“Ne mutlu Türküm diyene” sözü ve ‘Andımız’ öncelikli hedefti…

“Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık” sözünün bir aldatmaca olduğu anlaşıldı. Bu söze ilk önce Bahçeli kandı ve -herhalde- şöyle düşündü. “Bu sözü eden zihniyet herhalde bu ülkede Kürt, Arap, Laz, Gürcü milliyetçiliğine yol vermemek için böyle konuşuyor, ben de bu yola yoldaş olayım…” Her şey böyle başladı…

Bu sözü söyleyenlerin hedefinde “Ne mutlu Türküm diyene” sözü ve ANDIMIZ öncelikli hedefti…
Tabelalar, antetli kağıtlar, başlıklar değişmeye başladı  “TC”ler yok edilir oldu. ANDIMIZ, “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına almanın “ikinci adımıydı. ANDIMIZ kaldırılırken adında “milliyetçi” kelimesi geçen bir Partinin “evet” diyememesi/dememesi çok önemliydi. Bu eşik de aşıldı. Etrafta  ihvancı ( arapçı), kürtçü  vs. bölücü etnisite unsurları pıtırak gibi yeşermeye başladı.Ya doğrudan bölücülük (etnisite, azınlık ırkçılığı) yapıyorlar; ya da gizlendikleri “siyasal islamcı” perde/örtüler altından Kürtçülüğe, arapçılığa yol buluyorlardı. “Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına alırım” diyen zihniyet kendisine adında “milliyetçi” yazan bir partiyi de “YOL ARKADAŞI” edip (efsunladılar herhalde…akla başka birşey gelmiyor) Her türlü milliyetçiliğe şımartarak yol verirken Türklüğü ve Türk milliyetçiliğini -hakikaten- ayaklar altına almakta başarı sağlıyordu. Ülkenin bizatihi Başkanı topraklarını “Kürdistan”, ya da “Lazistan” diye anlatmakta beis görmüyordu. Kendisi Türkistan toprağında hükmeden bir yönetici olarak kimbilir hangi aklın eseri “Kürdistan” “Lazistan” ifadelerini (nelere yol açabileceği ve hangi talepleri beraberinde getireceği ortada iken) kullanabiliyordu. Başında yönetici olarak bulunduğu Devletle kavgası olduğunu, Cumhurbaşkanı olduğu cumhuriyete karşı oldugunu Parti programına yazanı Meclise taşıyor, toplantısına vekillerini gönderip konuşma yaptırıyordu. Devlete başkaldıran bir basit narko-terör örgütünü devletle eşit seviyede pazarlık eden, görüşme yapan, elçi alış verişi yapan bir seviyeye çıkarmaktan çekinmiyordu. Öteki de yattığı yerden “durun daha halay çekeceğiz” demekteydi. Bu ülkede milliyetçilik ayaklar altına alınmaktadır. Ayaklar altına alınan Türk milliyetçiliğidir, Türklüktür… Ayni koalisyon ötekileri ( ihvancı, arapçı, kürtçü vb.) baştacı etmektedir. En acısı da benim eski arkadaşlarım hala “milliyetçilik  ancak MHP de yapılır” demeye devam etmekteler…

Elbet bu tarihi ve yaşananları doğru yazan bir kalem çıkacaktır!..

07 Mart 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın