1 – Teğmenler soruşturmasına dair bir not ve bir hatırlatma…      

“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyerek kılıç çatma gelenekte, yönergede olan ve yapılagelen bir uygulama iken, yönetim bu yapılması gerekeni yaptırtmayıp, yapanları “disiplin suçu işlediler” diye soruşturmaya muhatap etti.

Doğru mu?..Doğru. Olan biten budur.                                          

Peki ” Türkiye yüzyılı” marşını okutturmak hangi yönetmelikte, yönergede yazıyor?.. Teğmenler geleneğin ve yönergenin gereğini yerine getirdiler, disiplinsizlikle suçlandılar. Ne gelenekte, ne yönergede olmayan “AKP ile özdeşleşmiş -logoya dikkat- marşı okutan yöneticiler  hangi  disipline uygun davranmışlardır ?..

2 – Bahçeli’ye soruyoruz: “kırmızı çizgilere” ne oldu?

Bu millet sana ne yaptı da, mavi göğü çökertecek, yağız yeri delecek işler yapmaktasın ?

Milletin ilini, töresini alt-üst edecek bozup atacak hale gelmek ne uğrunadır?…”Önce milletim, sonra partim, sonra ben” derken sana “önce Erdoğan, sonra AKP, sonra memleket varsın yangın yeri olsun” dedirten nedir?..

Hani titreyip kendimize dönecektik, sen soyadı “Türk” diye mi Ahmet’e döndün?..    

Bu soruları soruyorum, ama soruyor olmanın faydasızlığını da biliyorum.

“EY TÜRK TİTRE KENDİNE DÖN ” dediğinde ayağa kalkıp alkışlayanların bugünkü ALKIŞA DEVAM (🤔) hallerine şaşıyorum.

20 Ocak 2025

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın