
Genç avukatlar platformundan (Ankara Barosu) Avukat Arif Avcı kardeşimiz çeşitli barolar tarafından dillendirilmekte olan tehlikeli gördüğü hususlarda dikkat çekici uyarılarda bulunmuş. Av.Arif Avcı’nın son derece haklılık arzeden görüşleri aşağıdadır.
Türk kamuoyuna, siyasi partilere ve sözde “Terörsüz Türkiye” diyenlere son bir uyarıdır…
29 Haziran 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE SIKI DENETİM ŞART
DEM Parti ile kendilerini “Bölge Baroları” olarak tanımlayan bazı barolar, 17 maddelik Anayasa değişikliği taleplerini hem kamuoyu hem de TBMM ile paylaştılar. Önerileri incelendiğinde, özellikle iki konu öne çıkmaktadır: Anayasa’dan “Türk” kavramının çıkarılması ve ana dilde eğitim hakkının güvence altına alınması. Peki, bu taleplerin ardında ne yatıyor?
Wilson İlkeleri
Madde 5. Tüm sömürgecilik savları, ilgili halkların çıkarlarını ve egemenlik istemlerini dikkate alacak biçimde eşitlikçi ve hakkaniyete uygun düzenlemelere tabi tutulmalıdır.
Madde 12. Osmanlı İmparatorluğu’nun, nüfusunun çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu bölümlerinde Türk egemenliği güvence altına alınmalı; İmparatorluk sınırları içindeki diğer ulusların yaşam güvenlikleri ve özerk gelişimleri sağlanmalıdır.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi
Madde 1/1: Tüm halkların kendi yazgılarını belirleme hakları vardır. Bu haktan ötürü, siyasal statülerini özgürce saptayarak ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerini özgürce gözetebilirler.
(Not: Türkiye Sözleşmeyi 15 Ağustos 2000 tarihinde imzalamış ve Sözleşme 23 Aralık 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.)
Wilson İlkeleri ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi bağlamında yapılan değerlendirmeler, Türkiye’deki bazı siyasi ve toplumsal girişimlerin hedef ve yöntemlerini tartışmaya açmaktadır. Bu çerçevede, DEM Parti ile bazı bölge barolarının ana dilde eğitim hakkı talebi ve “Türk vatandaşlığı” kavramının “Türkiye vatandaşlığı” şeklinde değiştirilmesi önerisi, aslında bağımsız bir halk statüsü elde etmeye yönelik açık bir amaç taşımaktadır.
Bunun yanında, bu stratejiyle bölgedeki Türk nüfusun azaltılması ve böylece nüfus üstünlüğünün sağlanması hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda uzun yıllardır PKK terör örgütü, bölgedeki demografik yapıyı sistemli biçimde değiştirmek amacıyla bir araç olarak kullanılmakta; Türk vatandaşları korku, baskı ve şiddet yoluyla topraklarını terk etmeye zorlanmaktadır.
Sonuç olarak DEM Parti ve bazı bölge barolarının 17 maddelik Anayasa değişikliği talepleri, Kürt kökenli vatandaşların demokratik haklarını genişletme iddiasının ötesinde; birlik ve kardeşliği pekiştirmek yerine, bağımsız bir Kürt devleti kurma amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Kürt kökenli vatandaşlarımızın, kendilerini temsil ettiğini iddia eden bu kişi ve grupların gerçek niyetlerini vakit kaybetmeden fark etmeleri ve bu kişileri temsil yetkisinden mahrum bırakmaları gerekmektedir. Aksi halde Kürt asıllı vatandaşlarımız başta olmak üzere Türk milleti büyük zarar görecektir.”
Av. Arif AVCI
