
Dün akşam Keçiören Ovacık’ta Mevlana kültür merkezinde iftar vardı. Alişan Satılmış, Muzaffer Pala ve Emir Kuşdemir kardeşlerimizin öncülüğü ile Keçiören Belediyesi ev sahipliğinde bir iftar daveti…
İki büyük salon hınca hınç doluydu. Salonların kaçar kişilik olduğunu – ya da kaç kişi alabildiğini – bilmiyorum ama yüzlerce eski dost, tanıdık yüz bir aradaydı. Sayı binden eksik değil, belki ikibinlere yakındı. Eski ocak başkanları, milliyetçi, ülkücü hareketin her seviyesinde, muhtelif kuruluşlarında ( parti, dernek, ocak) yer almış, iyi günü kötü günü birlikte görmüş; beraber sevinmiş, beraber üzülmüş; derdi, sıkıntıyı, çoğunlukla kederli günleri birlikte yaşamış; şehit cenazelerini birlikte omuzlamış, cezaevi kapılarını ( koğuşlarını) beraberce aşındırmış yüzlerce insan oradaydı…
Konuşmacılardan biri “4-5 nesil bir aradayız” dedi. Herhalde koca iki salonda bu 4-5 neslin tamamını görebilen -ilk nesilden itibaren- birkaç kişi kalmıştık. Bir çocuk var, vurmadan video çekip MHP’li olmayanlara verip veriştiriyor, ağzını doldura şişire, avaz avaz ” ülkücülük MHP de yapılır” diye haykırıyor ( aynı lafı MHP yonetimindekiler de söylüyor); bir de her ne hikmetse her videosunda – konuşmasında – lafa ” biz elli yıldır savaştık” diye bağırarak başlıyor. Araştırdım, bu çocuğu…1980 dogumluymuş…Şu an 45 yaşında… Bu delikanlıyı dünkü iftara keşke davet etselerdi de bir konuşma verselerdi.O salonda da “elli yıl savaştık” deseydi…Gelip butün ömrünü bir savaşta gibi yaşamış davanın kahramanlarını tanıyabilseydi…Kendisinin yaptığı işin bir “savaş” olup olmadığını anlar ve utanır mıydı acep?.. Bir de iki salon dolusu bütün ömrünü milliyetçilik davası yolunda yaşamış, ülkücülükten bir “gr.” tavizi olmamış, olmayacak insanların yüzüne de söyleseydi “ülkücülük ancak MHP de yapılır” diye…
Bu dünkü iftarın bana düşündürdüklerinden bir kısmı, daha doğrusu bir yanı… Diğer yanına gelince her çıkan dedi ki : ” ülkücüler birlik olsaydı iktidar bizim olurdu”…İşte bu da işin en acı yanı, iç parçalayıcı yönüdür…Salonda yüzlerce, binlerin üzerinde (belki) eski yüz, eski dava adamı, milliyetçi-ülkücü davanın savaşının içinden süzülüp gelen ESKİ DOSTLAR vardı; ama kristalin parçalanması misali her biri ayrı bir yerdeydi…”Birlik” kelimesi lafzı ve anlamıyla sadece dillerde kalan hoş bir seda idi.
08 Mart 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
