Türkiye’de işini uydurup bir araziyi kapatıp (maden, hes, res, jeotermal, ges, petrol) ağaçlarını kökünden keseni korumuyor muyuz? Koruyoruz, alimallah…

Maden sahası kapatan, santral yapacağım diyen kapital ve kapitalistler devletin koruma kalkanı altında…

Buna karşı bir gariban vatandaş ( veya vatandaşlar) ” ağacçlarımızı kesmeyin” diye bağırıp çevrecilik yapmaya kalkarsa; ya da “tapulu arazimi kimseye veremezsiniz” dediklerinde doğruca gözaltı / tutuklama işlemi yapılırsa kanun neyi değiştirir…

Aktivisit Gümüşel, Akbelen’de direnen Haydar, Necati, Tuncer, Bahadır abiler ( yaşlı başlı adamlar tapulu mallarını kaybetmemek, ağaçlarını kestirmemek için direniyorlar); Necla, Havana, Berrin hanımlar/teyzeler “tapulu malımı almayın” ya da “ağacımı kesmeyin” dedi diye kötü; diğer yanda bu garibanların ağacını kesen maden, santral yapan patronları iyi…

Kanun çıksa veya çıkmasa ne değişecek? Kimi, neye karşı koruyacak?..

Belki “fiili durumun hukukileştirilmesi” diye bir kavramı hatırlayıverirsiniz, “hukuka uyulmuyorsa hukuku size uyduralım” denildiğini ve “mühürsüz oylarla” yeni bir düzen inşa edildiğini şıp diye hatırlarsınız.

Zaten yıllardır bir küresel kuşatma altında olduğumuzu, her şeyin Büyük Türk Milleti’nin aleyhine geliştiğini bilmiyor muyuz?

İki köyün orta yerindeki yemyeşil orman alanından başka GES kurulacak alan mı bulamadınız?…

“İklim ve çevre ” bizim ülkemizde zavallı kavramlardır, maalesef…

Hes, ges ve uçakların yüksek irtifada bıraktığı izler ile ilgili Türkiye’de “chemtrails” tartışmalarının ne olduğunu biliyor muyuz?

Onun için ‘İklim ve çevre kanunu’ çıksa ne yazar diye soruyoruz…

15 Nisan 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın