Türk Milliyetçileri olarak biz işimize bakalım. Başarmak zorundayız!

Milliyetçi camia için siyasetten çıkarılacak dersler…

Türkeş Bey 4 Nisan 1997 tarihinde rahmete gitti. Parti içi bir kongre süreci ve yarışı yaşandı. Bu yarış sonrası kaybeden arkadaşlarımız ATP’yi (Aydınlık Türkiye Partisi) kurdular. Halkta karşılığı var mıydı, tartışılır…

Nereden, nasıl oy alacaktı? ATP için tek muhtemel oy deposu ve kaynağı MHP olabilirdi. MHP dışından herhangi bir yer aleyhine genişlemesi, MHP dışından herhangi bir partiden oy alması imkansız görünüyordu. O zamanlar sağ tandanslı DYP, ANAP ,BBP, AKP vardı, solda da başta CHP ve sol partiler. ATP’nin bu tabanlara hitap edip, etkileyip, oylarını alabilmesi imkansız birşeydi. Yani ATP için hedef oy kitlesi ancak ve ancak MHP idi.

MHP tabanından oy götürebilmek ümidiyle partiye ve particiliğe soyunmanın ilk örneği ATP değildi. Daha önceki yıllarda da herkesçe bilinen malum olay ve sebepler MHP’den kopuşu getirmiş; ayrılan milletvekilleri öncülüğünde BBP kurulmuştu. BBP için de soldan ve de diğer sağ tandanslı partilerden oy alabilmek pek mümkün görünmüyordu. Ne sağ kitle partileri tabanı, ne de (ümit edildiği gibi ) muhafazakar -islamcı- taban (aslı dururken) BBP’ye itibar etmedi, BBP küçük bir parti olarak kalma kaderini yıkamadı. BBP’nin MHP aleyhine gelişebilecegine, MHP tabanından gelecek oylarla büyüyebileceğine dair ümit ve heveslerin de boşa çıktığını söylemek yanlış olmaz, herhalde…

Sonra MHP’nin adam dışlama, insan harcama, talimatla tek tip delege yazdırma, adam yıktırma, ihraç etme dönemi başladı; 7-8 senedir de siyasal İslama, AKP’ye rampa etme dönemi başladı.

Bütün bunların tabii sonucu olarak önce İYİ Parti oluşumu zuhur etti. Her ne kadar bu Parti soldan da oy alma ve diger sağ tandanslı muhafazakar kesimin de oy ve teveccühüne talip olma iddiasıyla ortaya çıktıysa da yine ana oy kaynağı ve hedef kitlesinin MHP tabanı olacağı açık bir gerçeklikti.

İYİ Parti’de de tatmin olmayan/ olamayan ve MHP’deki AKP’lileşme sürecini de artık iyice içine sindiremeyen bir arkadaş topluluğu da Zafer Partisi’ni oluşturdu. Zafer Partisi için de tabii oy kaynağı ve zemini elbette MHP olacaktı. Aynı zeminde faaliyet göstererek buradan oy götürme telaş ve iddiasiyla yola çıkmış irili, ufaklı pek çok partinin de varlığı (Ata Parti, Anahtar, Milli Yol, Milliyetçi Türkiye, daha birkaç tane daha var) bilinmekte…

MHP’ne reddiye, MHP’li olmama, MHP’ni inkar , MHP’nin AKP’lileşmesine isyan, MHP’nden dışlanma, itilme, kakılma, adına ne derseniz deyin unufak olmuş bir manzara…

Bu bir inşaat manzarası değil, bir yıkılan bina fotoğrafıdır. İŞTE TAM BU NOKTADA ÖZELLİKLE DE GELİŞEBİLME TEMAYÜLÜNE/POTANSİYELİNE SAHİP İKİ PARTİ GÖRÜNÜYOR: İYİ PARTİ VE ZAFER PARTİSİ…

Görüyor ve duyuyoruz ki, bu iki parti mensupları da, başkaca bir rakip kalmamışçasına; siyasette yarışmayı gerektirir bir AKP’ni, MHP’ni, diğerlerini görmezcesine ve bazen acımasızca birbirleriyle uğraşıp, boğuşmaya çalışıyorlar.

İYİ PARTİ’NİN ZAFER PARTİSİ, ZAFER PARTİSİ’NİN İYİ PARTİ ALEYHİNE GENİŞLEMESİNİN NE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ’NE NE DE TÜRK MİLLETİ’NE BİR FAYDASI YOKTUR. TÜRK SİYASİ HAYATINDA HERKESLE YARIŞMAYI BIRAKIP BİRBİRİNİZLE YARIŞIYOR OLMANIN HİÇBİR FAYDASI YOKTUR. İYİ PARTİ’NİN YA DA ZAFER PARTİSİ’NİN yüzde üç mü, beş mi, yedi mi, sekiz mi oy alması, hangisinin önde gittiği beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor. Bu kör döğüşünün devamında ikinizin birden baraj altında kalacağı bir netice ve ihtimal Türk Milliyetçileri için bugüne kadar yaşanılandan çok daha büyük bir travma teşkil edecektir ve yine ümitler suya düşecektir. Türk milliyetçiliğini ve Türk milliyetçilerini en az yüzde yirmilerde oya ulaştırmayı beceremez ve Meclis’te yer almalarını sağlayamazsınız bu vebal sizi de yer bitirir.

Evet Türkiye’de AKP, MHP, CHP, İYİ PARTİ, ZAFER PARTİSİ, DEM DIŞINDA KALAN BÜYÜK BİR KARARSIZLAR TOPLULUĞU VE OYU VAR, BU BİR GERÇEK. ANCAK, ŞU ANDA BİLE MHP, İYİ PARTİ VE ZAFER PARTİSİ DIŞINDA HALA TEREDDÜTLERİYLE BAŞBAŞA YAŞAYAN KARARSIZ BÜYÜK BİR TÜRK MİLLİYETÇİSİ KİTLE OLDUĞUNU AKLINIZDAN ÇIKARMAYIN!…

Bir ağabey -kabul buyurursanız- tavsiyesidir, naçizane…

Ne yapıp, ne edip bu milletin milliyetçi, vatanperver evlatlarını parlamentoda büyük bir sayıyla temsil edilir hale getirmek İYİ Parti’de ya da Zafer Partisi’nde siyaset yapan her ferdin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Bunun farkında olmak birinci vazifenizdir. Bu vazife,Türk istiklal ve Cumhuriyetini muhafaza ile eş anlamlıdır. Bu anlayış, feraset,fedakarlık, feragat duygusuyla hareket ediyor olmanız Türk milliyetçilerinin; başarmanız, illa ki başarılı olmanız da Türk milletinin beklentisidir. Bu beklentileri boşa çıkarmaya hakkınız bulunmadığının şuurunda olduğunuza inanmak istiyoruz.

20 Mart 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın