1. Dönem Ankara Milletvekili – Yazarımız Şevket Bülend Yahnici beyin 08 Şubat 2025 tarihinde ÜLKÜ PINARI’nda yayınlanan “CHP’YE CHP’LİLERİN OY VERECEĞİ ADAY YETMEZ” başlıklı yazısının altında okurlarımızın yorumları var. Yorumlardan bir tanesi dikkatimizi çekti.

İşte o yazı: https://turkkocblog.com/2025/02/08/chpye-chplilerin-oy-verecegi-aday-yetmez/

Anlaşılan o ki okurumuz, Şevket Bülend Yahnici beyin yazısından Mansur Yavaş’ın desteklendiğine dair bir kanaat edinmiş. .

Kıymetli okurumuz “İmamoğlu Mansur Yavaş’tan daha mı az milliyetçi? 2023 seçimlerinde CHP’nin nasıl satıldığını gördük. Oturup RTE’nı nasıl tekrar cumhurbaşkanı yaparız çalışmayı bırakırsanız bu ucube sistem değişir” diye yazmış…

Okurumuza, kısaca izah etmeye çalıştık. Söz konusu Mansur Yavaş – Ekrem İmamoğlu meselesi değil. Tabii ki Ekrem İmamoğlu da milliyetçi ve başarılı bir siyasetçi.

CHP, bir aday dayatmamalı. Cumhurbaşkanlığı seçimi için parti üyelerinin tercihinin yeterli olamayacağını,

Güvenilir kamuoyu şirketlerinden 5’ine -10’na geniş katılımlı anketler yaptırıldıktan sonra, anket sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiği, bu verilerin tekrar tekrar “check” edilmesinden sonra adayın açıklanması gerektiğinden bahsettik ama okuyucumuzun bu metinleri okuyup okumadığından emin değiliz.

Gerçekten seçmene bir aday dayatılmamalı…
Bir aday dayatılırsa, seçmen kendisine demokrasi oyununda figüranlık rolü verildiğini düşünür. Bu nedenle ya sandığa gitmez, ya da inadına yanlış tercih yapmak suretiyle partisinden veyahut sempati duyduğu siyasi partiden intikam alır.

Yazarımız Şevket Bülend Yahnici bey tecrübeli bir siyasetçi olmasının yanında siyasi partilerin seçim kazanması için nasıl bir yol izlemesi gerektiği konusunda da çok başarılı, basın ve propaganda işlerinin dahisi bir şahsiyettir.

Adaylık açıklaması çok erken. İktidarın adayı belli mi?

Oyuna gelinmemelidir…

Dayatılmanın sonucunu geçen seçimde gördük.
Geçen Cumhurbaşkanlığı seçiminde, o zamanın muhalefetinin siyasi aktörleri Anayasa’ya göre aday olamayan birisini “biz onu sandıkta yeneceğiz” diyerek yeniden seçtirdiler.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de aynı yolda olduğunu, Anayasa’ya göre aday olması mümkün olmayan muarızına “erken seçimin adayı erken açıklanır. Biz adayımızı açıklayacağız. Cesaretin varsa çık karşımıza” diyerek maalesef yanlış bir strateji izlediğini görüyoruz.

Özgür Özel, hükümeti erken seçime zorlamak istiyorsa, bunun yolu meydanlardan geçer. Meydanlarda anlatılacak o kadar dert var ki, önemli olan iktidar olduğunuzda halkın dertlerine nasıl derman olacaksınız?

Bir muhalefet umut olup milyonları meydanlardan yürütebiliyorsa, o zaman ülkede sorunları çözmeye talip bir muhalefetin olduğu düşünülebilir.

Miting yapılacaksa, “tütün, fındık, fıstık, çay” gibi küçük toplantılar olmamalı.

Provokasyona izin vermeden, kanun – nizam hakimiyetini koruyarak Anayasal haklar kullanılabilmelidir.

Grup Başkanvekili olarak çok başarılı olan Özgür Özel’in, Genel Başkan olarak başarılı olup olmadığı konusunda CHP delegesinin ve seçmeninin bir bilgisi vardır. O konuda yorum yapmak bize düşmez ve nezaketsizlik olur.

Özgür Özel bey, genel başkan olarak cumhurbaşkanlığına aday olmayarak üzerine düşen fedakarlığı yapacağını ifade ediyor.

Özgür bey, fedakarlık yapacaksa, acizane iç sesimiz “Ekrem İmamoğlu’nu partinin başına getirsin” diyor…

Normalleşme veyahut yumuşamanın sonuçları ortada.

Günlük siyaset çok ilgi alanımızda değil. Bize göre, sanki Ekrem İmamoğlu partinin başına geçerse iyi olacakmış gibi geliyor. Yanılıyor da olabiliriz.

Ekrem İmamoğlu, Belediye Başkanlığı görevini bırakırsa, yerine belediye meclisi yeni bir başkan seçer.

Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Genel Başkanı olursa,
Türkiye’nin birinci partisinin Genel Başkanını kimse hapse atamaz.

İsterse Cumhurbaşkanlığına da aday olur.

Tek kaygımız ülkemiz…
Hiçbir partinin tarafında değiliz!
Ülkü Pınarı olarak Türk Milleti’nden, Atatürk’ten ve Cumhuriyet’ten yana tarafız..
Partilerüstü ve Türk Milliyetçisiyiz…
Saygılarımızla,

18 Şubat 2025

Ahmet Kocakoç


Yorum bırakın