Onlar çökmeye yüz tutmuş Osmanlı’da doğdular. Yine Osmanlı’nın harp okulunda okuyup subay, akademisinde okuyup kurmay oldular. Osmanlı ordusunda harplere girdiler, rütbe aldılar. Kimi Afrika’da, kimi Kafkasya’da, Balkanlarda, kimi Yemen’de, Kudüs’te görevler aldı. Sonra kaybedilen topraklardan arta kalanı, elde avuçta kalanı korumak ve kurtarmak göreviyle, yani İSTİKLÂL VE İSTİKBAL YOLU için vatan savunmasına koştular. Çanakkale ile başlayan macera, dört – bir yanı işgal altına giren toprakların savunması davasına dönüştü. İnönü, Polatlı, Haymana, Sakarya, Dumlupınar …

9 Eylül’e kadar süren mukaddes bir koşu…

Bu koşunun komutanları yokluktan, hiçlik noktasından başlayan bir mucizeye imza attılar. İÇLERİNDEN İKİSİ, MUSTAFA KEMAL VE MUSTAFA FEVZİ PAŞALAR OSMANLI SUBAYLIĞINDAN MİLLİ MÜCADELEYE UZANAN HAYAT ÇİZGİLERİNDE “MAREŞAL” ÜNVANINI ALDILAR. VEFAT YILDÖNÜMÜNDE MAREŞAL FEVZİ ÇAKMAK’I UNUTMAMAK, HAYIRLA, MİNNETLE, RAHMETLE ANMAK VATANSEVERLİK GÖREVİDİR.  

10 Nisan 1950’de vefat eden Mareşal Mustafa Fevzi Çakmak’ı saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun 🤲

Ayrıca ben daha 17-18 yaşımda iken , Yüksel caddesi ile Karanfil sokağın kesiştiği yerdeki iki katlı kagir binaya (CKMP Genel Merkezi) ilk girdiğimde birkaç fotoğraf vardı ve birisi Mareşal’in fotografıydı. Çünki MİLLET PARTİSİ kurucusuydu…           

“Bir ömrü bir cephedeymiş gibi yaşayan” ( Remzi Oğuz Arık’tan) bütün kahramanlara selam olsun !..

10 Nisan 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın