
“45 yıldır terörle mücadele eden bir ordunun mensupları asla o mağaradan emin olmadıktan sonra 12 ‘si birden o mağaranın içine girmezler….
GİRMEZLER!!!!
Bu askerlik stratejisinin hiçbir kuralına uygun değildir….
Bu kahpe katliam TBMM’de kurulacak olan bir komisyon ve bilirkişiler tarafından araştırılmalıdır. Bu komisyonun kurulmasına karşı çıkanlar şehitlerimizin manevi katilleri olarak tarihe geçerler. Bu acı olayın gerçek yüzünü öğrenmek, şehit ailelerimizin ve Büyük Türk Milleti’nin hakkıdır. Şehitlerimizin katilleri kim – kimler… Konuşsana ANKARA! Konuşsana GÜLER…. Kerpiçli evlerden yükselen ağıtlara kimse sessiz kalamaz… – Yunus Dümen”
Bir de DPT Eski Uzmanı Kimya Yüksek Mühendisi Haluk Dural adına paylaşılan “BEYİN YAKAN GERÇEKLER” başlıklı bir metin aşağıdadır.
“Şehit olan askerlerimizin cenazelerinde muhakkak “otopsi” yapılmalı ve gerçek ölüm nedenleri kamuoyuna açıklanmalıdır.
Çünkü:
-852 rakımlı tepe, tam konumu açıklanmasa bile, dağlık arazide bulunmaktadır.
-Metan gazı, CH4;
a)- Nehirlerin göl veya denizlere kavuştuğu deltalarda bataklıklar gibi sulak arazilerdeki ağaç, çalı çırpı vb tortul, çökelmiş organik malzemelerin oksijensiz ortamda doğal çürüme ile bozunması sonucunda meydan gelir ve bu nedenle “bataklık gazı” diye bilinir.
b)- Jeolojik olarak ise yer kabuğunun derinlerinde temel kayalar içinde yüksek sıcaklık ve basınç altında su ve diğer anorganik malzemeler arasındaki kimyasal reaksiyonlarda ürer. Depremler sırasında yarılan fay hatlarında ortaya çıkar.
c)- Metan gazı linyıt ve özellikle taşkömürü madenlerinde, kömürün oluşumu sırasında ortaya çıkar, özellikle galeri türü işletmelerde metan gazı fışkırmaları ve alev alıp patlaması nedeniyle (grizu patlaması) ölümlü maden kazlarına sebep olur.
Diğer bir deyişle dağlarda 852 rakımlı bir tepedeki mağarada metan gazı bulunması gerçekçi değildir.
ç)- Metan gazı yanıcı ve patlayıcı bir gazdır. Ancak ZEHİRLİ DEĞİLDİR.
d)- Özellikle metan gazı birikmiş kuyulara temizlik amaçlı girenler, ortamda hava kalmadığı için havasızlıktan boğularak can verirler.
Sonuç:
852 rakımlı tepedeki mağarada eğer metan gazı var ise ilk giren birkaç asker havasızlık nedeniyle fenalık geçirip boğulma emareleri gösterince derhal mağarayı terketmek mümkünken, 12 şehit verilene kadar askeri mağara içinde tutarak ölümlerine sebep olmak akılcı bir komutanlık olmayacağı gibi ölümler için metan gazını sebep olarak göstermek ise hiç inandırıcı değildir.
Otopsiler yapılarak gerçek ölüm nedenleri açıklanmalıdır.
Bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,
Haluk DURAL
Kimya Yük. Mühendisi
DPT eski Uzmanı”
Benzer paylaşımlar çoğaldı. Ortada iki şüpheli durum var. Bu kadar askerin o mağaraya böylesine girmelerine sebep ne idi ? Mağarada ne vardı, ne arıyorlardı? Bu işte bir hata varsa kimindir ?.. İkinci husus, yapılan açıklamalarla ilgilidir. Kamuoyunun bilmemesi istenen, vatandaşlarımızdan saklanan bir gerçek mi vardır ve bu gerçek sözüm ona ” barış sürecine” bir zarar gelmesin diye midıi?..
Hangi komisyon neyi araştırır, ya da kim neyi, nasıl açıklar bilemeyiz ama, insanımızın bu konuda kafa karışıklığı devam etmektedir.
Gerçek neyse, hiçbir şey gizlenmeden Türk kamuoyuna açıklanmalıdır.
08 Temmuz 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
