Ayşe Barım’ın Gezi olaylarının  planlayıcısı olduğu ve Gezi’de onun da “Hükümeti yıkmaya teşebbüs” veya “teşebbüs etmeye yardım ettiği” için tutuklanması süreci sonrası yorumlar devam ediyor.

Bazı çevreler on yılı aşkın bir zaman sonrasında böyle bir soruşturmanın açılmış olmasına ( benim de ceza hukukundan az buçuk anlayan bir kişi olarak kanaatim bu yöndedir) anlam veremediklerini yazıp söylemekteler. Öte yanda cumhursevici yazarlar, yorumcular, klavyeşörler cephesi ise bu gecikmiş tavrı “adliye delilleri bulunca harekete geçer, bunun için bu gecikmede tuhaflık yoktur” diye açıklıyorlar.                                  

Burasını anladık, anlamasına da, Ayşe Barım’ın hükümeti yıkmaya teşebbüs veya teşebbüse yardım ettiğine dair bilgi, belge, doküman, delil, ispat, şahit, dinleme vs., vb. ceza hukukunun olmazsa olmazlarını ortaya çıkartıp adliyenin önüne on küsur sene koyamamış bir sistemde çok ciddi güvenlik, istihbarat, emniyet zaafiyeti yok mudur? Ayşe Barım’ın az kalsın hükümeti yıkacağı bilgisine bir ülke on seneden sonra ulaşıp, adliyenin önüne getiriyorsa vay halimize demektir !..

Kimse farketmemiş mi?..

31 Ocak 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ



Yorum bırakın