
Türk milletinin köklerini temsil eden çınar ağacı, köklü bir geçmişe ve derin bir medeniyet anlayışına sahip oluşumuzun en güzel metaforlarından biridir. Bu çınarın kökü Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarına kadar uzanır ve dalları dünyaya yayılır. Ancak bu görkemli ağacın canlı ve güçlü kalabilmesi, dallarının kökten beslenebilmesine bağlıdır. Eğer dallar kök ile bağını koparır, başka topraklara uyum sağlamak adına kendi kimliğini yitirirse, bu dallar zamanla kimliksizleşir, özünden uzaklaşır ve işlevsiz hale gelir.
Dalların Beslendiği Kökler
Bir çınarın dallarının canlı kalabilmesi için köklerinden beslenmesi gerekir. Bu, Türk milletinin birliğini ve bütünlüğünü temsil eden güçlü bir benzetmedir. Bugün dünya üzerinde farklı coğrafyalarda yaşayan Türk toplulukları, bu çınarın dalları gibidir. Onların hayatta kalması, gelişmesi ve güçlenmesi için köklerinden, yani Türk kültüründen, dilinden ve medeniyetinden kopmaması gerekmektedir.
Ancak, bazı dallar farklı topraklara batırıldığında ve o toprağın değerlerine “aşı” yapıldığında, sorun başlar. Böyle durumlarda dallar, kendi özünden kopar, köksüzleşir ve zamanla kimliklerini kaybederler. Türk dünyasında, kendi kimliğini yitiren, başka ideolojilere ya da kültürlere teslim olan toplulukların örneklerini görmek, hepimiz için uyarıcı bir işarettir.
Kimliksizleşme Tehlikesi
Kimliksizleşmek, bir milletin en büyük tehlikesidir. Dallar kökten koparsa, geçmişle bağını kaybeder ve geleceğe dair bir perspektif geliştiremez. Kendi özünden uzaklaşan bireyler ve topluluklar, ne kendilerine ne de millete hizmet edebilir. Bu yüzden, Türkiye dışında kalan Türk dünyasının ancak köklerinden beslenen bireyleri, Türk milletine ve bu topraklara hizmet edebilir.
Bugün Türk dünyasının karşı karşıya olduğu en önemli meselelerden biri, bu kimliksizleşme tehlikesidir. Dilimizi, kültürümüzü ve medeniyetimizi korumak ve bu değerleri gelecek nesillere aktarmak, sadece bir tercih değil, bir zorunluluktur. Kendi kimliğine sahip çıkmayan bir millet, zamanla başka kimliklerin gölgesinde yok olmaya mahkumdur.
Köklerin Önemi ve Bugünkü Durum
Bir insanın ya da bir toplumun “kökü” nerede, hangi toprakta ise, orası onun kimliğinin temeli olur. Bugün Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan topluluklar için şu soruyu sormak çok önemlidir: Kimin kökü hangi toprakta? Eğer kökler, Türk kültürü ve değerleriyle besleniyorsa, o birey ya da toplum güçlüdür, kendine güvenir ve ait olduğu millete katkı sunabilir.
Ancak köklerden kopmuş bir dal, ne kadar güçlü görünürse görünsün, uzun vadede kuruyacaktır. Bu nedenle, Türk dünyasında yaşayan her bir bireyin ve topluluğun köklerini yeniden hatırlaması, onları canlandırması gerekmektedir. Bu, hem o bireylerin kimliklerini korumaları hem de Türk milletinin birliği için hayati bir adımdır.
Köklerden Geleceğe
Türk milletinin çınar ağacı, kökleriyle geçmişten gelen gücünü bugüne taşıyan ve dallarıyla geleceğe umut olan bir yapıya sahiptir. Bu yapıyı korumak ve geliştirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. Ancak köklerinden beslenmeyen dallar bu çınarı zayıflatır, hatta zarar verebilir. Türk dünyasının farklı coğrafyalarında yaşayan bireylerin, köklerine sahip çıkması, kendi kimliğini yeniden hatırlaması ve bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor.
Çünkü Türk milletine ve Türkiye’ye ancak kökünden beslenen dallar hizmet edebilir. Bu bilinçle hareket ederek, köklerimizden gelen gücümüzle geleceğimizi inşa etmeli, Türk milletinin bu çınar ağacını daha da büyütmeli ve güçlendirmeliyiz. Unutmayalım, bir milletin kökleri ne kadar derinse, göğe yükselen dalları da o kadar güçlü olur.
06 Ocak 2025
Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Derneği Genel Başkanı
