AKP, 3 Kasım 2002’de iktidar olduğunda terör neredeyse sıfırdı. Şehit cenazeleri gelmiyordu.

Terörsüz Türkiye’yi terör örgütlerinin cirit attığı arenaya kim döndürdü?

Şimdi içi boş “Terörsüz Türkiye” sloganının arkasına saklanarak yılanlarla, çıyanlarla sözde “fesih” diyaloğuna girmek, acaba hangi aklın ürünüdür?

Barış kelimesi teröristlerin, katillerin, yılanların, çıyanların ve onların uzantısı olan siyasetçilerin ağızlarına yakışmayacak kadar değerlidir.

Kürtler ile Türkler düşman mı ki barış olacak?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni huzursuz etmek, güçsüz kılmak, birliğini, dirliğini bozmak, bölmek parçalamak için hangi sözde dost ve müttefik ülkelerin terörün arkasında olduğunu herkes biliyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, onlarca yıldır arkasında sözde dost ve müttefik ülkelerin olduğu bölücü Ermeni narko-terör örgütü ile mücadele etmektedir.

Her devlet için ülkesinin milli güvenliği önemlidir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti de milli güvenliğini tehdit eden teröre karşı canla başla mücadele etmiştir.

50 binin üzerinde vatan evladı teröre kurban verilmiştir.

Anayasa’mıza ve kanunlarımıza göre suç işlenmektedir.

Bölücü narko-terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık, “vatana ihanet” suçu kapsamında değil midir?

Anayasayı İhlal Suçu:

TCK Madde 309- (1) “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.”

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhuriyet Savcıları, bu fiilleri nedeniyle bölücü narko – terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık suçu işleyen şahıslar için “vatana ihanet” soruşturmasını vakit geçirmeksizin açmalıdır.

13 Mayıs 2025

Ahmet KOCAKOÇ


Yorum bırakın