
Değerli bir okurumuz ‘Suriye’deki acı gerçek’ başlıklı yazıma:
“Sn. Yahnici’nin makalesine bir dip not: Suriye ve özellikle Irak coğrafyasındaki Türkmenler, kendilerini Türk kimliğinden ziyade, Sünni, Alevi/Nusayri, Şii kimliğiyle tanımlıyorlar ve bu tanımda aralarında ayrışıyorlar!” şeklinde bir mesaj iletmiştir.
Bana “bir dipnot” gönderen okurumuza cevabım aşağıdadır.
1- Hem Irak’da, hem Suriye’de yaşamakta olan Türk nüfus içinde sunni veya şii olan soydaşlarımız vardır.
2- Özellikle Irak’da sunni, şii farketmeksizin Türkmenler Saddam zulmünün, Barzani ve Talabani peşmergelerinin hedefi ve saldırılarının muhatabı olmuşlardır.
Türkmen Kardeşlik Kulübü Türkmeneli dediğimiz (Musul, Kerkük,Tuzhurmatu, Erbil, hatta Bağdat’a kadar uzanan bir bölgede) coğrafyanın en eski kuruluşudur. (Albay Abdurrahman, Necdet Koçak, Adil Şerif, Rıza Demirci 1979’da Baas rejimi tarafından idam edildi) Türk oldukları için…
Türk /Türkmen partileri, dernekleri onlarca yıldan beri Türklük için ( dil, toprak, eğitim, varlık kavgası) mücadele etmektedirler.
Sunni de, şii de olsalar bu mücadelede birliktedirler.
3- Suriye’de de durum farklı değildir. Suriye Türkmenlerinin kurdukları dernekler vardır ( Bayırbucak dernekleri ve digerleri) ve sunni, şii ayrımı olmaksızın Türk /Türkmen varlığının devamı için uğraş vermektedirler.
4- Nusayrilik tetkik edilecek olursa bir “Arap – Alevi” düşünce ve inanç sistemidir.
Türkmen “nusayri” var mıdır ki?
Tabii ki nusayri Türkmen yoktur. Yukarıda da ifade ettiğim gibi, nusayrilik “Arap – Alevi) düşünce ve inanç sistemidir.
Irak’da da, Suriye’de de Türkler, kardeşlerimiz vardır, Türklüklerinin şuurundadırlar.
Türklüklerini unutmamışlardır. Yeter ki, biz onları unutmayalım.
26 Aralık 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ
