
Gezi’de olaylar olalı onca yıl oldu. İnsanlar gözaltına alındı, tutuklamalar oldu, mahkemeler kuruldu. Hükümler verildi. Dosyalar Yargıtay, AYM arası mekik dokudu. Neticede bir kısım insanlar “hükümeti yıkmaya teşebbüs ettikleri” bir kısmı da bu “teşebbüs edenlere yardım” ettikleri için cezalara çarptırıldılar.
Birkaç günden beridir de, evlerinden, sokaktan, stüdyodan, sahneden, “cafe”den insanları toplayıp ifadeye götürmekteler. Neymiş efendim eylemleri kim organize etmiş; insanları eyleme Ayşe Barım mı yönlendirmiş?!…
Bu Ayşe Barım hanım bunca senedir neredeydi? Kaçak mıydı? Yurt dışında mıydı? Vardı da dosyası mı ayrılmıştı?..
Bütün bunları bu kadar sene sonra Ayşe Barım’a ve de çevresine sormayı hanginiz akıl etti?..
Onca yargılamanın, bu kadar dosyanın içinde Ayşe Barım niye yoktu?..
Devletin istihbaratı on küsur seneden sonra mi Ayşe Barım’ı ve eylemlerle ilişkisini keşfetti?..
Bu soruşturmayı başlatan ve yürüten hukuk sistemi bu kadar yıl olaylar açısından bu kadar önemli bir figürü niçin, neden farkedemedi ?..Ya da farketmemişti?..
Ceza hukuku bilgime vuruyorum bu sorulara makul cevap bulamıyorum.🤔
27 Ocak 2025
Şevket Bülend YAHNİCİ
