yakındı. Şu anda belirsiz. Ne kadar Suriyeli Turkiye’de bilinmiyor. Resmi ve gayriresmi rakamlar arasında büyük farklar var.
Bizim önceliğimiz, Suriye’de bir otorite varsa/( olacaksa) bunlarla konuşmamız gereken ve bizi ilgilendiren tek konu Suriye’lilerin geri dönüşüdür.
Suriye yok bütünmüş, yok parçalıymış, yok
İsrail ne dedi, ABD ne yaptı, bunlar bizi ilgilendirmez. Biz ilgilensek de bizi ilgilendirmezler…
“Her şey Türk için, Türk’e göre, Türk tarafından”
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”
28 Ağustos 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
