
ÜLKE OLARAK SAHTECİLİKTE ROL MODEL OLDUK…
Uluslararası anketler, sıralamalar, endeksler yapılır. Bunların bir kısmı ülkelerin iyiye, güzele, kalkınmaya doğru gelişmişlik düzeyleriyle ilgilidir. Güven endeksi, istikrar endeksi, kalkınma, büyüme endeksleri, ahlak endeksi, hukukun üstünlüğü endeksi, adalet endeksi onlarca konuda sıralamalar yapılmaktadır. Ekonomi ile ilgili konular, hukukla ilgili, sosyal yapıyla ilgili, bilim ve teknoloji ilgili konular bu işlerin uzmanı haline gelmiş; bir kısmı uluslararası resmi kuruluşların yine resmi statüde çalışmalar yapan dalları veya uluslararası (yarı resmi de olsa kabul görmüş) STK’ların çalışmaları şeklinde yürütülmektedir. Müsbet işlere /konulara dair hiçbir endekste ülkemizi ön /üst sıralarda görememenin derin üzüntüsünü hep birlikte yaşıyoruz. Ben bu anlamda milletçe yüzümüzü güldürecek bir sıralama hatırlamıyorum. Iyi işler ve konularda hep en sonlardayız; son 25 sene bizi daha da arkalara düşürdü. İstikrar, güven, adalet ve hukuk üstünlüğü gibi 20-30 sene önce bulunduğumuz noktalardan ( ellinci, altmışıncı sıralardan) yüzonuncu, yüzyirminci sıralara düştüğümüz bütün dünyanın malumu…
Bir kısım endeksler de musibet iş ve konulara dair olanlardır. Güvensizlik endeksi, istikrarsızlık endeksi, yalan endeksi, yolsuzluk endeksi, suç endeksi gibi kötüye dair işler için de sıralamalar yapılmaktadır. İyi iş ve konuların aksine kötü iş ve konularda yapılan uluslararası sıralamalarda -maalesef – ön sıralarda olduğumuz da dünyanın malumudur.
Dünyada yalan, yolsuzluk, adaletsizlik, suç oranları gibi endekslerde zaman zaman dünyanın muhtelif bölgelerinden muhtelif ülkeler öne çıkarlar. Afrika’nın yoksul, geri ülkeleri, bazen Ortadoğu’nun, Asya’nın, güney Amerika’nın bazı ülkeleri bu sıralamalarda öncelik gösterir, göstermiştir. Dünyada bütün ülkelerde bu tip işlerin (musibet iş ve konuların…yalan, rüşvet, iltimas, kayırma -doyurma, ahlak düşkünlüğü, torpil, dolandırıcılık, sahtecilik, otokrasi ve nufuz suistimali, çalma çırpma, yolsuzluk vs.,vb.) önüne geçebilmek, bu işlere mani olabilmek için çareler aranır.
Dünyanın modern, medeni ülke ve toplumları bu musibet iş ve konuların önüne geçmede elektronikleşmeyi, E-ımza, E-Devlet, E-Banka, E-mail gibi isimlerle devreye sokmuşlardır… Bu gayret niyedir ?..Yalanı, dolandırıcılığı, sahtekarlığı, sahteciliği bu yollarla önlemek istemişlerdir. Ancak görüldü ki, dünyanın dolandırıcılığın, sahteciliğin önüne geçmek için geliştirdiği bu elektronikleşme süreci bizim elimizde sahteciliğin artışı yönünde kullanılan bir aparat haline gelmiş ve sosyal, eğitim, ticaret; kısacası bütün toplum hayatımızın değişmezi haline gelmiş… Bunu da becerdik ve başardık ya pes… Dünyanın sahteciliği önleme yolunda geliştirdiği sistemi biz sahteciliği artırma yolunda kullanabildik. Gerçekten pes… Dünya endeksleri sahtecilik alanında ülkemizi birinci sıraya yazar artık.
“”Ben Türk milletini sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye, rüşvet ve hileyle çiğnenen, çiğnetilen hukuk düzenine, ahlaktan mahrum bir hürriyete, tefeciliğe, karaborsaya yer veren iktisadi bir yapıya çağırmıyorum. Türklük gurur ve şuuruna, İslam ahlak ve faziletine, yoksullukla savaşa, adalette yarışa, birliğe, kardeşliğe, kısacası Hak yolu, hakikat yolu, Allah yoluna çağırıyorum.” diye bir ses hatırlıyor musunuz?
Bu sesin sahibi Başbuğ Alparslan Türkeş’i özlemle, saygıyla, sevgiyle ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun!
Bir prensip” milliyetçilik” idi, bir diğeri de “ahlakçılık”
“Noldu bu gönlüm. Noldu bu gönlüm. Derdi gamınla doldu bu gönlüm…”.
07 Ağustos 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
