Muhtemel bir narko-terör örgütü suçlusu olarak aranan ve yine bu suçtan yargılanması gereken ve yine muhtemelen verilecek cezası ağırlaştırılmış hapis olabilecek Bese Hozat dünyanın ve Türkiye’nin gözü önünde
dağdan merdivenle indi.

Yine büyük ihtimalle merdivenle çıkarak tekrar dağdaki inine döndü. İddia ediyorum, TC Devleti’nden bir yönetici (C. Başkanı, İçişleri Bakanı, MSB, MİT Başkanı ve Bahçeli vs.) Hozat’ın şu an nerede olduğunu, hangi dağda gezdiğini, yaktıkları silah yerine yeni silah kuşanıp kuşanmadığını bilmiyorlardır. (Sorabilecek basın mensubu var mıdır?..)

Ben eski bir ceza hukukçusuyum. Bese Hozat ve arkadaşlarının dağdan inip, tekrar dağa dönmesini seyreden bütün devlet yönetimi, işlem yapmayan güvenlik birimleri ve adli teşkilat suç işlemişlerdir. (Suç ve suçluya yardım ve yataklık, görev ihmali, görevi kötüye kullanmak, terör örgütüne yardım…say ki say…) En çok da kim suçludur biliyor musunuz? Devletin kanunlarını uygulamada, bağımsız yargı mensubu kişiler olarak Ayşe Barım’ı muhtemel kaçma şüphesiyle (🤣) tutuksuz yargılama kararı verip tahliye etmeyen dostlar…( Savcı, yargıç vb.) Bu dostlar aynı hassasiyeti bu dağdan inip dağa dönenler ve bu olayı seyreden A’dan Z’ye herkes için de gösterselerdi…

Bir yanda cezası ağırlaştırılmış müebbet olabilecek kişilerin ellerini kollarını sallayıp gitmelerini seyreden yönetim ve hukuk kurumu. Diğer yanda yeri, yurdu belli, bir yere kaçma imkan ve şansı olmayan, iddianamesi bile yazılmamış insanları içerde tutan hukuk kurumu…

Ayrı iki ülkenin birbirinden ayrı kanunları uygulanmakta, sanki…🤔

Bu arada Ebru Teğmen “tu kaka”…Hozat mütareke komutanı.

Tam da bu sıralar bir hukuk notu ekranlara düştü: “Hukukun uygulanma şekli yazılmasından önemlidir…”

Biz de tam onu söylüyorduk. Uygulanmıyor ki?..

15 Ağustos 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın